Türkler sora sora, Batılı haritaya baka baka yolunu buluyor

Türkler sora sora, Batılı haritaya baka baka yolunu buluyor .17653
  • Giriş : 08.09.2007 / 16:42:00

Paris, Roma, Londra, Berlin ya da Madrid’e gidenler, şehri en ince ayrıntısına kadar anlatan haritalar sayesinde hiç zorluk çekmeden gezebiliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Peki, Türkiye’de böyle bir şey mümkün mü?. Tabiî ki hayır. ‘Sora sora Bağdat bulunur’ anlayışından olacak, bizlerin haritalara ihtiyacı yok. Ya turistler... Allah onların yardımcısı olsun...

‘Sora sora Bağdat bulunur.’ derler; doğru ama bu sadece Doğu’ya özgü bir söz olsa gerek. Eloğlu öyle sora sora bulmuyor, haritaya bakarak tabiri caizse nokta atışı yapıyor. Nereye, nasıl gideceğine haritaya bakıp da karar veriyor. Avrupa ülkelerine veya Amerika’ya gidenler bilirler. Tarihî ve kültürel bir seyahat gerçekleştirmek için yola çıkanlar, daha o ülkeye adım atar atmaz, havaalanında, otelde, takside bütün kenti hem de mekânlarıyla ayrıntılı bir şekilde anlatan haritalarla karşılaşır. Bir turist, elindeki haritayla kimseye soru sorma ihtiyacı hissetmeden rahatlıkla dolaşabilir. Bu haritalarda otobüsler saat kaçta nereden kalkıyor, nereye gidiyor, metro güzergâhları nasıl, hangi tarihi ve kültürel mekânlar bu güzergâhların üzerinde, fotoğraflarıyla birlikte açık ve net şekilde anlatılır ve bu harita sürekli güncellenir.

Ya bizde? “Özellikle İstanbul’da kent haritaları nasıl yapılıyor, içeriğinde neler vardır? Haritalarda bir turistin bulmak istediği tüm bilgiler mevcut mu? Haritalar bir kentin tarihinin tanınmasında nasıl bir rol oynar?” sorularını kapsayan bir araştırma yapalım istedik. İstanbul’daki belediyelerinin, büyükşehir belediyesi de dahil çoğunun kentin tarihini ve kültürünü ayrıntılı anlatan bu tür haritaları yok. Sadece kitapçık şeklinde küçük rehberlere rastlıyoruz. Ancak Murat Belge iki yıl önce Eminönü Belediyesi’ne “İstanbul Tarihî Yarımada Eminönü Yürüyüş Güzergâhı” adında tam da bu bilinci anlatan bir harita hazırlamış. Beyoğlu Belediyesi, kapsamlı bir haritanın hazırlığını yapıyor. Bunların dışında Sultanahmet’te, Beyoğlu’ndaki İstanbul Kitapçısı’nda turizm şirketleri tarafından hazırlanan hatırı sayılır haritaların olduğunu görüyoruz. Bunlar, Avrupa’dakiler kadar ayrıntılı olmasa da, yabancıların işini görüyor.

Peki durum neden böyle? Belediyeler, valilikler ve özel şirketler için turistik ve kültürel amaçlı harita hazırlayan Eksen Harita Mühendislik’in Müdürü Ekrem Alımlı, harita kullanımının eğitimle aşılanan bir olgu olduğunu söylüyor. “Hayatında harita kullanmamış, haritanın kullanımının faydaları ya da gerekleri ile ilgili bilgilendirilmemiş, harita kullanımı öğretilmemiş bir insandan harita kullanmasını beklemek, okuma yazma bilmeyen bir insandan bir kitabı okumasını beklemek gibidir. Aynı şekilde böyle bir altyapıya sahip olmayan bir yöneticiden de harita yaptırılması ve halka ücretsiz dağıtılması konusunda bir şey bekleyemezsiniz.” diyor.

Gelişmiş ülkelerde faaliyet gösteren ve harita ile ilgili çalışmalar yapan devlet kurumlarının internet sitelerine bakıldığında her birinin çocuklar için ayrılmış bir bölümü mutlaka var. Bu kurumların ülkemizdeki karşılıkları Maden Tetkik Arama, Karayolları Genel Müdürlüğü, Milli Parklar Genel Müdürlüğü, belediyeler… Ama hiçbirisinin sitesinde çocuklara yönelik haritalı bölüm yok. Harita kullanımayı teşvik eden bir çalışma da yok. Ayrıca gelişmiş ülkelerde taksi sürücü ehliyeti ya da özel taşıyıcı araç (limuzin, servis otosu vb.) ehliyeti almak için özel sınavlara girmek gerekiyor. Bu sınavlardan biri de harita kullanma sınavı. Yani bir Avrupa ülkesinde harita kullanamayan, haritadan bilgi alamayan, bir sokağı haritada bulamayan, haritadan alternatif rota çıkaramayan biri rallici de olsa taksi kullanamıyor. Torpido gözünde haritası olamayan bir taksi, limuzin, servis otosu trafiğe çıkamıyor.

***

Ülkemizin imajı zedeleniyor

Ekrem Alımlı, İngiltere ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nde harita oluşturma ve kullanma bilincinin daha ilkokuldan başladığını belirtiyor. Mesela İngiltere’de en büyük harita üreticisi ve aynı zamanda bir devlet kurumu olan Ordnance Survey, 2006 yılında ilköğretim çağındaki çocuklara ücretsiz olarak 6 milyon adet harita ve harita kullanımını öğreten kitapçık dağıtmış. Öğretmenler için de harita kullanımını öğrencilere nasıl öğreteceklerini anlatan kitaplar vermiş. Alımlı, İngiltere’nin dünyada kişi başı milli geliri en yüksek ülkelerden birisi olduğuna ve buna rağmen harita kullanma konusunu çocukların ve ailelerin tercihine bırakmadığına dikkat çekiyor. Güney Afrika’da ise okullarda ücretsiz haritalar dağıtılıyor. Dağıtılan haritalar ülkemizde ilkokulda sözlülerde kullanılan duvara asılan ülke haritaları değil, yetişkinlerin kullandıklarına yakın ayrıntıda turistik haritalar. Türkiye’de harita üretimi konusunun tam bir fiyasko olduğunu belirten Alımlı, özellikle turistik amaçlı haritalar işin ehli olan kişiler tarafından hazırlanmadığından standartlarının çok düşük olduğunu söylüyor. “İşin kalitesine dikkat edilemediği ve sadece renkli basit çizimler ve kâğıt baskıdan ibaret bakıldığı için kimin tarafından, hangi meslek grubu tarafından hazırlandığına bakılmaksızın basılmasına göz yumuluyor. Ülkemizi tanıtacak bir kültür ürününün hazırlanmasında daha seçici ve titiz davranılmalıdır. Burada valiliklerde ve belediyelerde görev yapan karar vericilere çok görev düşmektedir. Basılacak olan harita on binlerce turistin eline ulaşacaktır. Ülkemizdeki haritaları kullanan (ya da kullanmaya çalışan) turistler maalesef kendi ülkelerindeki alışık oldukları gelişmiş ve güzel haritalarla karşılaştırmakta ve gerek görsel gerekse teknik olarak yeterli olmayan haritalar yüzünden ülkemizin imajı zedelenmektedir.” diyor. Ülkemizde yeterli harita olmamasının bir sebebi de harita hazırlamak için gerekli olan bilgilere ulaşmadaki zorluk ve hatta imkânsızlık. İstanbul için hazırlanan bir harita için bir devlet kurumundan üzerindeki bilgilerin doğruluğu konusunda görüş almak istendiğinde bürokratik yazışmalar ve teknik işlemler 2-3 ay sürüyor. Gelen bilgi de çoğu zaman yeterli olmuyor. Varın gerisini siz hesap edin.

Ülkemizde vatandaşın harita kullanmamasının sebepleri

* Harita kullanmayı bilmemek.

* Haritanın gerçekten işine yarayacağının farkında olmamak.

* Harita bulamamak.

* Haritaları kullanmanın keyfini hiç tatmamış olmak.

Kültür tarihçisi Ekrem Işın:
Harita, mekânın hafızasıdır


Peki haritalar bir kentin kültürel tarihinin tanınmasında nasıl bir rol oynar? Bu sorunun cevabını kültür tarihçisi Ekrem Işın’dan alıyoruz. Ekrem Işın, haritaların bir mekânın hafızası olduğunu belirtiyor. Yeryüzü kültürüne yön vermiş tarihî şehirlerin haritalarını, aynı zamanda bir medeniyet rehberi olarak da kabul edebileceğimizi söyleyen Işın, “Şehir fizyonomisinin tarih içindeki değişimine haritalar şahitlik eder. Bu açıdan her şehir haritası, ait olduğu mekânı yansıtan bir kimlik belgesidir. 18. yüzyılda François Kauffer’in çizdiği ilk modern İstanbul haritasında, şehrin modernleşme sürecini görmek mümkün. Tarihî şehirler bir labirenttir. Şehirli insan bu labirenti tanır.” diyor. Ancak Işın, bugün kendi labirentinin karmaşasını tanıyan İstanbullu insan tipinin tarihe karıştığını ve insanların bu metropolde turist gibi yaşadığını anlatıyor. Harita okuma bilinci bu noktada tartışılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

ZAMAN-CUMAERTESİ

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious