Türkiye’nin özlediği tablo ZAMAN

Türkiye’nin özlediği tablo ZAMAN.8513
  • Giriş : 28.05.2006 / 00:00:00

TOBB genel kurulu Türk siyasetinde eşine az rastlanır bir görüntüye sahne oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği genel kurulu dün tarihî bir gün yaşadı. Son aylarda iktidar ve muhalefet arasında tırmanan ve Danıştay saldırısı ile doruğa ulaşan gerilim, siyasi liderlerin ‘el ele' tutuşarak verdiği anlamlı fotoğrafla yerini yumuşamaya bıraktı. Başbakan Erdoğan, CHP lideri Baykal ve DYP Genel Başkanı Ağar'ın TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ile ellerini havada birleştirerek delegeleri selamlamaları salondakilerin alkışlarıyla karşılandı. İş dünyası, Türk siyasî hayatının kırılma dönemlerinde siyasetçilerin birlik mesajı veremediği için ülkenin siyaset dışı çözümlere itildiğini belirterek, zamanlaması da dikkate alındığında görüntüyü ‘asrın fotoğrafı' şeklinde nitelendiriyor. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, liderlere hitaben “Politik çatışmalarla zaman kaybetmek, yıldızın parladığı anda Türkiye'ye kötülük yapmaktır. İhtiyacımız kavga ve kutuplaşma değil, dönüşüm sürecini doğru yönetmektir.” diye konuştu. Danıştay saldırısının ardından CHP lideri Baykal'ın “Siyasete kan bulaştı.” sözleri ile ortam gerilmiş, Başbakan Erdoğan da CHP'yi ‘kriz dili kullanarak siyasî rant elde etmeye çalışmakla' suçlamıştı. Uzun süredir sakin bir seyir izleyen piyasalar yerini dalgalanmaya bırakmıştı. Fotoğrafın mimarı Hisarcıklıoğlu, buluşmanın hikayesini şöyle anlattı: “Planlı değil, kendiliğinden gelişti. Liderlere ‘Sahneye çıkıp birlikte salonu selamlayacağız.’ dedim. El ele tutuşmaları konusunda ikna etmeme gerek kalmadı. Önemli olan dünyaya verilen mesajdır.” İşadamları da siyasetçilerin fırsat buldukça bir araya gelmesi gerektiği fikrinde birleşiyor.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin 61. olağan seçimsiz Genel Kurulu dün TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nde gerçekleşti. Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Baykal, DYP Genel Başkanı Ağar ve Birlik Başkanı Hisarcıklıoğlu el ele sahneden genel kurul salonuna girerek, delegeleri birlikte selamladı. İktidar ile muhalefet arasında bir süredir devam eden sert açıklamaların ardından sergilenen ‘birlik' görüntüsü, salonu dolduran birlik üyesi işadamları tarafından alkışla karşılandı.

Birlik Başkanı Hisarcıklıoğlu, açılış konuşmasında, iktidarı, muhalefeti ve sivil toplumuyla birlikte herkesin siyasi ve ekonomik istikrarın hayati önemini görmesini ve bunun sarsılmasına yol açmaktan özellikle kaçınmasını istedi. İstikrarlı ortama hiç kimsenin engel olamayacağını vurgulayan Başbakan Erdoğan da, "Ekonominin elde ettiği tüm kazanımların siyasetin kör dövüşünde heba edilmesi bu ülkeye de, bu millete de haksızlık olur. Biz hükümet olarak buna izin vermedik, vermeyeceğiz. İnanıyorum ki işadamlarımız da bu konuda hassasiyetlerini ortaya koyacak, istikrara, huzura, uzlaşmaya kastedecek her türlü girişimin karşısında duracak." dedi. Uzun bir aradan sonra elde edilen istihdam ve güven ortamının çok büyük bir sermaye ve zenginlik olduğunu belirten Erdoğan, işadamlarından, reel sektörden, esnaftan, tüccardan, işçi ve çiftçiden, bu istikrar ve güven ortamına sımsıkı sarılması ve sahip çıkmasını istedi. Türkiye'de artık iş yapma, üretme, yatırım yapma, istihdam kapısı açma düşüncesinde olanlara Ankara'nın gölge etmediğini vurgulayan Başbakan, şöyle konuştu: "Biz, Türkiye'yi her alanda farklı bir kulvara taşıyan istikrar ve güven ortamının zedelenmemesi için azami bir duyarlılık içindeyiz. Cumhuriyetin kazanımlarına yeni kazanımlar eklemez, toplumu daha güçlü hale getirmezsek, demokrasimizi daha sağlam temellere oturtamazsak, bu yolda mesafe alamayız. 3,5 yılda çok önemli kazanımlar elde ettik. Ve bunlardan asla vazgeçmeyeceğiz. Ne sıkı mali politikamızdan ne de disiplinli para politikamızdan en ufak bir taviz vermeye asla niyetimiz yok. En ufak bir gevşemeye, rehavete, popülizme prim vermedik, vermeyeceğiz."

Çıkardıkları Sosyal Güvenlik Yasası'nda da net ve şeffaf olmaya, her kesimle görüşmeye özen gösterdiklerini vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin geleceği için çalışanlar, çalıştıranlar, üretenlerden de Türkiye'nin istikrarı ve huzuru için çaba beklediklerini kaydetti. Başbakan Erdoğan, kalp ritmi tamamen bozuk, ateşi her zaman yüksek bir Türkiye'nin o günlerden bugüne geldiğine işaret ederek, bu ortamda işadamlarının artık güven ve istikrar ortamına kavuştuğuna işaret etti. Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinde TOBB'un en önemli katkıyı veren kuruluşların başında geldiğini ifade eden Başbakan, tarama sürecinin devam ettiğini ve yıl sonuna kadar süreçte önemli yol alınacağına inandığını kaydetti. Türkiye'de artık iş yapma, üretme, yatırım yapma, istihdam kapısı açma düşüncesinde olanlara Ankara'nın gölge etmediğini vurgulayan Erdoğan, "Daha önemlisi Ankara'nın gölgesinde iş yapma dönemi de tarihe karışıyor." ifadesini kullandı.

Anamuhalefet lideri Deniz Baykal ise konuşmasında hükümete yüklendi. Baykal, "Büyüme işsizliği ortadan kaldırmıyor, tersine artıran bir tablo çıkıyor." dedi. Türkiye'nin borçlarının kaygı verici biçimde arttığını ifade eden Baykal, hükümeti iş başına gelmeden önce 1,5 milyar dolar olan cari açığın şimdi 26 milyar dolara yakın bir seviyeye geldiğini söyledi. Başbakan'ın kayıt dışılık konusundaki şikayetlerine işaret eden Baykal, kayıt dışılığın en önemli sebebinin istihdam üzerindeki ağır vergi yükü olduğunu kaydetti.


Hisarcıklıoğlu: İktidar, muhalefet ve sivil toplum istikrara sahip çıksın

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, genel kurul toplantısında işadamları olarak hükümetten isteklerini dile getirdi. Büyük bedeller ödeyerek kazandıkları ekonomik istikrardan tekrar geriye dönmek istemediklerini ifade eden Hisarcıklıoğlu, "İktidarı, muhalefeti ve sivil toplumuyla siyasi ve ekonomik istikrarın hayati önemi haiz olduğunu görmeli, bunun sarsılmasına yol açmaktan özellikle kaçınmalıyız. Politik kutuplaşmaların yol açtığı çatışmalarla zaman kaybetmek, yıldızının parladığı bu anda Türkiye'ye kötülük yapmaktır." dedi. Birlik Başkanı, geçmişte bu çatışma kültürünün başta Türkiye olmak üzere herkese kaybettirdiğini belirterek, kavga ve kutuplaşma değil, başlayan dönüşüm sürecinin uzlaşma içinde doğru bir şekilde yönetebilmeye ihtiyaç olduğunu söyledi.

Hisarcıklıoğlu, Turgut Özal döneminde başlatılan reform sürecinin devam ettirilememesinden yakınırken, o zaman başlanılan işin tamamlanmadığını, politik çekişmelerle büyük bir hata yapıldığını anlattı. Hisarcıklıoğlu, makro dengelerin düzelmeden reel sektörün sorunlarının çözülemeyeceğini, yapılması gerekenin ise rehavete kapılmadan, reform sürecini devam ettirmek olduğunu açıkladı. Dünyanın en ağır istihdam yükleri ve en katı çalışma mevzuatının hâlâ Türkiye'de olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, aşırı vergi yükleri, yüksek enerji maliyetleri sürdüğü müddetçe Türkiye'nin rekabet gücünün azalacağını ifade etti. Hisarcıklıoğlu, reformların layıkıyla yapılması ve yapısal dönüşümün tamamlanması halinde kendilerinden sonra ülkeyi emanet edecekleri nesillere tarihi bir başarı öyküsü bırakmış olacaklarını kaydetti. "Artık Ankara'dan destekli iş yapma devri bitmelidir." diyen Başkan, kendilerinin ilişkilerin ön plana çıkmadığı, kuralların esas alındığı, şartların herkese eşit uygulandığı, açık, şeffaf ve hesap verebilir bir yapı istediklerini kaydetti.

Sosyal Güvenlik Reformu'nun önemine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "Bu reformu, popülizme kurban etmeyelim." derken, Türk iş aleminin istihdamı cezalandıran değil, ödüllendiren bir çalışma mevzuatının uygulanmasını istediğini anlattı. "Gücünü hantal ve hatalı sistemden alan bürokratik zihniyet kendi varlığını korumak için bilerek vergi ve mevzuat yükünü artırmaktadır." diyen Hisarcıklıoğlu, bunun sonucu olarak ticaretten istihdama, inşaattan ithalata kadar herkesin kayıt dışılığa itildiğini vurguladı. Bir defa kayıt dışına çıkınca da kimsenin kimseden hesap sormasının mümkün olmadığını belirten Hisarcıklıoğlu, "Hesap veremeyen hesap da soramaz. Hesap soramayan dikkate alamaz. Doğru çivi çakan desteklenmelidir." şeklinde konuştu. Hisarcıklıoğlu, genel kurulun sonunda yaptığı konuşmada ise ‘el ele verdikleri görüntü nedeniyle' liderlere teşekkür etti. 72 milyon nüfuslu Türkiye'nin özlediği bu tablonun, ancak Odalar Birliği'nde çizilebileceğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, genel kurul delegelerine, "Bu, sizlerin gücünün göstergesi." dedi. Genel kurulun dün öğleden sonraki bölümünde komisyonların sunuşları yapılarak hazırladıkları raporlar, yapılan oylama sonunda kabul edildi. Daha sonra 2004-2005 bütçe dönemi nisan ve mayıs harcamaları ile 2004-2005 bütçe dönemine ait kesin hesaplar oylanarak kabul edildi.

Zorlu: İş dünyası birlik mesajının sürekli olmasını istiyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve siyasi parti liderlerinin el ele fotoğraf çektirmeleri iş dünyası tarafından heyecanla karşılandı. İşadamlarına göre liderlerin el ele sahneye çıkmaları piyasalara güven telkin edecek. Son haftalarda yaşanan dalgalanmada dışarıda gelişen olayların yanı sıra içerideki gergin açıklamaların da etkili olduğunu belirten uzmanlara göre, fırsat buldukça parti genel başkanları benzer görüntüleri ortaya koymalı.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Ömer Bolat, "Çok güzel bir fotoğraf. Özellikle son aylarda siyasette gerginlik ve belirsizlik ortamı üretme çabalarına karşı verilen fotoğraf doğru ve anlamlıydı." dedi. Türkiye'nin ağır krizlerden sonra ekonomik kazanımlar elde ettiğini belirten Bolat, "Sadece Türkiye'de değil, dünyada da önemli gelişmeler oluyor. Bu nedenle istikrarın devamı, yatırımların geleceği açısından büyük önem taşıyor. Siyasi ve ekonomik istikrar açısından güzel, olumlu bir tabloydu. Bu resmin geçici olmamasını temenni ediyoruz." değerlendirmesini yaptı. İstanbul Ticaret Odası Başkan Vekili İbrahim Çağlar, tabloyu "Türkiye'nin ihtiyacı olan bir mesajdı." sözleriyle değerlendirirken, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, duygularını, "Çok çok şahane bir tablo. Çok duygulandım. Türkiye'nin tek bir yönü vardır; o da birlik ve beraberlik. Türkiye'nin bu görüntüye ihtiyacı vardı." sözleriyle dile getirdi. Danıştay saldırısından sonra Türkiye'nin karanlık noktalara çekilmek istendiğini ifade eden Zorlu, millet olarak kenetlenme başarıldığında düzlüğe çıkılacağını söyledi. Türkiye İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu Başkanı Rızanur Meral, genel kuruldaki resmin Türkiye'nin gerçek tablosu olduğunu belirterek, "İş dünyası olarak huzurun bozulmasından yana değiliz. Kavgayı değil barışçıl siyasi yaklaşımları destekliyoruz." şeklinde konuştu. İş dünyasının olumlu tenkitleri önemsediğini belirten Meral, "Aynı gemideyiz, her zararlı hareket gemiyi batıracaktır." ifadesini kullandı. Üç liderin birlikte fotoğraf vermesinin aynı zamanda iş dünyasının birleştiriciliğini ortaya koyduğunu söyleyen Meral, Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yapılan saldırıların istikrarı bozmaya yönelik eylemler olduğunu kaydetti. Geçen yıl yapılan kongrede Baykal ve Erdoğan'ın karşılıklı atışmalarını hatırlatan Meral, bu kez her iki liderin de olumlu mesajlar verdiğini ifade ederek, "Acil yargılar verilirse ciddi faturalarının olacağını devlet yetkilileri gördü. El ele fotoğraf, siyasilerin bu durumu görmesinin neticesidir." şeklinde konuştu.

İşadamı Abdullah Kiğılı, TOBB'daki görüntünün toplumsal her soruna yaklaşımda başvurulması gerektiğini belirtti. Kiğılı, tablonun ekonomiye yansıması konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı: "Bir anlık görüntülerle piyasalar yukarı çıkıp aşağıya inmez. Çünkü Türk ekonomisi 5 yıl önceki ekonomi değil. Eğer öyle olsaydı iki haftadır borsadaki düşüş ve dolardaki yükseliş iş dünyasını çıkmaza sürüklerdi." Kiğılı'ya göre, kanaat önderlerinin her yerde mutabakat sağlaması halinde toplumsal huzur bir an evvel gelir. Hasan Bozkurt, Abdulhamit Yıldız, Ankara, İstanbul

Erdoğan: İşadamlarına sert çıktı: Vergileri düşürdük, kayıt dışılık azalmadı

Başbakan Tayyip Erdoğan, konuşmasında 'kayıt dışılık' konusunda işadamlarından duyarlı olmasını istedi. Kayıt dışı ekonominin önüne geçilmesi konusunda sürekli tartışmalar yapıldığına işaret eden Başbakan, bu konuda sistemin ve mevcut yasaların değil, insan unsurunun önemli rol oynadığını söyledi. Pek çok alanda vergileri düşürdüklerini ifade eden Erdoğan, kayıt dışının önünün kesilmesi halinde ekonomide pek çok sıkıntının da aşılacağını ifade etti. İşadamlarının artık uzun vadeli projeksiyonlar yapmakta olduğunu ifade eden Erdoğan, işadamlarının 5, 10, hatta 50 yılı görerek planlar yapması gerektiğini kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious