TÜSİAD uyardı, AK Parti cevapladı

TÜSİAD uyardı, AK Parti cevapladı .8562
  • Giriş : 09.09.2007 / 21:49:00

AK Parti'li Egemen Bağış, TÜSİAD Başkanı Yalçındağ'a 'Konuşmasında Sayın Gül diye hitap ettiği kişinin Cumhurbaşkanı Gül olduğunu zannetmiyorum' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın açıklamalarıyla ilgili olarak, ''AK Parti olarak, Türkiye'nin gelişen ve güçlenen demokrasi ortamında her türlü görüşün savunulmasına ve dile getirilmesine taraftar olduklarını bildirdi.

TBMM dışında, seçmenin hükümeti takip ya da denetleme yetkisi verdiği bir başka organ olmadığını da işaret eden Bağış, ''Anayasamız, yasama-yürütme-yargı üçlemesi dışında kişi, kurum ya da kuruluşlara siyasi denetim yetkisi vermemektedir. Ancak demokratik olgunluk çerçevesinde derneklerimizin ve kendilerini sivil toplum kuruluşu olarak adlandıran diğer dernek ve vakıflarımızın görüşlerini çoğulculuk adına dinlemeyi bir görev biliyoruz'' dedi.

Bağış, yaptığı açıklamada, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın açıklamalarını değerlendirdi. AK Parti olarak, Türkiye'nin gelişen ve güçlenen demokrasi ortamında her türlü görüşün savunulmasına ve dile getirilmesine taraftar olduklarını bildiren Bağış, Anayasa ve hukuk çizgisinden ayrılmamış olan AK Parti ve hükümetine karşı sergilenen titizliğin göğüslerini kabarttığını belirtti.

Bağış, ''Aynı titizliğin, hükümetimizi hedef alan demokrasi ve hukuk dışı müdahalelere karsı sergilendiğini de görmeyi diliyoruz'' dedi. Bağış, şöyle devam etti: ''Türk Sanayici ve İşadamları Derneğinin Sayın Başkanı'nın hükümetimize yönelik görüş ve dileklerinin ifade üslubu ve zamanlaması konusunda bazı çekincelerim var. Bu görüşler dernek başkanınca kamuoyu önünde açıklandığı için biz de açıklamamızı kamuoyunun yüksek huzurunda yapmaktayız. Türkiyemiz, sadece 6 hafta önce şeffaf, demokratik ve yüksek katılımlı bir seçimden geçmiş ve halkın oyu ile TBMM şekillenmiştir. TBMM dışında seçmenin hükümeti takip ya da denetleme yetkisi verdiği bir başka organ yoktur. Anayasamız, yasama-yürütme-yargı üçlemesi dışında kişi, kurum ya da kuruluşlara siyasi denetim yetkisi vermemektedir. Ancak demokratik olgunluk çerçevesinde derneklerimizin ve kendilerini sivil toplum kuruluşu olarak adlandıran diğer dernek ve vakıflarımızın görüşlerini çoğulculuk adına dinlemeyi bir görev biliyoruz. Parti ve hükümet olarak ziyaretçilere kapılarımız her zaman açıktır.''

''TEK TARAFLI İRADE BEYANI''

Avrupa Birliği'nin demokratik ve çağdaş standartlarının, AK Parti ve hükümet için olduğu kadar, Türkiye'deki herkesin benimsemesi gereken standartlar olduğuna işaret eden Egemen Bağış, şunları kaydetti:

''Demokrasiler tek taraflı irade beyanlarının yapıldığı ya da maddeler halinde dikte ettirildiği sistemler değildir. Demokrasiler çoğulcu uzlaşmaların rejimidir. Uzlaşmaların sağlanacağı ve siyasi tercihlerin eşit oyla sonuca bağlanacağı zemin, TBMM'dir. Türkiyemizde iktidar boşluğu ya da muhalefet boşluğu yoktur. İktidarın ya da muhalefetin yetkilerinin vekaleten başka kuruluşlara devri söz konusu olamaz. Dernek ve diğer kuruluşlarımızın görüş bildirirken genel protokol kurallarına uymaları tercihimizdir. TÜSİAD'ın Sayın Başkanı'nın konuşmasında 'Sayın Gül' diye hitap ettiği kişinin, 'Türkiye Cumhuriyeti'nin Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül' olduğunu zannediyorum.

AK Parti'nin ve 60. Cumhuriyet Hükümeti'nin önceliği, Türkiye'nin demokratik standartlarının yükselmesi, bütün kurumlarda demokrasi olgunluğunun yerleşmesi ve ekonomik kalkınmadır. Türkiyemizin önceliği iş ve aştır. Yoksulluğun yenilmesi ve bütün vatandaşlarımızın AB standartlarına kavuşması, ana hedefimizdir.

Türkiyemizde son 5 yılda yerleştirdiğimiz siyasi istikrar sayesinde şahlanan ekonomik büyümeyi TÜSİAD üyesi olan ve olmayan bütün sanayici ve iş adamlarımız, işçilerimiz ve halkımız sağlamıştır. Bütün Türkiye'ye müteşekkiriz. Bahsi geçen dernek başta olmak üzere toplumumuzun tüm kesimlerinin bu kazanımlara sahip çıkmalarını umuyoruz. Bundan sonraki dönemde de arzulanan bütün olumlu gelişmelere ulaşmak için siyasi istikrarın korunmasına mecburuz.

Hızlı kalkınma ve Türk ekonomisinin dünya ekonomisiyle bütünleşmesi için, siyasetin gerilimden ve demokrasi dışı unsurlardan uzak kalması gerekmektedir. Siyasetin, ekonomiden, ekonominin de siyasetten ayrılması için hem siyasi kadrolara, hem de sanayici ve iş adamlarımıza sorumluluk düşmektedir. Bütün sanayici ve iş adamlarımızın, girişimcilerimizin, küçük işletmelerimizin, tüccarımızın ve esnafımızın iş, aş ve ekonomik kalkınma yolundaki ön yargıdan uzak, objektif önerilerine ve fedakarca çabalarına AK Parti ve 60. Cumhuriyet Hükümeti olarak saygı ve desteğimiz sürecektir. Türkiye ekonomisinin ve demokrasisinin gücünden ve aydınlık geleceğinden AK Parti olarak herhangi bir kuşkumuz yoktur.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious