Türkiye'yi krizden kurtaracak formül

Türkiye'yi krizden kurtaracak formül.13933
  • Giriş : 21.11.2008 / 00:30:00
  • Güncelleme : 21.11.2008 / 00:12:46

Türkiye krize çare arıyor. Ekonomi yönetiminden özel kesime hemen herkes çıkış yolları arıyor. Makul formül şu:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Merkez Bankası eski Başkan Yardımcısı Fatih Özatay: Merkez Bankası'nın kasasında atıl duran işçi dövizleri özel sektöre ilaç olabilir. Kriz kapıdayken kura göre 13-15 milyar dolar arasında değişen işçi dövizleri, bankalara aktarılabilir

Bu konudaki önerisinin detaylarını açıklayan TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Merkez Bankası eski Başkan Yardımcısı Fatih Özatay, 1970'lerin ortasında Türkiye'nin döviz darboğazına girdiğini ve “1 cente muhtaç kalınan” dönemlerin yaşandığını anımsattı. Özatay, işte tam o dönemde ülkenin döviz sıkıntısının aşılması için yurtdışında yaşayan Türklerin kapısının çalındığını kaydederek, şunları kaydetti: Yurtdışındaki Türklerin birikimlerini Türkiye'ye çekmek için bu fikir akla gelmiş. Merkez Bankası'na yurt- dışındaki Türklere mevduat hesabı açma hakkı verilmiş. Merkez Bankası'nın güvenilirliği nedeniyle de oldukça büyük bir meblağ toplanmış. Bu paralar için birkaç senelik vadelerle uygun faizler ödemiş. Tam da benzin, yağ kuyruklarının olduğu dönemde, bu dövizler imdada yetişmiş. Özatay, ancak sonraki dönemlerde Merkez Bankası'nın bilançosundan bu dövizleri çıkarmak istediğini kaydederek, “Zaten Merkez Bankası'nın görevi mevduat tutmak değil. Dünyada hiçbir Merkez Bankası'nda yok. Çünkü bu ticari bankacılık” dedi.

PARA YATMASIN

Özatay, döviz kuruna göre 13-15 milyar dolar arasında oynayan bu kaynağın şimdi işe yarayabileceğini kaydederek, şu formülü gündeme getirdi: “Kriz kapıda. Ortada da orada yatan böyle bir kaynak var. Kriz dönemleri olağanüstü tedbirler gerektirir. Uçuk kaçık önlemler alınabilir. Normalde bu kaynak bankalarda olsaydı, buradan özel sektöre kredi açılabilirdi. Ancak Merkez Bankası kredi veremiyor. Bu para bankacılık sektörüne aktarılabilir. İhale ile hevesli bankalara devredilebilir ya da ikinci bir seçenek olarak bir fon kurulup para oraya aktarılır. Her iki şekilde de para ekonomiye kazandırılır.”

Özel sektöre kefil olunsun

Bu dövizlerin devredilebileceği fonun yapısı hakkında da bilgi veren Özatay, “Bu fon, kredi garanti fonu gibi çalışabilir. Kâr amacı gütmeyen bir fon olacak. Bankalardan kredi alamayan işletmelere kefil olacak. Şirketlerin krediyi ödeyememesi halinde buradan ödeme yapılacak. Fon, kredi değil kefalet verecek. Bu fon, riski dağıtmak için kredinin yüzde 60 ya da 80'ine kefil olacak. 10 milyarlık kaynağı olan bir banka, sadece bu kadarlık kredi verebilirken, fonla, bunun 5-6 katı oranında krediye kefil olunabilecek” diye konuştu.

Mahalli idareler yerine reel sektöre

Özatay, krize karşı alınabilecek önlemlerin bununla da bitmeyeceğini kaydederek, “İçerideki kredi daralmasının önüne geçmek için de ayrı bir fon yaratılabilir. Bunun kaynağı da bütçe olacak. 2009 bütçesindeki harcama öncelikleri yeniden gözden geçirilmeli. Mahalli seçim yaklaşıyor diye belediyelere normalinden fazla kaynak aktarılacaksa, bu, onun zamanı değil. Milli gelirin yüzde 1'iyle bile böyle bir fon kurun. Harcamalar kısılarak buraya çok rahat kaynak oluşturulabilir. Bankalar içeride kredi vermiyorsa, bu fon 'ben kefilim' diyecek. Yerel seçimlerde birkaç puan oy almak mı daha önemli Türkiye'nin geleceği mi daha önemli” dedi.

Hükümete aktardım

Özatay, bu mali tedbirlerin yanında IMF ile bir anlaşma sağlanması ve “güven” mesajı verecek bir tedbir paketinin de açıklanması gerektiğini söyledi. Özatay, “Tsunami bu tarafa geliyor. Gözünüzü kapadığınız zaman gelmiyor değil ki. Tedbire ihtiyacımız yok türü söylemlerden kaçınılmalı. Bu önerilerimi hükümete de aktardım” dedi.

AKŞAM

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*