Türkleri,çok seven Koreli: Sang-Ki Paik

  • Giriş : 26.12.2006 / 00:00:00

Türk Büyükelçiliği'nde danışman olarak görev yapan Sang-Ki Paik, savaşı ve savaş sırasında yaşadıklarını anlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Güney Kore ile Kuzey Kore arasında 1950-1953 yıllarını kapsayan Kore Savaşı'na katılan ve halen Güney Kore'deki
"Kalbimin yarısından fazlası Türk'tür." diyen Paik, Türk askerinin özellikle Kunuri'de gösterdiği kahramanlığın takdire şayan olduğunu söyledi. 24 yıl Ankara'da diplomat olarak kalan ve Türkçeyi son derece iyi konuşan Paik, "Eğer Türk askeri Kunuri'de Çin ve Kuzey Kore askerlerinin çemberini kırmasaydı; BM bünyesindeki tüm askerler mahvolmuştu" şeklinde konuştu.

Kore Savaşı ile ilgili Güney Kore'de bulunan Türk gazetecilere bilgi veren Sang-Ki Paik, savaş sırasında Kore'ye gelen Türk askeri ile Korelilerin irtibatını sağlamakla görevlendirildiğini belirtti. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra 38. paralelin kuzeyinde kurulan Kuzey Kore'nin 1950 yılında Güney'e saldırdığını hatırlatan Paik, "Saldırıya hazırlıksız yakalanan Güney Kore, çaresiz bir şekilde geri çekildi. 1 haftalık süre içerisinde ülkenin güneyinde bulunan Busan şehrine kadar geri çekildik" dedi. Paik, Birleşmiş Milletler'in çağrısına uyan Türkiye'nin 5 bin 800 kişilik birlikle Kore'ye geldiğini hatırlattı.


"TÜRK ASKERİ KADAR SAVAŞÇI BİR ASKER GÖRMEDİM"


"Kunuri'de meydana gelen savaş bence Türk tarihinin en zorlu çarpışmasıdır" diyen Paik, savaşın gelişimini şöyle anlattı: "Türk askerleri Kunuri'de iken milyonlarca Çin askeri, Kuzey Korelilerle birlikte tekrar saldırıya geçti ve Türk askerlerini çembere aldı. Çinlilerin ve Kuzey Korelilerin saldırısından ne bizim, ne de komutanlarımızın haberi vardı. 27-28 ve 29 Kasım günü burada süren çarpışmalar bence Türk tarihinin en zorlu muharebesidir. Belki İstiklal Savaşı'nda da zorlu çarpışmalar olmuştur ancak Kunuri Savaşı bir çember açma savaşıydı. Ben o zamanlar 2. Tabur Komutanı Binbası Mithat Uluönlü'nün irtibat subayıyla birlikte İngilizce tercümanlık yapıyordum. Maalesef bu binbaşı Kore Savaşı'ndan sonra şehit oldu. Kunuri Savaşı sırasında hava o kadar soğuktu ki neredeyse eksi 25 derece soğuk vardı. Birbirimizle konuşamıyorduk soğuktan. Türk askeri için durum çok kötüydü. Ülkeye ve coğrafyaya yabancıydılar, dil bilmiyorlardı. Süngü süngüye savaş yapılarak çember açıldı. Bu anormal savaşta Türk askerleri çemberi açmasaydı yanındaki ABD 2. tümeni ve sağındaki Kore 6. Kolordu ile birlikte BM askerleri mahvolmuştu."

Türk askerlerinin kahramanca çarpışarak çemberi açmasıyla birlikte Çin ve Güney Kore güçlerinin geri çekilmeye başladığını ifade eden Paik, "Bu 3 günlük savaş sırasında düşman askerleri Türk askerlerinin diğer birliklerle irtibatını kesmişti. Üst komuta ile de irtibat kesilmişti" dedi. Paik, Türk askerlerinin 5-10 kişilik gruplar halinde süngülerle savaştığını vurguladı.

"24 YIL ANKARA'DA KALDIM. BENİM İKİNCİ VATANIM TÜRKİYE"

Savaş bittikten sonra da Türklerle birlikte olduğunu belirten Paik, " Tugay Komutanı Tahsin Yazıcı 1956 yılında Türkiye'ye döndükten sonra TBMM Başkanı Refik Koraltan'a , 'orada bizimle beraber savaşan bir Koreli arkadaş savaş nedeniyle üniversiteyi okuyamadı. Bu Koreliyi Türkiye'ye getirip okutalım' diye teklifte bulunmuş" dedi. Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdikten sonra Kore Dışişleri Bakanlığı'nda göreve başlayan Paik, Ankara'da 24 yıl 1. müsteşar olarak çalıştığını söyledi.

Türkiye'de önemli dostluklar kurduğunu söyleyen Paik, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül benim sınıf arkadaşımdır. Eşimle birlikte beni davet etti Ankara'ya, sağ olsun bizimle çok ilgilendi. İkinci vatanıma hasretimi gidererek güzel ziyaretler yaptım, resmi ziyaretler yaptım. Kara Harp Okulu'nda Kore Savaşı ile ilgili bir konuşma yaptım. Katılanlar büyük bir coşkuyla alkışladı. Genelkurmay 2. Başkanı Sayın Ergin Saygun Paşa'yı da ziyaret ettim." diye konuştu.
"TÜRK MİLLETİ ÇOK ASİL BİR MİLLETTİR"

Türk askerlerinin Kore Savaşı sırasında Koreli çocuklara çok yardımda bulunduğunu ifade eden Paik, "Her zaman şunu söylemişimdir; Türk milleti çok asil bir millettir. Çok iyi niyetli insanlardır. Eninde sonunda büyük bir Türkiye olacağından hiç şüphem yoktur. Her ülkenin problemleri vardır. Türkiye'nin de var, Kore'nin de. Ömrüm Türklerle beraber geçti. Türkiye ve Kore kan kardeş oldu böyle bir harpten dolayı. Türkiye var olsun! Sağ olsun! Çok çok yaşasın Türkiye" ifadelerini kullandı.

Türklerin Kore'de kendi ülkelerinde savaşıyormuş gibi çarpıştıklarını ifade eden Koreli diplomat, "Savaş sırasında birçok yetim Koreli çocuk kaldı. O zamanlar Kore çok fakirdi. Türk askerleri yetim kalan çocuklara dayanamıyordu. Birkaç tane çocuğu alıp tabura, bölüğe getiriyorlardı. Burada yedirip, içirip giydiriyorlardı. Karınlarını doyurup çocukları yatırıyorlardı. Bir çocuk, iki çocuk derken Kore'de 50 kişilik okul kurdular. Kore Savaşı'na 16 millet geldi ancak sadece Türkler bize böyle davrandı" diye konuştu.

Sang-Ki Paik, Türklerle ilgili duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Böyle asil bir milleti başka bir ülkede görmedim. Türk demek sadece kahramanca savaşan demek değildir bence, tertemiz kalbi olan, iyi niyetli insanlardır. Koreliler kadar Türkleri seviyorum, Savaşta bir Türk arkadaşım vardı. Şehit oldu. 'Keşke o değil de ben şehit olsaydım!' diyorum. O da yaşasaydı aynısını benim için söylerdi. Şehitliğe her yıl gidip mezarını ziyaret ediyorum. Türkiye ile Kore kan bağıyla bağlıdır. Bundan daha güzel dostluk olmaz. Onun için Türkiye benim 2. vatanım, Ankara 2. memleketimdir. Kalbimin yarıdan fazlası Türk'tür".

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious