'Türkiye'nin tarihi bir başarısı'

'Türkiye'nin tarihi bir başarısı'.9490
  • Giriş : 17.10.2008 / 22:19:00

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türkiye'nin 2009-2010 dönemi BM Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyeliğine seçilmesi ve üstleneceği rolle ilgili şu açıklamayı yaptı:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türkiye'nin 2009-2010 dönemi BM Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyeliğine seçilmesiyle ilgili olarak ''Bugün Türkiye için, Türk hariciyesi için güzel bir gün, tarihi bir gün'' diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Babacan, Türkiye'nin Batı Avrupa bölgesinden BMGK seçimlerini 1. turda 151 oy alarak büyük farkla kazanmasının ardından BM binası önünde Türk gazetecilere açıklamada bulundu.

Babacan, 48 yıl aradan sonra Türkiye'nin yeniden BMGK üyeliğine seçildiğini belirterek, seçimlerde bugün 192 ülkenin oy kullandığını ve Türkiye'nin oy kullananların 151'nin oyunu aldığını ve bunun yaklaşık yüzde 80'e varan bir oran olduğunu söyledi.

Türkiye'nin BMGK'ya seçilmesinin, Türkiye'nin 5 yıldır sürdürdüğü yoğun çabanın sonucu olduğunu belirten Babacan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Dışişleri Bakanlığı döneminde ve Cumhurbaşkanlığına seçildikten sonra, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın tüm görüşmelerinde Türkiye'nin BMGK üyeliğini sürekli gündeme getirdiğini, kendisi ve diğer bakan arkadaşlarının da muhataplarıyla görüşmelerinde bunu gündeme getirdiklerini anlattı.

Ali Babacan, başta Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Baki İlkin olmak ve Ankara'da Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ertuğrul Apakan olmak üzere tüm Dışişleri Bakanlığının son 5 yıldır Türkiye'nin BMGK adaylığına adeta ''kilitlendiğini'' belirtti.

Babacan, Türkiye'nin 1 Ocak 2009'da BMGK'da görevine başlayacak olması dolayısıyla Dışişleri Bakanlığının görev yükünün artacağını da belirtti.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) 2009-2010 dönemi geçici üyeliğine seçilen Türkiye'nin, "BMGK'ya kendi özgün bakış açısını, kendi bağımsız ancak gittikçe dünyanın takdirini kazanan dış politika perspektifini getireceğini" söyledi.

Türkiye'nin BMGK geçici üyeliğine seçilmesiyle ilgili olarak TRT'nin sorularını yanıtlayan Babacan, sonucun çok sevindirici olduğunu belirterek, Türkiye'nin yüzde 80'e yakın bir oranda destekle bu göreve seçildiğine dikkati çekti.

Babacan, "BMGK geçici üyeliğine seçilmelerinin Türkiye adına ve Türk diplomasi tarihinde önemli bir kazanım olduğunu, 48 yıldan sonra Türk hariciyesinin belki de tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri olduğunu" kaydetti.

Seçim sonucunun, Türkiye'nin son yıllarda dünyadaki görünürlüğünün, etkinliğinin ve algılanmasının olumluya doğru seyrettiğinin önemli göstergesi olduğunu ifade eden Babacan, 5 yıldır BMGK görevi için çalışmalarının devam ettiğini, gerek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gerekse Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, muhataplarıyla tüm görüşmelerinde bu konuyu gündeme getirdiklerini, Dışişleri Bakanlığı olarak kendilerinin de yoğun bir faaliyet gösterdiklerini anlattı.

-"EKİP RUHU VE YOĞUN ÇALIŞMANIN SONUCU"-

Emeği geçen herkese teşekkür eden Ali Babacan, "Bu, ancak hep beraber bir ekip ruhuyla ve yoğun çalışma sonucunda alınabilecek sonuç. Umarız ki, ülkemiz için hayırlı olur, ülkemize yeni ufuklar kazandırır. Umarız ki, Türkiye alnının akıyla bu önemli görevi başarıyla gerçekleştirir" dedi.

Babacan, "BMGK'da nasıl bir Türkiye göreceğiz?" sorusunu da şöyle yanıtladı:

"Türkiye BMGK'ye kendi özgün bakış açısını getirecektir. Kendi bağımsız, ancak gittikçe dünyanın takdirini kazanan dış politika perspektifini mutlaka getirecektir.

BMGK'nın önüne gelen sorunlara bakacak olursak; Afrika, Orta Doğu, Balkanlar gibi zaten Türkiye'nin üzerinde yoğun emek sarf ettiği, aşina olduğu konular. Özellikle Afrika ile alakalı çalışmalarımızı son yıllarda yoğunlaştırmış olmamız bize önemli avantajlar kazandıracak. Çünkü Afrika'yı daha iyi anlamaya başlayan bir ülke olarak oturacağız orada. (Afrika'da) 15 tane yeni büyükelçilik açma kararı almıştık, o süreç devam ediyor. Şu anda TİKA 37 Afrika ülkesinde etkin.

Bu süreç bize çok önemli özellikler kazandırdı. Türkiye BMGK seçimleri vesilesiyle şimdiye kadar çok irtibatta olmadığı sayısız ülkeyle temasa geçmiş oldu. Pek çok sayıda ülkeyle diplomatik ilişkilerimizi son 5 yıl içinde kurduk. Türkiye'nin dış politika ufku çok daha genişlemiş oldu. Kuşkusuz tüm bu temaslar, bağlantılar BMGK görevi süresince bize büyük kazanımlar sağlayacak"

-TÜRKİYE'NİN KÜRESEL SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNE KATKISI-

Babacan, Türkiye'nin de artık uluslararası toplum tarafından ne kadar olumlu algılandığının da bu seçimler sonunda ortaya çıktığını kaydetti.

Bölge sorunlarına ilişkin bir soru üzerine Babacan, Kafkaslarda bir süreç başlattıklarını, sadece İstikrar ve İşbirliği Platformu fikri değil, Ermenistan'a yönelik yaptıkları açılımlar ve başlattıkları diyalog süreci, Azerbaycan- Ermenistan sürecine Türkiye'nin katkı vermeye başlamasının Türkiye'nin çok önemli atılımları olduğuna değindi.

Türkiye'nin, Irak'a, Lübnan'a yaptığı katkılar, İran'ın nükleer programı konusunda iki tarafla yakın temas trafiği içinde olmaları gibi konulardan da bahseden Babacan, "Bir bakıma tüm bu çabalar bizim Türkiye olarak çok daha saygın, çok daha itibarlı ve çözüm üreten, diyalog ve diplomasiyi temel araçlar kabul edip sorunlara yaklaşan, sorunlara barışçıl yollarla çözüm bulunmasını amaçlayan ülke oluşumuzu daha da perçinleyecek" diye konuştu.

-KIBRIS-

Babacan, Kıbrıs konusunda da yeni bir sürecin başladığına dikkati çekerek, Türkiye olarak bu sürece ve KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a tam destek verdiklerini söyledi.

Babacan, "2004'de nasıl Türkiye ve KKTC sonuca ulaştıysa ve işi sonuna kadar götürdüyse bugün de Türkiye'de aynı hükümet işbaşında. KKTC'de Talat Başbakandı o gün, bugün Cumhurbaşkanı dolayısıyla bizim tarafta çözüme odaklanmış bir liderlik var. Ama öbür tarafta da çözüm istediğini söyleyen yeni bir lider var, o tabii sadece söylemle değil eylemle de ortaya konması lazım. Hep beraber göreceğiz ama umutlu olmak için sebepler var şu anda Kıbrıs konusunda" şeklinde konuştu.

BMGK'nın önüne kuşkusuz pek çok sorunun geleceğine işaret eden Babacan, şöyle devam etti:

"Kafkaslardan tutun Balkanlara kadar, Afrika ülkelerine kadar pek çok konu gelecek. Ancak biz önümüzdeki dönemde özellikle global ısınma, gıda krizi, enerji meselesi gibi giderek işin artık güvenlik boyutunu da tehdit etmeye başlayan önemli sorunların da BMGK'nın gündemine girmesini bekliyoruz. Bu konularda da hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Türkiye sadece bölgesel konularda değil, küresel konularda da katkılarda bulunacaktır. Kendi bakış açımızı, perspektifimizi mutlaka getireceğiz ve önümüzdeki yıllar gerçekten Türkiye'nin dış politika alanında çok geniş bir konu setiyle ilgilendiği bir dönem olacak. Bu Türkiye'ye önemli açılımlar, kazanımlar sağlayacak ancak dünyaya da önemli katkılar sağlayacak bir süreç olacak."

-"TÜRKİYE, BMGK'YA BİRKAÇ DEFA BAŞKANLIK EDECEK"-

Babacan, bugüne kadar hem New York'ta hem Ankara'da ekiplerin yoğun çalışma sergilediklerine dikkati çekerek, bundan sonra New York'ta Güvenlik Konseyinde çalışacak kadrolarını güçlendirmelerinin gerekeceğini, bunun için de önlerinde yaklaşık 2,5 aylık süre olduğunu söyledi.

Ankara'dan bu işi takip edecek kadrolarını da güçlendirmeleri gerektiğini ifade eden Babacan, "Zaten çekirdek kadrolarımız var. Bunlara ekleyeceğimiz ilave arkadaşlarla bu işi götüreceğiz. Bizim dünyadaki tüm misyonlarımızla daha yakın çalışma içinde olmamız gerekecek. Pek çok ülkeyle olan diyalog ve temas trafiğimizi de sıklaştırmamız gerekecek. Türkiye'nin 2 yıl içinde (BMGK) oturum başkanlığı ve dönem başkanlığı yapacağı anlar olacak. Yani Güvenlik Konseyi'ne Türkiye birkaç defa başkanlık edecek. Bakanlar seviyesinde toplantılar olacak. Önümüzdeki 2 yıl Türkiye'nin buralarda çok bayrak göstereceği bir dönem olacak" ifadesini kullandı.

-"EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR MALİ KRİZ"-

Babacan, küresel mali krize ilişkin bir soru üzerine de son mali krizi eşi benzeri görülmemiş diye niteleyerek, "modern ekonomi tarihinde böyle birşey yok. Çok büyük bir sarsıntı, çok büyük bir deprem" dedi.

Açık olan her ekonominin kuşkusuz bu krizden az ya da çok etkileneceğini ifade eden Babacan, ancak bu etkilenmeyi belli ölçülerde tutmak, işi bir krize götürmemenin şu anda tüm ülkelerin üzerinde çalıştığı bir konu olduğunu söyledi.

Babacan, bunun henüz boyutları ve ne kadar süreceğinin de kestirilememiş durumda olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Her gün yeni bir haber, yeni bir gelişme beklenmedik bir yeni olay, gerçekten piyasalarda büyük fırtınalara sebep oluyor. Bunun eğer dikkatli yürütülmezse güvenlikle ilgili boyutları olabilir, henüz o aşamada değil. Dikkatli yönetilirse sorun olmaz, ama dikkat edilmezse güvenliğe dokunacak boyutları da gündeme gelebilir. Çok dikkatli izlemek lazım. Öncelikle büyük ekonomiler ABD, Avrupa bunlar önemli tedbirler aldılar, almaya da devam edecekler. Bunun hemen arkasından gelişmekte olan ülkelerin bu işe bakışları, bu işle ilgili tedbirler almaları önemli. Gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelerle daha yakın işbirliğiyle bu süreci sürdürmeleri önemli. Çünkü eğer iyi yönetilmezse pek çok ülkenin kaybedeceği ve milyonlarca kişinin günlük hayatının etkileneceği bir boyuta ulaşabilir. Hep beraber dikkatli yürütmek gerekir. Yoğun bir temas, yoğun bir diyalog içinde olmak önemli.

(Konu) BMGK'ya gelir mi gelmez mi? Hangi aşamada gelir? Şu anda konuşmak spekülasyon olur. Ama kuşkusuz tüm dünyayı ilgilendiren bir konu. Türkiye'yi de bugüne kadar yaptığı reformlarla, aldığı ve bundan sonra alacağı tedbirlerle oldukça ilgilendiren bir konu"

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*