Türkiye'nin en önemli gündemi Kürt meselesi olacak

Türkiye'nin en önemli  gündemi Kürt meselesi olacak.15457
  • Giriş : 22.09.2007 / 14:30:00

Önümüzdeki süreçte hem Türkiye'nin en önemli gündem maddesi Kürt meselesi olacak.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Önümüzdeki süreçte hem Türkiye'nin hem de Ortadoğu'nun en önemli gündem maddelerinden biri hiç kuşkusuz Kürt meselesi olacak. Dünyanın süper güçleri, Kürtler üzerinden bölgeyi ya daha çok karıştıracak ya da ehli insaf galip gelecek, bölge ülkeleri ve Kürtler akıl ve sağduyu ile hareket edecek.

Osmanlı'nın yıkılmasından sonra bölgenin haritasını hazırlayanlar, sürekli problem çıkacak bir zeminin var olmasına azami dikkat etmişlerdi. Kürtlerin yaşadığı bölgeler İran, Türkiye, Irak ve Suriye arasında dağıtılmış, potansiyel problem olarak tutulmuştu. Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı Kerkük ve Musul, Irak'a verilmiş; Hatay ise ortada bırakılmıştı. Böylece unsuriyet (milliyet) fikriyle hareket eden yeni kurulmuş devletlerin sürekli olarak birbiriyle çekişmesi sağlanmış olacaktı. Yeni harita da, devletlerin fikri yapısı da, yöneticileri de İngilizler tarafından belirlenmişti. Ana fikir, birbiriyle sürekli çekişen, sürtüşen ülkelerin var olmasıydı. Özellikle Türkiye'ye karşı bu sürtüşme hali bizim Ortadoğu'ya tamamen sırtımızı çevirmemizi sağlayacaktı. Unsuriyet fikrini reddeden İslam anlayışının bölgede zayıflaması da, suni krizlerin oluşmasına, Ortadoğu'nun şiddet ve savaşlar diyarına dönüşmesine sebep oldu.

Bugüne kadar bölgeyi karıştıracak birçok problemin müsebbibi olan bölge dışı güçler, şimdi de Kürt kartını çıkartmış durumdalar. Bir Kürt devleti kurmak için yıllardır altyapı çalışmalarının sürdürülmesinin karmakarışık Ortadoğu haritasına yepyeni sorunlar getireceği kesin.

Bütün bu oynanan oyunlara karşı, yıllardır bölge politikalarında edilgen ve savunmacı bir konumda olan Türkiye, ilk defa inisiyatif alıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ilk gezisini Güneydoğu'ya yapması, bu anlamda çok önemli. Devlet, en üst düzeyde bölge halkıyla ilişkilerini düzeltmek istiyor. Güneydoğu'da insanların Abdullah Gül'e gösterdiği olağanüstü ilgi, burada bir Kürt devleti kurdurmak isteyen bölge dışı güçlerin işlerinin hiç de kolay olmadığını ortaya koydu. Son seçimlerde bölge halkının büyük oranda AKP'yi tercih etmiş olması da bu zorluğun önemli bir göstergesiydi. Dindar Kürtlerin, yöneticilerinin katı laik ve din karşıtı olduğu PKK'ya sıcak bakmaları aslında düşünülecek bir şey değil. Bunun en somut örneği, DTP'nin Antalya Side'de yaptığı toplantıda yaşandı. Toplantı, Güneydoğu insanıyla onların üzerinden siyaset yapanlar arasındaki uçurumu göstermesi açısından manidar. 4 günlük kampa katılan DTP yöneticileri, milletvekilleri ve belediye başkanları, Ramazan günü havuz başında kahvaltı yapıyor. Bunu görüntülemeye çalışan gazetecilere ise Osman Baydemir'in korumaları saldırıyor. Bu örnek çok şeyi anlatıyor. Ancak devletin yıllarca o bölgeyi olağanüstü hal ile yönetmesinin getirdiği kırgınlığı da unutmamak gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bölgeyi ziyareti ve halkın büyük ilgi göstermesi, en çok Öcalan'ı rahatsız etti. PKK'nın normalleşmekten ödü kopuyor. Gerginlik ve özellikle devletin sinirleriyle hareket etmesinin onlar için hayati önemi var. DTP Diyarbakır Belediye Başkanı Baydemir'in geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalara bu açıdan bakmakta yarar var. Baydemir'in, hükümetin belediyeye yeterince yardım etmediğini hükümeti tehdit ederek söylemesi nin altında da bu strateji yatıyor. İstediği şey devletin sinirleriyle hareket etmesini sağlamak. Biliyor ki; sağlıklı davranan bir devlete karşı PKK'nın orada hiç ama hiç şansı yok. Biliyor ki; Kürtler ile Türkler, belki dünyanın hiçbir yerinde iki milletin olmadığı kadar birbiriyle akraba. Yıllardır süren teröre rağmen hâlâ birbiriyle kız alıp vermelere devam ediyorlar ve birbirleriyle akraba oluyorlar. Hükümetin ve yeni Cumhurbaşkanı'nın bunun farkında olması ve buna göre hareket etmesi onların elini bir hayli zayıflatıyor.

Hasılı önümüzdeki süreçte Türkiye'yi Güneydoğu üzerinden karıştırmak isteyenlere karşı devletin yapacağı önemli hamleler var. Bunlardan Öcalan da, PKK da, Türkiye'nin oligarşik bürokrasisi de bir hayli rahatsız.

MEHMET KAMIŞ

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious