Türkiye'nin pirinç stoğu yeterli

Türkiye'nin pirinç stoğu yeterli.8881
  • Giriş : 13.04.2008 / 17:48:00

Bakan Eker, pirinçteki fiyat artışının uluslararası gelişmelerden kaynaklandığını belirterek, Türkiye'nin buğday ve pirinçte üretim sezonuna kadar yeterli stoğu olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, tarımın entelektüel birikimden yoksun bir sektör olduğunu söyledi.

Bakan Eker, Antalya'nın Alanya ilçesinde, Al-Et Et Entegre Tesisleri'nin, 51. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Alanya Kültür Merkezinde düzenlenen ''Besicilik ve Kırmızı Et Sanayi Sorunları'' konulu panele katıldı.

Bakan Eker, tarım sektörüyle ilgili değerlendirmelerin coğrafi gerçekleri göz önünde bulundurarak yapmak gerektiğini ifade etti.

Tarım sektörünün bugüne kadar gerekli ilgiyi görmemiş bir sektör olduğunu belirten Eker, ''Politikacısı, çalışanı çok, ama entelektüeli az. Dolayısıyla tarım entelektüel birikimden mahrum bir sektördür'' dedi.

Hayvancılıkla ilgili sorunlar tartışılırken, sürekli Avrupa Birliği ülkelerinin örnek verildiğini de hatırlatan Eker, şöyle konuştu:

''Mukayese AB ülkeleriyle olmamalı. Orada kuzey ülkeleri var. Bu ülkeler et tüketiminin en yoğun olduğu ülkeler. Ama bizim kendimize göre bir mutfağımız var. Akdeniz çanağında yer alan bir ülke olarak, etten daha fazla tükettiğimiz ürünler var. Burada konuşulması gereken, bizim neler yaptığımız ve bundan sonra neleri hedeflediğimiz olmalıdır. Hayvancılık sektörünün geleneksel sorunları var, geçici sorunları var. Bunlarla mücadele için bizim neler yaptığımız, nereden nereye getirdiğimiz ve neyi hedeflediğimiz, bu alanda hangi vizyona sahip olduğumuz önemli. 2002 yılında hükümeti devraldığımızda tarımsal desteklemenin miktarı 1,8 milyar YTL idi. Bunun yüzde 85'ini doğrudan gelir desteği oluşturuyordu ve sadece 80 milyon YTL hayvancılara destek veriliyordu. 2007'de sadece hayvancılarımız için harcanan para 1,2 milyar YTL'dir. Bu bizim hayvancılığa verdiğimiz önemi gösteren temel noktalardan biridir.''

-SIĞIR TOHUMLAMASI-

Bakan Eker, Türkiye'de tohumlanması gereken hayvan sayısının 4,5 milyon olduğunu ve 2007 yılı itibariyle tohumlama sayısının 2 milyon 470 bini bulduğunu kaydetti.

Eker, Türkiye'de hayvan sayısının azaldığı yönünde eleştiriler aldıklarını belirterek, şunları söyledi:

''Son yıllarda sığır populasyonunda azalma yok. Buna karşılık bunlardan elde edilen ürünlerde artış var. Türkiye'de sığırlardan elde edilen süt 8 milyon 400 bin ton idi. Bugün 11,8 milyon ton. Yaklaşık 3,5 milyon ton süt veriminde artış var. Türkiye'de yer bitkisi ekiliş alanı 200 bin hektar civarındaydı. Biz yem desteklerini artırtık, 2007'de 1 milyon hektar alana çıktı. Üreticiye de besiciye de yapılacak en büyük destek bu. Hayvan başına süt verimi de et verimi de arttı. Yani verimlilik arttı. Bir hayvandan elde edilen et ortalama 185 kilogramdan 200 kilograma çıktı.''

-HAYVANCILIKTA KAYIT DIŞI-

Eker, Türkiye'de hayvan kaçakçılığından çok kayıt dışı ticaretten sıkıntıları olduğunu belirterek, sorunun Türkiye'nin sistemi ve sosyoekonomik yapısından kaynaklandığını ifade etti.

Eker, kayıt dışıları kaçakçılık olarak yorumladıklarını, Türkiye'nin sahip olduğu 1 milyon tonun üzerindeki ette kayıt miktarının ise son 5 yılda 420 bin tondan 490 bin tona çıktığını vurguladı.

Mezbahalarda kesildiği halde kayıtlı olmayan et ile mezbaha dışı kesime dikkati çeken Eker, ''Hayvancılığın sorunları aynı zamanda bizim sosyoekonomik yapımızın, sistemimizin sorunudur'' diye konuştu.

Dünyada 200 dolar olan buğday fiyatının 500 dolara çıktığını anlatan Eker, bu gelişmelerin besiciye olumsuz yansımalarının olabileceğine işaret etti. Eker, şöyle konuştu:

''Dünyada geniş alanların enerji tarımı için kullanılmaya başlanması yeni sorundur. Çünkü buğday üretimi 2007 yılında 2006'ya göre yaklaşık 30 milyon ton artmıştır. Dünyanın nüfusu bu kadar artmadı. Ne oldu bu buğday? Başka alanlarda kullanılıyor. Mısır üretimi de böyle. ABD, 60 milyon ton ilave mısır üretmiş geçen yıl. Nereye gitti. Buğday, şeker kamışı, bioetanole gitti. Yağlı tohumlar biodizele gitti. Patatesten de pirinçten de bioetanol elde ediliyor.''

Hayvancılıkta damızlık ihtiyacını Türkiye'den karşılayamadıklarını belirten Eker, şartlı olarak dışarıdan hayvan girişine izin verdiklerini bildirdi. Eker, şunları söyledi:

''Türkiye gibi 10 milyon baş sığır populasyonu olan bir ülkede geçen yıl satışa sunulan hayvan sayısı 10 bin. Diğerleri işletmelerin ihtiyaçları için kullanılıyor. Bana (Ben 3 bin, 5 bin başlık bir işletme kuracağım) diyen insanlar. Bunu Türkiye'den temin edemiyorsa buna (Hayır) diyemeyiz. Buna hakkımız yok. Önce içerdeki kaynakları kullanarak, belli şartlar altında getirmesine izin veriyoruz. Ticaret yapmak ve başkasına satmak üzere ithalata izin vermiyoruz.''

-TARIM KANUNU-

Gıda güvenliği çalışmalarına da değinen Bakan Eker, Türkiye'de Gıda Kanunu'nun kendi Hükümetleri döneminde çıkarıldığını ifade ederek, Eker, şöyle konuştu:

''Tarımla ilgili temel ihtiyaç olan ve Türkiye'de olmayan 12 temel kanun çıkardık. Türkiye'nin Tarım Kanunu yoktu. Desteklemeyi, üretim sürecini ve tarımsal ürünleri tarif eden bir çerçeve kanunumuz yoktu. Şimdi bunların hepsi tanımlanmış bir Tarım Kanunumuz var. Şu anda AB'deki gelişmelere paralel olarak hayvan, veteriner, gıda, yem ile ilgili dörtlü hijyen paketi dediğimiz bir kanunun taslağını hazırladık. Başbakanlığa, Bakanlar Kurulu'na sunulacak noktaya getirdik. Burada, bizim bütün referansımız Avrupa Birliği'nin standartlarıdır. AB'nin gıda ile ilgili, tüketiciyi korumakla ilgili, sağlıkla ilgili aldığı kararların tamamı bizim referansımızdır. Hastalıklarla mücadelede aynı şekilde aldığımız birçok tedbir var.''

-KUŞ GRİBİ VE KUDUZLA MÜCADELE-

Bakan Eker, kuş gribiyle ilgili Türkiye'nin örnek ülke haline geldiğini anlattı. Kuş gribiyle karşılaşıp, hastalığın etkilerini asgari düzeyde atlatabilmiş başka bir ülke olmadığını belirten Eker, ''Türkiye'nin hiçbir profesyonel ve ticari kuruluşta kuş gribi görülmedi. Aldığımız tedbirlerle bunu önledik'' dedi.

Kuş gribiyle mücadele konusunda 56 milyon dolar ve 14,5 milyon avroluk iki proje uygulandığını belirten Eker, kuduz hastalığının kontrolüyle ilgili de Türkiye'de bugüne kadarki en etkili ve kapsamlı projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.

12 milyon avroluk projenin 3 yıl süreceğini anlatan Eker, projede Türkiye'deki bütün kedi ve köpeklerin aşılanacağını, ayrıca 6 ilde de yaban hayatına dönük çalışma başlattıklarını dile getirdi.

Mehdi Eker, ''Yani ormanlardaki yaşayan tilkileri bile kuduza karşı ağız yoluyla aşılıyoruz. Bunu da başlattık'' diye konuştu.

-DOMUZ YETİŞTİRİCİLİĞİ-

Bakan Mehdi Eker, panel çıkışında gazetecilerin domuz yetiştiriciliğine yönelik sorularını da yanıtladı. Eker, yetiştirilen domuzların kayıt altına alınmasının takibinin sağlandığını belirterek, ''Özel kesim yerleri belirlendi. Mutlaka bu ürünü tüketmek isteyenler varsa bunun kaçak şekilde yapılması yerine belirli yerlerde yapılmasını temin etmemiz ve kayıt denetimini de yerinde sağlamamız lazım'' dedi.

Gıda güvenliğini sağlayamayan ve çevre kirliliğine neden olan çiftliklerin kendiliğinden kapandığını belirten Eker, ''Şu anda kontrol altında bulunan Kırklareli'nde 300, İzmir'de 800, Antalya'da 190, Mersin'de 300 başlık işletmeler var. Turistik tesislerin bazı ihtiyaçları varsa bu konuda belirli şartlar altında denetimi yapılmak kaydıyla onlara özel izin verilmektedir'' diye konuştu.

-''PİRİNÇ STOĞU YETERLİ''-

Bakan Eker, gazetecilerin pirinçteki fiyat artışını sorması üzerine de artışın uluslararası gelişmelerden kaynaklandığını söyledi. Türkiye'nin buğday ve pirinçte üretim sezonuna kadar yeterli stoğu olduğunu anlatan Eker, fiyatlarda spekülatif artışlar olduğunu ifade etti. Vatandaşlardan paniğe kapılmamalarını isteyen Eker, ''Elimizde yeterince pirinç stoku var. Gerektiğinde ithalat da yapıyoruz. Sıkıntı edecek bir durum yok'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious