TÜSİAD Başkanı, ekonomik gelişmelerden rahatsız

TÜSİAD Başkanı, ekonomik gelişmelerden rahatsız .9250
  • Giriş : 06.03.2008 / 04:14:00
  • Güncelleme : 06.03.2008 / 00:49:03

TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, gazetecilerin ekonomiye ilişkin sorularını yanıtladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, "Avrupa Birliği Üyeliği Yolunda Türkiye'nin Tanıtımı: TÜSİAD Örneği" başlıklı raporun tanıtım toplantısı sonrasında, gazetecilerin ekonomiye ilişkin sorularını yanıtladı.

Açıklanan son enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Yalçındağ, enflasyon göstergelerinin "endişe verici boyutlarda" olduğunu ifade ederek, iş dünyası olarak ekonomideki son göstergeleri de "kaygı verici" bulduklarını ifade etti. Yalçındağ, bunu söylerken amacının "karamsar bir tablo çizmek" ve bir "felaket tellallığı yapmak" olmadığını da vurgulayarak, "TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı olarak ekonomideki daralmaya, ekonominin gidişatının istediğimiz gibi gitmediğine, iş dünyası olarak bir sıkıntının olduğuna da vurgu yapmak ve bu konuda uyarı yapmak da görevim" dedi.

Son enflasyon verilerinin de istihdamla ilgili göstergelerin de son derece "kaygı verici" olduğunu vurgulayan Yalçındağ, enflasyondaki yükselişte dünyada artan gıda ve enerji fiyatlarının önemli bir etkisi bulunduğunu bildiklerini ancak, bunun dışında enflasyonda bir artış eğilimi görüldüğünü, bunun da son derece "endişe verici" bir durum olduğunu kaydetti.

-"EKONOMİ GÜNDEMİN BİRİNCİ MADDESİ OLMALI"-

Yalçındağ, Türkiye'nin 2001-2006 döneminde çok başarılı bir ekonomik performans sergilediğini, mali dengeler, bütçe açığı, enflasyon hedeflemesi, büyüme açısından çok iyi bir 5 yıl geçirdiğini, ancak 2007 yılında göstergelerin bozulmaya başladığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2006'da bütçe açığının GSMH'a oranı 0.8 iken, 2007'de 2.4 oldu. İki seçim yılı olmasının etkisi vardı ama göstergeler bozulmaya başlamıştı. Onun için bu yıl enflasyon tek hanelerde ama hedefin iki katına ulaşmıştı. Büyüme hızında yavaşlama olmuştu. Geçen sene bunları yaşadık. Dedik ki 2 seçimli zor bir yıldı. Bu yıla girerken, bunun paralelinde dünya ekonomisinde bir daralma yaşandı. Yılın başında dedik ki: 'bu yıl zorlu bir dönem olacak'...Ekonomiyi onun için gündemin birinci maddesi yapmalıyız. Türkiye birkaç gündemi beraberinde yönetebilecek bir ülke. Eğer bunda çok başarılı olamıyorsak önceliklerimizi belirlemek durumundayız. Onun için ekonomiye kuvvetli vurgu yapmıştık. Geldiğimiz noktada da dünyada bir finansal dalgalanma var. Bunun da dünyanın reel büyümesine negatif etkisi olacak, bunu gösteriyor. Geçen sene 4.9 büyüyen dünya ekonomisini bu sene 4.1 büyüyecek. Kaldı ki bizim ihracatımızı en fazla yaptığımız AB'deki Euro bölgesinde de bir daralma var. Büyüme oranlarını beklentilerinde düşürdüler. Hem enflasyonda yükselme var. Euro bölgesinde üç küsur enflasyon çıktı. O da 14 yılın en yüksek enflasyonu..."

Tüm dünyanın hem büyüme hedeflerini yakalayamadığı, hem de enflasyonist baskılara dayanamadığını ve sıkıntı çektiğini kaydeden Yalçındağ, bu dönemde para politikalarının, maliye politikalarının çok büyük beceriyle işletmek gerektiğini kaydetti.

-"YAPISAL REFORMLAR BİR AN ÖNCE GERÇEKLEŞTİRİLMELİ"-

TÜSİAD Başkanı Yalçındağ, Türkiye'nin uzun süredir söylediği ve 2007 yılında yoğun gündem nedeniyle yapamadığı yapısal reformların bir an önce gerçekleştirilmesi gerektiğine işaret ederek, 2008 yılında da ekonomideki beklenti yönetiminin de büyük bir maharetle yapılmasıyla 2009'u da içine alan yüksek büyüme hızlarını yeniden yakalanabileceğini söyledi.

Yalçındağ, bugün itibariyle yaşananları kaygıyla izlediklerini yineleyerek, "İç pazarda daralma var. İşsizliğe çare bulunamıyor. İşsizlik 90 bin arttı. Enflasyondaki gidişat bizi ürkütüyor. Büyüme daralıyor. Enflasyona dikkatlice eğilmek lazım. Ben karamsar tablo çizerek felaket tellallığı yapmak istemiyorum" dedi.

-"HEDEFLER ZOR, GERÇEKLEŞTİRMEYE GAYRET EDECEĞİZ"-

Türkiye'nin bu yıl yüzde 5 büyüme ve yüzde 4 enflasyonu tutturabilmesi için gayret göstereceklerini, ancak bu hedeflerin zor olduğunu ifade eden Yalçındağ, Türkiye'nin 2009 ve sonrasında yüksek büyüme hızlarını yakalaması gerektiğini vurguladı. Yalçındağ, başta işsizlik olmak üzere diğer birçok sorunun yüzde 4-5 büyüme hedefleriyle kapatılamayacağına dikkat çekerek, bunu gerçekleştirebilmek için bugünden bu işi çok sıkıya almak gerektiğini kaydetti.

-"REHAVET İÇİNDE DEĞİL, ENDİŞEYLE YAKLAŞILMALI"-

Arzuhan Yalçındağ, "Biraz endişeyle yaklaşıp, rehavet içinde değil -Biz çok iyi şeyler başardık. Onun için 'iyi gidiyoruz' rehaveti içinde değil-aksine tüm dünyada olan dalgalanmayı, maalesef kötü gidişatı göz önünde bulundurarak daha dikkatli ekonomiye odaklanmamız gerekiyor" diye konuştu,

-"SANAYİ STRATEJİSİ ŞART"-

Yalçındağ, bir gazetecinin Ankara'da yaptıkları temaslarına ilişkin "Hükümet endişe ve kaygılarınızı paylaşıyor mu?" sorusu üzerine, Türkiye'nin 2001 krizi sonrasında çok önemli gelişmeler yaşadığını, bunu defalarca söylediklerini ve bunun tersini de ifade etmediklerini söyledi. Geçtiğimiz yıl yaşanan dalgalanmayı ve bunda sonra o eski performansı tutturabilmek için yapılması gerekenleri ifade ettiğini aktaran Yalçındağ, Ankara'daki ekonomik toplantıların başarılı geçtiğini, detayı ve teklif bazlı tekliflerle oraya gittiklerini söyledi.

TÜSİAD'ın son yapılan Yüksek İstişare Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada "yeni ekonomik program olmalı" sözlerinin hatırlatılması üzerine Yalçındağ, yeni ekonomik programdan kastının yeni bir sanayi stratejisi olduğunu ifade etti. Yalçındağ, özel sektör olarak bu konuya her türlü desteği vermeye hazır olduklarını ancak bunu yapacak olanın hükümetin kendisi olduğunu dile getirdi. Yeni sanayi stratejisinin hükümet ve özel sektörün el birliğiyle yapabileceğini vurgulayan Yalçındağ, Ankara'da yaptıkları görüşmede bu konuda nasıl bir yöntem izleyeceklerini de ele aldıklarını kaydetti.

-"MAKRO EKONOMİK DENGELERİ SARSMAMALIYIZ"-

Yalçındağ, bundan önce beklenti ekonomisi, makro ekonomik dengelerin sarsılmaması gerektiğini vurgulayarak, "Onu iyi götürmeliyiz. Yani enflasyon, büyüme hızı, işsizlik... Bunların dikkate alınması gerekiyor" dedi.

-"PSİKOLOJİ YÖNETİMİ ÖNEMLİ"-

Ankara'ya götürdükleri somut beklentilere ilişkin soru üzerine ise Arzuhan Yalçındağ, öncelikle enflasyon için Merkez Bankası'nın bağımsızlığının her zaman için büyük önem taşıdığını ve bu bağımsızlığın tüm kurumlar için önemli olduğunu vurguladı. "Psikoloji yönetimi önemli; 'Biz ekonomiye sahibiz, yapıyoruz' diye" ifadesini kullanan Yalçındağ, açıklanan acil eylem planını doğru bulduklarını, ancak bu plan içinde "somut tarihlerin" yer almadığını kaydetti. Yalçındağ, uzun süredir beklenen yapısal reformların bir an önce tamamlanması gerektiğini, bunların "ay" meselesi olduğunu, 3 ve 6 ayda bitirilebileceğini kaydetti. Yalçındağ, Türk Ticaret Kanunu'nun Mecliste beklediğini, Ar-Ge yasasında olduğu gibi hemen çıkarılabileceğini, vergi reformundan bahsedildiğini bunun da hemen yapılabileceğini belirterek, kayıtdışı ekonomide ilerleme olduğunu ancak somut bir şekilde ne yapılabileceğinin ortaya koymak gerektiğini söyledi.

Enerjide liberizasyonun ve özelleştirmelerin bir an evvel yapılmasını istediklerini aktaran Yalçındağ, daha fazla istihdam için yeni sanayi stratejisi belirlenmesi gerektiğini, bunun da konuşulmasının şart olduğunu kaydetti.

Yalçındağ, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan'ın hazırladığı yeni sanayi strateji çalışmasına ilişkin her hangi bir bilgilerinin bulunmadığına dikkat çekti.

-"TÜRKİYE'NİN CİDDİ BORCU VAR, BU BİR TEHLİKE"-

Petrol fiyatlarına ilişkin bir soru üzerine, dünyadaki finansmandan Türkiye'nin maksimum düzeyde yararlanmak zorunda olduğuna dikkat çeken Yalçındağ, önümüzdeki süreçte Türkiye'nin karşı karşıya kalacağı tehditlerden birinin de finansman kaynaklarıyla ilgili olduğuna işaret etti. Yalçındağ, "Çünkü finansal piyasalarda bir daralma olabilir, eski likidite bolluğu olmayabilir. Türkiye'nin ciddi borcu var, o borcu döndürmekte maliyeti artabilir, bu bir tehlike. Bu açıdan paranın nereden geldiği önemli değil. Önemli olan maliyeti artırmadan o sermayenin buraya gelmesini sağlayabilmek. Önümüzdeki süreçte, burada faizleri optimum noktada tutmakta son derece güç olacak" diye konuştu.

Yalçındağ, "Siyasilerin son zamanlardaki 'ağız dalaşına' bakışınız nedir?" sorusunu da "Biz toplumsal tüm sorunlarla ilgileniyoruz. Türkiye birkaç sorunu paralelinde tartışabilecek bir ülke olmalı. Dünyadaki konjonktürü göz önüne alınca ekonomi önemli" yanıtı verdi. Yalçındağ, AB tam üyelik sürecinde yaptıkları lobi çalışmasına ilişkin soruyu yanıtlarken de Türkiye'nin imajının, Türk insanının ve doğru tanınmasının Türkiye ve AB için çok önemli olduğunu, TÜSİAD'ın bu konuda önemli bir inisiyatif üstlendiğini, yoğun bir lobi çalışması yaptıklarını dile getirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious