'Türkiye'nin birliğe ihtiyacı var'

'Türkiye'nin birliğe ihtiyacı var'.7274
  • Giriş : 20.01.2007 / 00:00:00

Avrupa Birliği Komisyonu Başkan Yardımcısı Günter Verheugen, Türkiye'nin AB'ye girmesiyle ilgili zorlukları bildiklerini belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Verheugen, Bursa'nın merkez Osmangazi İlçe Belediyesince yaptırılan “Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Merkezi”ni ziyaret etmek üzere eşi Gabriella Verheugen ile birlikte geldiği Bursa'da, ziyaretinden önce Osmangazi Belediyesinin oluşturduğu Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi'nin açılışını yaptı.

Osmangazi Belediye Başkanı Recep Altepe'den merkezle ilgili bilgiler alan Günter Verheugen, daha sonra belediyenin restorasyonunu yürüttüğü projeleri inceledikten sonra Hamitler Mahallesi'ndeki “Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Merkezi”ni ziyaret etti.

Verheugen çifti, 3 milyon YTL harcamayla yaptırılan, Avrupa'nın en büyük ve modern tesisi olarak nitelendirilen merkezde barınan hayvanları okşarken, Gabriella Verheguen'in bir barınakta beğendiği dişi bir sokak köpeği çifte hediye edildi. Kendilerine hediye edilen köpeğe isim bulmakta zorlanan, evlerinde iki köpek ve iki kedi beslediklerini söyleyen çift, yeni köpeklerine de merkezin kurulmasında öncülük eden UÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Aytuğ'dan esinlenerek “Nilü” adını verdiler.

“AB ÜLKELERİ TÜRKİYE'Yİ İZLEMELİ”

AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Günter Verheugen, merkezdeki incelemenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, bugün gördükleri karşısında olağanüstü etkilendiğini kaydetti.

“Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Merkezi”nin eşsiz bir birim olduğunu belirten Verheugen, “Sadece Türkiye'de değil, Batı Avrupa'da bir eşinin olmadığını düşünüyorum. Her zaman aslında ben Türkiye'nin Avrupa standartlarına uyması gerektiğini söyler, savunurdum ama bugün gördüklerim düşüncemi değiştirmeme neden oldu. Bu öylesine modern bir ünite ki, bence bu defa Avrupa Birliği ülkeleri Türkiye'yi izlemeli” dedi.

Eşinin, Pro Animale (Almanya Hayvanları Koruma Derneği) üyesi olduğunu, onun isteği üzerine Bursa'ya geldiğini ifade eden Verheugen, “O yüzden kendisine çok teşekkür etmek istiyorum. Türkiye'ye yeniden artık 3 kişi olarak geleceğiz. Biliyorsunuz bir köpek sahiplendik. Umarım gittiğimizde 2 köpek ve 2 kedimizle birlikte yaşayacak, ailemizi tamamlayacak bir fert olacak. İsmini de Nilüfer hanımın iki hecesini alarak 'Nilü' koyduk” diye konuştu.

VERHEUGEN'DEN MESAJ

Verheugen, incelemenin dışında AB'deki görevi gereği Türkiye'de bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
“Aslında şimdi bir mesaj vermek istiyorum. Gerçekten de Türkiye'nin AB'ye girmesiyle ilgili zorlukları biliyoruz. Ancak ben inanıyorum ve güveniyorum ki, bu zorluklar aşılacak. Çünkü AB'nin güvenlik açısından, gelişim açısından ve ve özellikle barış içinde yaşamak açından kesinlikle Türkiye'nin birliğine gereksinimi var. Dün sayın Başbakan'ın bulunduğu ödül töreninden sonra da söyledim. Bence yanlış anlamalar ve yanılgılar söz konusu. Bence bunların aşılması için tek yol var; o da her zaman gerçeğin söylenmesi. Aslında gerçek şu ki; Türkiye, Avrupai bir lokasyona, kültüre ve yaşam tarzına sahip normalde. Şu konuda ki inancım da sonsuz; kesinlikle bireysel temaslar ve grupların birbirleriyle direkt iletişim içinde olmaları, yanlış anlamaları ve yanılgıları kesinlikle yok edecektir.”

“BU ÜLKE ÇOK BÜYÜK İLERLEMELER KAYDETMİŞTİR”

Son yıllarda gösterdikleri gelişme nedeniyle de Türk halkını kutladığını ve enerjilerini asla kaybetmemelerini dilediğini belirten Verheugen, bir gazetecinin, “İnsan hakları konusunda eleştirilere maruz kalan Türkiye'de hayvan hakları konusunda örnek olabilecek bir tesisi gezdik. Gezdiğimiz merkezi beğendiğinizi söylediniz, AB, Türkiye'deki insan haklarıyla ilgili neler düşünüyor?” yönündeki sorusuna, şu yanıtı verdi:

“Bazı durumlar vardır; bunlar AB'nin içinde de bulunmaktadır ve buna karşı fazla bir şey yapılamamaktadır. Bu böyledir. Bunlardan bir tanesi de insan haklarıdır. Tabi ki insan haklarının tam olarak işlemediği ülke, AB içine girememektedir. Şu an bugün burada hayvan haklarını savunuyoruz. Burayı ziyaret etmiş bulunuyorum ama bu da insan haklarını önemsemediğimiz anlamına gelmemektedir. Bütün genişleme politikasında insan hakları orta noktada bulunmaktadır. AB giriş sürecinin başlamasından önce de Türkiye'yi tanıyordum, şimdi de Türkiye'yi biliyorum. Öncesini de, sonrasını da biliyorum. Tabi ki hiç bir şey daha sorunsuz değil. Ancak bu ülke çok büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Bütün Türkiye bununla gurur duymalıdır. Çünkü her şeyi beraber gerçekleştirmiştir. Ve Avrupa da bunu tanımak zorundadır. 'Evet, Türkiye'de şu eksik, bu eksik' bunların denmemesi gerekiyor. Aynı zamanda 'Evet, Türkiye bunu becerebildi, en iyi şekilde becerebildi', bunların da denmesi gerekiyor.”

HRANT DİNK'İN ÖLDÜRÜLMESİ

Verheugen, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili sorulan bir soruya karşılık ise şunları söyledi:

“Türkiye dünyaya çok farklı bir şekilde gösterilmek isteniyor. İşte Türkiye'nin şiddet ve nefret içeren ülke olduğunu göstermek istiyor, insanlar dışarıya. Ancak buna izin vermemek zorundayız. Başbakan Erdoğan ile görüşmemde kendisinin bana bu yapılan cinayetin en sonuna kadar gidileceğini ve kimin bunu yapmış olduğunu, bu durumun açıklanacağını ve Türkiye'nin bunu kınadığını bana söylemesine çok sevindim. Kimse, hiç bir zaman için düşünce özgürlüğünün şiddetle karşı çıkılabilecek bir şeyine inanmamalıdır.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious