Türkiye'ye AB kapısını kapatalım!

  • Giriş : 27.09.2006 / 00:00:00

Fransa’nın Lyon kentinde bir araya gelen 300 kadar Hristiyan Demokrat siyasi ve ekonomik karar alıcılar, Türkiye’yi tartıştı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Geçtiğimiz Lyon kentinde yaz üniversitesi etkinliği çerçevesinde 300 kadar Avrupalı Hristiyan Demokrat siyasi ve ekonomik karar alıcıların, AB’nin durumunu tartışmak üzere biraraya geldi. Ancak tartışmaların odak noktasını Türkiye’nin oluşturduğu belirtiliyor.

'MASADAN KENDİSİ KALKSIN İTENİYOR'

Toplantıyı duyuran ABHaber’e göre, Avrupalı Hristiyan Demokratlar, Türkiye'ye AB kapılarını sessizce kapatmaya çalışıyor. Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye raporuna “Ermeni soykırımı” gibi sert ifadeleri sokan Hristiyan Demokrat ve aşırı sağ grubun amacının AB ile müzakerelere oturan Türkiye’nin masadan kendiliğinden kalkmasını sağlamak olduğunu ifade ediliyor.

ABHaber, uluslararası kamuoyuna Türkiye’ye karşı olmalarının sebebinin kültür ve din farklılığı olduğunu açıklayamayan Hristiyan Demokratların, şimdilerde Türkiye’nin müzakere sürecini raydan çıkarmak için Papadopulos yönetimi, Ermeniler ve Süryanileri kullanmaya çalıştığını kaydetti.

Lyon toplantısında Avrupalı muhafazakarlar, Türkiye’nin müzakere sürecini raydan çıkarmanın zor olduğunu ancak Türkleri yıldırmak için daha organize olunması gerektiği konusunda görüş birliği sağlamaya çalıştılar.

Son beş yıldır düzenlenen yaz üniversiteleri sırasında alınan kararların AP’deki çalışmalara yansıdığına dikkat çeken ABHaber, AB’nin coğrafi sınırını tartışan 300 katılımcının ezici coğunluğunun Türkiye’ye AB kapılarının sessiz bir şekilde kapatılması konusunda görüş birliği sağladığını yazdı.

Toplantıya katılan Avusturyalı bir siyasetçi, “Kimler ile Avrupa istendiği bilinmediği sürece Avrupalılar nereye gittiği belli olmayan AB’ye karşı çıkacaklar” dedi.

EMPERYALİST PROJE İDDİASI

Fransız AP üyesi Jacques Toubon ise, daha ileri giderek “AB’nin sınırlarının sürekli büyümesini istemek emperyalist bir projedir. Arkadaşlar, altından kalkamayacağımız bir AB’ye ihtiyacimiz yok, karar almanın zamanı geldi, nereye kadar gideceğimizi kararlaştıralım. Bırakalım genişleme sürecini ve AB'ye yeni üye alınabilmesi için reformları halledelim” diye konuştu.

Toubon da, Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy’nin “Isviçre, Norveç ve Balkan ülkelerinin Avrupa’nın sınırları içinde olduğunu, diğer ülkelerin ise Avrupalı olmadıkları” görüşünü paylaştığını söyledi.

ADENAUER VAKFI'NIN ÖNERİSİ

Bu arada, Alman Hristiyan Demokratlara yakın olan Konrad-Adenauer Vakfı tarafından Türkiye’nin de içinde olduğu AB’ye üye olamayacak ülkeler için 4 formül geliştirildi. Vakfın önerilerinin Lyon’daki toplantıda gündeme geldiği belirtiliyor. Söz konusu formüller şöyle özetleniyor.

1-AB ekonomik alanına ait olma imkanı,

2-Genişletilmis bir ortaklık (çalışanların serbest dolaşımı olmayan),

3-Ayırt edilmiş bir entegrasyon (adım adım ilerleyen bir entegrasyon),

4-İmtiyazli ortaklık (baştan üyeliğin gerçekleşmeyeceğini ortaya koyan formül).

'TÜRKİYE KABUL ETMEZ'

Alman vakfının hazırladığı formüllere dikkat çeken Jacques Toubon, “Türkiye’ye üyelik ihtimali sunuldu, öyle ki bundan sonra Türkler imtiyazlı ortaklığı ve işbirliğini kesinlikle kabul etmezler. Türkiye’nin üyeliği tartışması bütünüyle genişleme tartışmasını kirletti” görüşünü de öne sürdü.

'DOĞU SINIRI KABA ÇİZGİLERLE ÇİZİLMEMELİ'

Buna karşın yaz üniversitesi etkinliğine katılan İsveç eski başbakanı Carl Bildt ise “Elbette bir gün AB’nin limitlerine (gerçek sınırlarına) ulaşmış olacağız, fakat daha oraya gelinmedi. Avrupa’nın Doğu kısmının haritasını kaba çizgiler ile çizilmesi çok tehlikeli bir gelişme olur ve milliyetçiliğin artmasına neden olabilir. Türkiye, Sırbistan, Ukrayna’dan birisine AB kapılarını kapatmanın bedeli ağır olacaktır” uyarısını yaptı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious