Türkiye'ye verilen sözlere sadığız

  • Giriş : 07.10.2006 / 00:00:00

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinde Hıristiyan Demokrat Birliği'nin başkanı olarak ayrıcalıklı ortaklık fikrine yakın olacağını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



İstanbul'da düzenlenen Türk-Alman Ekonomi Forumu'na katılan Merkel, Türkiye ile müzakerelerde belli dönüm noktaları ve engeller çıkabileceğine işaret ederek, “Reformlar Avrupa'ya kendinizi beğendirmek için yapılmıyor. Türk halkı için de kazanç. Büyüme hızınız bu reformlar sayesinde gerçekleşti. Bu, her iki taraf için de kazan-kazan durumu.” dedi. Burada ödünden bahsetmenin mümkün olmadığını ifade eden Alman Başbakan, limanların Rumlara açılması talebini yineledi. Türkiye'nin Batı ile Doğu, İslam ile Hıristiyan dünyası arasında köprü işlevi yüklendiğine işaret eden Başbakan Erdoğan ise “AB'nin diğer adaylara gösterdiği ilgiyi Türkiye'ye göstermesini, altını çizerek bekliyoruz.” şeklinde konuştu. Erdoğan, Alman işadamlarını özelleştirme ihalelerine, Türk müteahhitlerle ortaklığa ve nükleer enerji, hidroelektrik santralları kurulması projelerine katılmaya çağırdı.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) işbirliğinde İstanbul Çırağan Sarayı'nda düzenlenen Türk-Alman Ekonomi Forumu'nda, Türk-Alman ve AB ilişkileri masaya yatırıldı. Merkel, Başbakan Erdoğan ile katıldığı işadamları toplantısında yaptığı konuşmada, Ankara Protokolü ile ilgili yapılan tartışmalarda sanki Türkiye'nin önüne bir engel konuluyormuş sonucu ortaya çıktığını ifade eden ederek, “Ancak, bizim söylediğimiz, Ankara Protokolü’nün tüm AB için geçerli olması gereğidir.” dedi. Dünyada Doğu-Batı çatışmasından, İran'ın nükleer krizine kadar birçok sorunun bulunduğuna işaret eden Almanya Başbakanı, ülkesinde İslami grupların liderleri ile diyalog başlattıklarını kaydetti. Merkel, şöyle konuştu: “Din adına şiddetin uygulanması hiçbir yerde gündem maddesi olmaz, bunun telin edilmesi lazım. Din açısından karşılıklı birbirimizi anlamalıyız.” Türkiye'nin ekonomisini çok güzel bir sinerji içinde gördüğünü belirten Merkel, “Almanya'dan gelip de Türkiye'de yatırım yapmış firmaların çok sayıda olması, Türk firmalarının orada yatırım yapması, Türk müteşebbislerin katkısı, ne kadar yoğun ilişki olduğunun göstergesi. Bunu devam ettirmeli. Man, Chrysler, Siemens alışılmış markalar. Küçük ve orta işletmeler de yer almalı.” diye konuştu.

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş, Kıbrıs sorunu konusunda Merkel'den somut olarak Türkiye'den nasıl bir adım atılmasını istediklerini sordu. Merkel ise, “Liman ve hava limanlarının açılması gerekiyor. 8 Kasım'da AB'nin ara raporu açıklanacak, raporda Ankara Protokolü ve Türkiye'nin yaptığı reformlar etkili olacak.” açıklamasını yaptı. Alman Başbakan, kendi dönem başkanlıklarında sorun çıkarmayacaklarını kaydetti. Başbakan Erdoğan konuşmasında, değişen dünya şartlarında küreselleşmeye karşı Almanya ile işbirliğinin önemli imkanlar sunduğunu kaydetti. Başbakan, “Barış, istikrar, güvenlik, özgürlükler ve refah birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Avrupa ve ötesinde barış istikrar ve refah üretmek için hep birlikte çaba sarf edilmeli.” ifadelerini kullandı. Erdoğan Türk ekonomisindeki gelişmeleri anlatarak, Dünya Ekonomik Forumu tarafından yapılan 125 ülkelik rekabet gücü sıralamasında Türkiye'nin 71'inci sıradan 59'uncu sıraya yükseldiğini kaydetti. Başbakan Erdoğan’ın Alman yatırımcıları Türkiye’deki özelleştirmelere davet etmesi üzerine, Merkel, “Almanya enerji sektöründe çok önemli partner olabilir. Etkin enerji teknolojilerinin kullanılması ve uygulanması, çok yüksek çevre standardında gerçekleştirilmesi son derece önemli.” dedi. Merkel, Alman firmalarının karayolu ve demiryolu gibi altyapı konularında da yer alabileceğini bildirdi. Alman heyetinden gelen enerji ile ilgili çalışmalar hakkındaki soruya da Erdoğan, “Şu anda nükleer enerjide 5 megavatlık program hazırlandı. Çok kısa zamanda ihalesini yapmak suretiyle bu adım atılacak, aceleciyiz.” cevabını verdi.

Başbakan Erdoğan, Almanya'nın, Türkiye'nin turizmi açısından önemli partner olduğunu ifade ederek, “Rusya arkadan geliyor, Almanya'yı yakalamasın. Bu fark artarak devam etsin. Şu anda 4,3 milyon turist geliyor, niye bu 5 milyon 6 milyon olmasın?” şeklinde konuştu. Erdoğan, terörün turizme olumsuz etkisine işaret ederek, bir olay nedeniyle bir gecede 100 bin iptalin geldiğini kaydetti.

İşadamları, Almanya’nın vizede kolaylık sağlamasını istedi

Toplantının ev sahipliğini yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, konuşmasında, Uluslararası Nakliyeciler Derneği Başkanı Çetin Nuhoğlu da soru-cevap faslında karayolu taşımacılığında yaşanan vize ve kapasite sorunlarını dile getirdi. Merkel, Almanya'nın Şengen bölgesine dahil bir ülke olduğuna işaret ederek, “Türkiye'deki üç Alman temsilciliği vize vermekte cimrice davranmıyor, işadamı olarak tanınmış kişilere kolaylığı sağlıyor. Almanya Büyükelçiliği ile işadamları arasında bilgilendirme toplantısı düzenlenecek.” açıklamasını yaptı. Merkel, mal taşımacılığı konusunda da 6 Eylül'de toplantı yapıldığını, kapasitenin yüzde 30 artırıldığını ifade etti. Toplantıda ilk konuşmayı yapan TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak AB'nin takındığı tutumu eleştirdi. Sabancı, Almanya'nın Türkiye'nin kalkınmasında önemli paya sahip olduğunu söyleyerek, “Almanya'nın karşılıklı ticarette ve yatırımcılar arasında birinci sırada yer alması ilişkileri sağlam temeller üzerine oturttu. 2005 itibarıyla çok düşük olduğunu düşündüğümüz ticaret hacmi 21 milyar Euro. Almanya bizim için en önemli ihracat pazarı. Doğrudan yatırımları önemli katkı sağladı.” diye konuştu. Sabancı, iki ülke arasındaki gerçek ticaret hacminin ise orta vadede 60 milyar Euro'yu yakalaması gerektiğini bildirdi. Almanya Sanayi Federasyonu Başkanı Jürgen Thumann ise Alman küçük ve orta ölçekli işletmelerin Türkiye'ye ilgi gösterdiğini anlatırken, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Türk işadamlarının orta vadede 95 milyar Euro'luk iş hacmine ulaşmasını beklediklerini söyledi. Hisarcıklıoğlu, Kıbrıs konusunda AB tarafından verilen sözlerin tutulmadığını yineledi.

Medeniyetler İttifakı’na İstanbul damgası

Başbakanlar Tayyip Erdoğan ve Angela Merkel, dün 4 dinin temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmenin ardından basın toplantısı düzenleyen Merkel, toplantının farklı dinlere saygının ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini söyledi. Din adına şiddet uygulanmasının kabul edilemeyeceği konusunda hemfikir olduklarını ifade eden Merkel, “Bu nedenle bu diyalog bütün dünyadaki barışa hizmet edecektir.” dedi. Erdoğan da, dünyanın barışa her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğu kritik dönemde farklı dinlerin temsilcileriyle anlamlı toplantı yaptıklarını söyledi. Erdoğan, “Bu bir araya geliş, medeniyetler çatışması gibi felaket senaryolarına karşı en güzel ve en etkili cevaptır. Biz siyasiler ve dini liderler olmak üzere bütün kanaat önderlerinin birbirini dışlayan, çatışma ve şiddet kültürünü tahrik eden söz ve davranışlardan uzak durması gerektiğine inanıyorum tüm dünyada.” dedi. Erdoğan, cami, kilise ve havraların yüzyıllarca bu topraklarda bir arada var olarak medeniyetler ittifakının sembolü haline geldiğini ifade etti. Erdoğan konuşmasında Almanların Yahudi katliamına da dokundurdu. Erdoğan, “1492’de İspanya'dan kaçan Yahudilere, 2. Dünya Savaşı sırasında güvenli bir sığınak arayan uluslara, Saddam rejiminden kaçan Iraklı Kürtlere, Kosova krizinin etkisinden uzak kalmaya çalışan Makedonlara kucak açtık.” dedi. Medeniyetler çatışması senaryolarının üretilmesine yol açan eğilimlerin barışı tehdit ettiğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu: “Bu hepimizi, sonu olmayan karanlığa çekmektedir. İspanya Başbakanı Zapatero ile eş başkanlığını yaptığım ‘Medeniyetler İttifakı' girişiminin amacı buna yöneliktir. Almanya ile başlattığımız Reuter Girişimi buna en güzel örnektir. Avrupa ve Asya'nın birleştiği böyle bir mekânda tüm dünyaya barışın evrenselliğini, medeniyetler ittifakının evrenselliğini birlikte aktarıyoruz.” Angela Merkel dün ayrıca Fener Patrikhanesi’ni de ziyaret etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious