'Türkiye'nin AB üyeliği sürrealist'

  • Giriş : 09.01.2007 / 00:00:00

Financial Times yazarı Rachman, Avrupa Anayasası ve Türkiye’nin AB üyeliğini, AB’nin, “çizim masası”ndan ötesine gitmeyecek “gerçeküstü” projeleri olarak değerlendirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Financial Times gazetesi köşe yazarı Gideon Rachman, “AB, önümüzdeki 5 yılı, Türkiye’nin AB’ye alınması ve birlik için yeni bir anayasa olmak üzere, gerçekleşmesi olasılığının giderek azalan konuları tartışarak geçecek gibi görünüyor” diye yazdı.

Ekonomi gazetesi Financial Times köşe yazarı Gideon Rachman, Avrupa Birliği’nin anayasa ve Türkiye’nin üyeliği projelerinin değerlendirildiği yazısında sürrealist ressam Rene Magritte’nin Brüksel’de yaşayıp çalıştığını anımsatarak AB’nin giderek artan bir biçimde “sürrealist” bir örgüt gibi gözüktüğünü, bu nedenle Magritte’nin kentini üs olarak seçmesinin “uygun” olduğu görüşünü dile getirdi.

Rachman, “AB, önümüzdeki 5 yılı, Türkiye’nin AB’ye alınması ve birlik için yeni bir anayasa olmak üzere gerçekleşmesi olasılığının giderek azalan konuları tartışarak geçecek gibi görünüyor” diye yazdı.

TÜRKİYE ÜYELİĞİ PROJESİ ÇİZİM MASASININ ÖTESİNE GİTMEYECEK

Oysa Avrupa Birliği’nin tek para, tek iç pazar, ortak dış politikası ve genişlemenin gerçekleştiği 15 yıllık başarılı bir dönemden geçtiğini belirten Rachman, ancak bu başarılı dönemin ardından AB’nin “sürrealist” bir döneme girdiğini kaydetti. Rachman, “Ancak geleceğin gerçekten büyük iki projesi – Türkiye ve anayasa – giderek artan bir biçimde hiç bir zaman çizim masasının ötesine geçemeyeceği gibi görünüyor” yorumunu yaptı.

“Ne değişti?” sorusuna “kamuoyu” yanıtını veren Rachman, yıllarca AB’nin elitler tarafından halka pek danışılmadan inşa edildiğini ifade eden Rachman, bunun Avrupa projesinin popüler olduğu sürece mümkün olduğunu ancak Batı Avrupa üyelerinden çok yoksul olan yeni ülkeleri Birliğe alınması ile durum değiştiğini kaydetti.

FT yazarı, Avrupa Anayasasının Fransa ve Hollanda’da reddedilmesinin etkilerinin hala hissedildiğini belirtirken bir çok Fransız politikacının anayasanın genişleme nedeniyle reddedildiği kanısına vardıkları, bunun sonucunda anayasaya yeni genişlemelerin referanduma sunulması hükmünün konulduğunu anımsattı.

REFERANDUMLARDAN “HAYIR” OYU ÇIKACAK

Avusturyalıların da bir referandum düzenlemeye söz verdiklerine işaret eden Rachman, her iki ülkedeki kamuoyunun yaklaşımı dikkate alarak “hayır” oyunun kaçınılmaz gibi göründüğünü yazdı.

Yıl başında AB Dönem Başkanlığını devralan Almanya’nın Türkiye ile müzakerelerin sürmesine bağlı kaldığını açıkladığını, anayasayı canlandırmayı taahhüt ettiği anımsatıldığı yazıda Brüksel’deki “en iyi beyinler”den bazılarının bu konu ile uğraştıkları kaydedildi.

Üst düzey bir AB yetkilisinin “anayasa” adından vazgeçilerek Avrupa toplulukları ve Avrupa Birliği antlaşmalarını değiştiren “antlaşma” adını benimsenmesini istediğine dikkat çeken Rachman, bu çabanın sonuç vermeyeceğini savunarak “Ortalama Avrupalı, ortalama Brüksel bürokratından daha aptal olduğu kesin. Ancak zeka uçurumu o kadar büyük de değil” ifadesini kullandı.

Gideon Rachman, “Ancak, anayasa ve Türkiye’nin üyeliğinin, kamuoyu tarafından bloke edilmesine mahkum gibi görünmesi, Avrupalı siyasetçiler ve diplomatların her iki konuyu tartışarak ve müzakere ederek çok büyük bir zaman ve enerji harcamalarını engellemeyecek” yorumunu yaptı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious