Türkiye'nin en büyük ilaç fabrikası açıldı

  • Giriş : 29.04.2006 / 00:00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanlığı ile yaptıkları anlaşmalara uymayarak vatandaşlardan başta bıçak parası gibi taleplerde bulunan özel hastaneleri uyardı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erdoğan, "Bir kalp ameliyatı olunacağını düşünün. Devletin ödeyeceği bellidir. Gittiği zaman özel hastaneye bakıyorsun onun çok çok fevkinde rakamlar talep ediliyor. Bunlar da bize yansıyor. Geliyor. Bu gerçekten insani değil. Burada mutabık kalmış, anlaşmışsınız. Artık buna bazı şeyler giydirmenin anlamı yok. Çok açık ve net olun. Devlete teklifinizi ona göre yapın. Çünkü burada insan sağlığının istismarı olamaz, olmamalıdır."dedi.
Başbakan Erdoğan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile birlikte Avrupa'nın en büyük ilaç üretim tesislerinden biri olan Sanovel İlaç Sanayi'nin Silivri'deki fabrikasının açılışını yaptı. Başbakan Erdoğan, fabrikanın açılış töreninde yaptığı konuşmada, sağlık sektöründe yaşanan gelişmelere değinirken meydana gelen bazı sıkıntılara da işaret etti.

Sağlık sektöründe çok önemli adımlar attıklarını anlatan Erdoğan, "Sağlıkta çok ciddi bir yozlaşma söz konusuydu. Hastanelerden tutun ilaç sektörüne varıcaya kadar. İlaç sektöründe bir kaç önemli fabrikanın dışında adeta merdiven altı yarış teşvik edilmişti. Bu sağlıklı bir gelişmeyi müjdelemiyordu. Tam aksine sağlıksız bir yapıyı insan sağlığını tehdit eden bir yapı olarak ülkemizin gerçeğiydi. Bunun ortadan kaldırılması için bir şeyler yapılması gerekiyordu. Bu konuda reformist bir adımın atılması için eli taşın altına koymaktan başka çare yoktu. Çok konuşuldu bunlar, siyasi dönemlerin başlarında 'yaparız, ederiz' denildi ama maalesef yapılamadı. Bir çok pis kokular da geldi bunların altından. Biz bu konuda kararlı olduğumuzu, attığımız reformist adımlarla bu değişimi hamdolsun büyük ölçüde gerçekleştirmiş olmanın bahtiyarlığı içerisindeyiz. Bitti mi? Hayır daha yapacak çok işimiz var. Atacağımız çok adımlar var. Nedir bunlar? Bir kere Türkiye'de hastanelerimizde insanca muamele görebileceğimiz fiziki altyapının oluşması şart dedik. Kamu, özel sektör ve vakı sektörü ile koordineli olarak halkımıza bu hizmeti vereceğimiz söyledik." ifadelerini kullandı.

Burada bir etik sorunu ile karşı karşıya kaldıklarını belirten Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Ne yazıkki hala bunu aşamadık. Aşamadığımız konu şu; Bakanlık anlaşma yapıyor özel sektör hastaneleriyle, vakıf hastaneleriyle. Ama bu anlaşmalarda devletin kendi hastanelerinde yaptığı ödemelerden en azından o baz alınarak yapılan adımlar dışında yapılan mutabakata rağmen, mutabakatın aşıldığı çiğnendiği görülüyor. Bu fakir fukarayı zorda bırakıyor. Bir kalp ameliyatı olunacağını düşünün. Devletin ödeyeceği bellidir. Gittiği zaman özel hastaneye bakıyorsun onun çok çok fevkinde rakamlar talep ediliyor. Bunlar da bize yansıyor. Geliyor. Bu gerçekten insani değil. Burada mutabık kalmış, anlaşmışsınız. Artık buna bazı şeyler giydirmenin anlamı yok. Çok açık ve net olun. Devlete teklifinizi ona göre yapın. Çünkü burada insan sağlığının istismarı olamaz, olmamalıdır. Bu neye benziyor? Aynen müteahidin inşaattan yüzde 60 kırım yapmak suretiyle demir çalmasına benziyor. Çimento çalmasına benziyor. Değişik bir şey değil. Ama insan sağlığından böyle çalıntı yapılamaz. Yani 'bana ilaveten şu parayı da verirsen ben burada senin ameliyatını gerçekleştiririm' denemez. Ayrı bir otel hizmeti gibi şeyler yapılabilir. O ayrı bir olay. Ama gelip de bıçak parası vesaire adı altında almanın anlamı yok. Bu anlaşmayı yapmışsınız. Türkiye buna alışacaktır, ben buna inanıyorum. Er veya geç alışacaktır."

İlaçta serbestleşme ile önemli bir adım atıldığına işaret eden Erdoğan, ''Maalasef halkımız yanında olması gereken bazı sendikalar halkımın karşısına çıkıyor, işçimin karşısına çıkıyor, memurumun karşısına çıkıyor. Ne diyor biliyor musunuz? 'Bunun devlete olan maliyeti çok büyük' Bu kadar da devleti düşünüyorlar. Hangi konuda sağlık konusunda. Bu kadar hortumlamalar olurken siz neredeydiniz Allah aşkına? " şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan ayırca, ekonomide elde edilen başarılara da dikkat çekti. Para politikalarındaki ödemeler konusunda açıklamalar yapan Erdoğan, "Bizim sadece işçi ve memurlardan kesilmiş olan 14,5 katrilyon lirayı ilk iş olarak ödeme başladık. 12,5 katrilyonu ödedik. Son taksidi haziran ayında ödeyeceğiz. Bir başkası göreve geldik IMF'ye olan borç 24 milyar dolardı. Bizden öncekiler bu borçlanmayı yapmış. Şu anda 12 milyar dolarda. Bunu biz ödedik. İmarzedeler 8,5 katrilyon borç. Bunun 6,5 katrilyon lirasını ödedik. Burada bitmedi. Geldiğimizde 2002 sonu itibarı ile Merkez Bankası'nda 26 milyar dolar vardı. 15 milyar doları işçi dövizi, bir kısmı IMF borcu. Şimdi 60 milyar doları devirdik. Şimdi özgüvenini sağlayan bir Türkiye var. ayakları üzerinde dimdik duran bir ülke var. Eğer hortumlamalar olmuş olsaydı bu dediklerimin hiçbirisi olamazdı. Mümkün değildi." şeklinde konuştu.





Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious