Türkler'den özür ama yine de küstahlık yaptı

  • Giriş : 16.02.2006 / 00:00:00

Türklüğe ve Türklere hakaret ettiği için yargılanan Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, kendisini yanlış anlayanlardan özür diledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Irkçı ifadeler bulunduğunu iddia ettiği İstiklal Marşı'nın bölücülük içerdiğini savunan Dink'in katıldığı açık oturumun sonunda olay çıkınca, başkan programı kesti.
"Orhan Pamuk ve Hrant Dink Davaları Işığı'nda Düşünce Özgürlüğü Nedir? Ne Değildir?" konulu açık oturum Akdeniz Üniversitesi Konferans Salonu'nda yapıldı. Açık oturuma, Türklüğe hakaret ettiği için yargılanan Ermeni gazeteci Hrant Dink, gazeteci Oral Çalışlar, Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemal Gözler ile emekli albay Hüseyin Mümtaz Bayazıtoğlu katıldı.

Prof. Dr. Çetin Yetkin'in yönettiği oturuma kendisine ulaşılamadığı için Orhan Pamuk katılmadı.

Türklüğe hareket içerdiği yazının gölgesinde başlayan oturumda Hırant Dink, kendisini savundu. Kendisinin Türklüğü aşağılamadığını, hiçbir kimliği de aşağılamasının mümkün olmadığını kaydeden Dink, bu kez Milli Marşı bölücü bulduğunu açıkladı. İstiklal Marşı'nın "Kahraman ırkıma bir gül" bölümüne geldiğinde sustuğunu ifade eden Dink, "Allahınızı severseniz, bu mu bütünleştirici ulusal marş. Herkes kendi ırkına gönderme yapıyor. Bölücülük bu. Ben düşünüyorum ki, kahraman ırkım yerine çalışkan yurttaşım kelimesi ne olur. Ulusal marşın bütün mısralarını söylüyorum sizinle, oraya gelince susuyorum. Ondan sonra devam ediyorum. Ulusal marşı reddetmiyorum. Türklüğü aşağılamak ne münasebet. Ama hissiyatım bu. Ben kendi ulusal marşımda ırkçılığa gönderme yapmak istemem." diye konuştu.

Türklüğe hakaret ettiği için Türk Ceza Kanunu'nun 301'inci maddesinden yargılanan Dink, kendisini şu sözlerle savundu ve Türklerden özür diledi: "Ben hiçbir kimliği aşağılamam. Hele hele Türk kimliğini. Ermeni kimliğini de aşağılatmam. Hayat felsefem farklı kimliklerin bir arada yaşaması. Onun için ben Türkleri aşağılamam. Eğer içinizde, bu cümlelerle Türklüğünüzü aşağıladım diye hala aklınızda bir düşünce varsa lütfen böyle düşünmesin. Size böyle düşündürttüğüm için özür dilerim. Ben sizleri aşağılamam."

Türkiye'de düşünce özgürlüğünün bulunmamasına karşın, ifade özgürlüğünden bahsedilebileceğini belirten Dink, kendi kırmızı çizgisinin dinsel ayrım, etnik ayrım ve cinsel ayrım olduğunu dile getirdi.

Açık oturuma hukukçu kimliği ile katılan Doç. Dr. Kemal Gözler ise Türkiye'nin kırmızı çizgisinin Türklük ve Türk Bayrağı olduğunu söyledi. TCK'da yer alan 301. maddeyi savunan ve doğru bulduğunu ifade eden Gözler, 301 için "Kesinlikle gereklidir." yorumunda bulundu. Hürriyetin beraberinde, otoritenin de gerekli olduğunu savunan Gözler, şunları söyledi: "Bunu denge içinde tutmak lazım. Yüzde 100 hürriyet ortamında kimse yaşamaz. Otoritenin olmadığı yerde anarşi çıkar. Bize ikisi de lazım. Bu ülke hepimizin. Kamu düzenini bozma ihtimali varsa, ifade özgürlüğünü kısmak lazım. Kendi kişisel kanaatimce hürriyete yüzde 99, otoriteye yüzde 1 ağırlık verilmeli. Yüzde 100 hürriyet diyorsanız yok öyle bir şey. Devlet de kendisini koruyacaktır. Bir kırmızı nokta vardır. Türkiye'nin kırmızı noktası Türklük ve Türk bayrağıdır. O nedenle Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi yanlış değildir, kesinlikle gereklidir."

Salonda bulunan Cumhuriyet Eski Başsavcısı Vural Savaş söz aldı. İsmini vermediği bir konuşmacı tarafından 'veto' yediği için katılımcıların arasında bulunmadığını belirten başsavcının ardından soru cevap bölümüne geçilmesi gerekirken Hukukçular Birliği Başkanı Kemal Kerinçsiz'in söz alması ortamı gerdi. Hırant Dink davasının müdahil avukatlarından olan Kerinçsiz'in konuşmasını istemeyen seyirciler uzunca bir süre protestoda bulundu. Topluluğun yatışmadığını gören oturum başkanı programı kesmek zorunda kaldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious