Türkiye'de internet 15 yaşında

  • Giriş : 13.04.2007 / 00:00:00

İnternet Medyası Derneği, Türkiye’nin internet ile tanıştığı günün 15. yıldönümünde "İnternet Günleri" kapsamında bir dizi toplantı düzenliyor...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İnternet habercilerini ortak bir platformda toplamayı amaçlayan ve ilkeli, güçlü ve özgür bir İnternet Medyası oluşturma hedefini taşıyan "İnternet Günleri" kapsamında düzenlenen organizasyon, İstanbul Ceylan İntercontinental Oteli’nde bugün başladı.

Toplantıya, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla birlikte, Sabah Gazetesi’nden Bülent Denli, Hürriyet Gazetesi’nden Fatih Çekirge, İMD Başkanı Hadi Özışık, Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Türk Telekom Genel Müdürü Paul Doany ve internetin önde gelen temsilcileri de katılıyor.

Konuyla ilgili detaylı dosya için tıklayınız

"ÇAYA ÇORBAYA NANE, LİMON NEYSE BİZİM İÇİN DE İNTERNET O"

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, internetin suç aracı olarak kullanılmasına müsaade etmeyeceklerini belirterek, ’’Kimse bizi interneti zapturapta almaya soyunmuş biri gibi görmesin. Bu, bu yönüyle (internet üzerinden işlenen suçlar) bizim toplumumuzu, insanımızı, geleceğimizi tehdit eden bir alandır’’ dedi.

Yıldırım, İnternet Medyası Derneği tarafından düzenlenen ’’İnternet Günleri’’ haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, internetin çağın icadı olarak nitelendirilebilecek önemde olduğunu vurguladı.

İnternet sayesinde artık küresel bir köy olan dünyada bilginin çok rahat dolaşabildiğine ve dışardan gelen bilgiler arasında kirlenen bilgilerin de yer aldığına dikkat çeken Yıldırım, ’’Çaya çorbaya nane, limon neyse bizim için de internet o... Biz naneyi, limonu şifa için alırız. İnternette şifa da var, yan tesirler de var. İkisini birbirinden ayırmamız lazım’’ diye konuştu.

Bakan Yıldırım, internetin suç aracı olarak kullanılmasına müsaade etmeyeceklerini kaydederek, ’’Bu benim görevim değil. Bu toplumun her ferdinin görevidir. Kimse bizi interneti zapturapta almaya soyunmuş biri gibi görmesin. Bu, bu yönüyle bizim toplumumuzu, insanımızı, geleceğimizi tehdit eden bir alandır. Bunu da şimdiden görmemiz lazım. Her zaman geç kalmayalım, bu sefer erken davranalım dedik ve yola çıktık’’ şeklinde konuştu.

İnternet üzerinde ağırlıklı olarak dış kaynaklı, suç teşkil eden eylemlerin söz konusu olduğunu ve çocuk istismarı, fuhuş, şans oyunları, kumar, intihara yönlendirme, devletin birliğin ve beraberliğine yönelik bölücü faaliyetler gibi suçların artık internet ortamına taşındığını belirten Yıldırım, internetin özgürlüğünü kısıtlamadan suç oluşturmadan bunların önlenmesi gerektiğini vurguladı.

İNTERNET SUÇLARINA İLİŞKİN DÜZENLEME...

Bu yönde bir adım attıklarını ve tehlike büyümeden, kapıyı çalmadan, toplumu zehirlemeden bir şeyler yapmaya karar verdiklerini dile getiren Yıldırım, konuya ilişkin bir düzenleme yaptıklarını ve bunun geçen hafta Adalet Komisyonu’nda kabul edildiğini aktardı.

Yıldırım, bu düzenlemenin Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak tanımlanmış ve internet ortamında işlenme kabiliyeti olan çocuk istismarı, pornografi, fuhuş, kumar, sağlığa aykırı ürünlerin pazarlanması ve Cumhuriyet’in Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk aleyhine işlenen 6 suçu kapsadığını, söz konusu suçların yüzde 96-99 arasının dış kaynaklı olduğunu, yüzde 1’in altındaki suçların Türkiye’de işlendiğini söyledi.

Suç oluştuktan sonra peşine düşüp mücadele etme şansı olmadığına işaret eden Yıldırım, mücadelenin toplumsal bir uzlaşma çerçevesinde alınacak tedbirlerle gerçekleştirilebileceğini vurguladı.

Binali Yıldırım, düzenlemede suçların madde numarası ve suç türüyle ilgili bütün detayları içerecek şekilde yer aldığına değinerek, bunu izleyecek ve uygulayacak bir kurul oluşturulduğunu, kurulun Bakanlık bünyesindeki internet kurulu ile müşterek çalışacağını, ayrıca internet, altyapı ve içerik sağlayıcılar ile arama motorları gibi herkese sorumluluklar verileceğini anlattı. Yıldırım, uygulamada tüm kimlik ve adres bilgilerinin yer alacağını, suç bilerek ve niyetli bir şekilde işleniyorsa kişinin sorumlu tutulacağını kaydetti.

’’DIŞARDA ŞİRKETLEŞMİŞ 40 BİNİN ÜZERİNDE SİTE VAR’’

Son zamanlarda bu konuyla ilgili öne sürülen bazı fikirlerin yasayı incelemeden, ’’toptancı bir yaklaşımla’’ dile getirildiğini aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

’’Yasanın isabetli uygulanıp uygulanmaması toplum olarak duyarlılığımıza bağlı. Birlikte bu güzel nimetin zararlı etkileriyle mücadele edeceğiz. Bu, internete sansür değil, internet üzerinden işlenen suçlara karşı bir sansürdür. Bunu özgürlük ile güvenlik arasına sıkıştırmak yönünde ne düşüncemiz oldu, ne de buna alet olmayı düşündük. Gayet iyi niyetle hazırlanmış bir şeydir. Toplumun bu yönde beklentisi vardır. Bebeklere yönelik yapılanları hatırlayın, iğrenç bir hadisedir. Dışarda bu şekilde profesyonel, şirketleşmiş 40 binin üzerinde site var. Bunlar hiçbir engel tanımadan Türkiye’ye gelebiliyor. Biz öneri bekliyoruz. Her şeye karşı çıkmayı zaten siyasette yapanlar var. Bilim adamlarının ise öneri, alternatif getirmesi lazım. Hemen kırmızı kart göstermek siyasetin üslubudur.’’

Binali Yıldırım, internet haberciliğine ilişkin talep edilen yasal düzenlemenin de yapılacağını bildirdi.

’’ARTIK TOPU, TÜFEĞİ OLAN DEĞİL BİLGİYİ KULLANAN ÖN ALACAK’’

Bilgi çağının en önemli özelliğinin artık silahı, topu, tüfeği olan ülkenin değil bilgiye hakim olan ve bilgiyi kullanan ülkelerin ön almaya başlaması olduğunu vurgulayan Yıldırım, Türkiye’de internet konusunda 2001 yılından sonra ciddi ilerleme kaydedildiğini söyledi.

Bakan Yıldırım, ’’Demek ki biz 1993 ile 2002 arasında biraz gevşek davranmışız, gerekli çalışmaları yapamamışız. İnternet altyapısını güçlendireceğimiz yerde, oturmuşuz (Türk Telekom kaç para eder, kim alır) diyerek Türk Telekom üzerinde siyaset yapmışız ve bu arada bilişim teknolojileri altyapısını ihmal etmişiz. 167 yıllık şanlı tarihi olan bu kuruluşumuzun giderek klasik haberleşme hizmetleriyle sınırlı kalmasını seyretmişiz’’ şeklinde konuştu.

Türk Telekom’un 2002’lerde internet iletişiminde altyapının öneminin farkına vardığını ifade eden Yıldırım, ’’İnternette patika yollar dönemi Türkiye’de 10 sene sürmüş. 2003’ün başından itibaren internette otoyollar dönemini başlatmış oluyoruz’’ dedi.

’’TOPLUM HAZIR, HAZIR OLMAYAN BİZLERİZ’’

Geniş bant internet erişimi, internet ve bilgisayar kullanımı konusunda gelinen noktayı anlatan Yıldırım, Türkiye ve Türk insanının bilgi toplumuna dönüşüm için hazır olduğunu vurgulayarak, ’’Hazır olmayan kim? Hazır olmayan bizleriz. Biz hazırlıksız yakalandık. 10 seneyi boşa geçirdik. 1993-2002 arasını maalesef verimli kullanamadık. Şimdi de (zamanımız yok) diyoruz. Ancak son 4 yılda yaşanan gelişmelerle, bilgi iletişiminde ülkeyi Kuzey Afrika seviyelerinden Avrupa seviyelerine çıkardık’’ görüşünü aktardı.

İnternet konusunda Türkiye’nin daha gidecek çok yolu bulunduğunu dile getiren Yıldırım, ’’Artık bundan sonra biz istemesek de, bu konuda mazeret üretmeye çalışsak da toplum bizi zorluyor, gelişmeler bizi iteliyor, ülkemizin geleceği bizi zorluyor. Bundan sonra gece gündüz demeden bilgi toplumuna dönüşüm için gerekli çalışmaları tüm sektör oyuncularıyla birlikte gerçekleştirmemiz lazım’’ dedi.

Bakan Yıldırım, 2013 hedefinde, halkın yüzde 50’sinin işlerini zamandan ve mekandan bağımsız halde 7 gün 24 saat yapabilir hale gelmesini amaçladıklarını kaydetti.

3. NESİL CEP TELEFONLARI...

2-3 yıl içinde nüfusun tamamı cep telefonu abonesi olursa şaşırmamak gerektiğine işaret eden Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:’’Bilgi toplumuna geçişte en önemli hususlardan bir tanesi de 3. nesil cep lisansıdır. En geç Haziran başında 3. lisansın ihalesini gerçekleştiriyoruz.

Böylece sadece ses iletimi değil, daha birçok katma değerli hizmetleri, veri iletimi, video, görüntü iletimi gibi birçok şeyi yapabilir hale geleceğiz. Artık cep telefonu telefon hizmeti dışında bizim yol rehberimiz olacak, maçları seyretmek, istediğimiz filmleri izlemek için bizim televizyonumuz olacak. Cep telefonu bizim sekreterimiz, yardımcımız, yatırımcımız olacak. Böyle bir dünyaya gidiyoruz. İşin şakası yok. Her şey otomatiğe bağlanacak.’’

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious