TÜSİAD'ın gündemi KRİZ!

TÜSİAD'ın gündemi KRİZ!.12394
  • Giriş : 22.01.2009 / 23:54:00

TÜSİAD’ın 39’uncu Genel Kurulu’nda yeniden Başkan seçilen Arzuhan Doğan Yalçındağ seçilfi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TÜSİAD'ın 39'uncu Genel Kurulu'nda yeniden Başkan seçilen Arzuhan Doğan Yalçındağ, kriz için vergi önlemleri ve bir fon kurulmasını önerdi

T ÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, konuşmasında ağırlıklı olarak küresel kriz üzerinde durdu. Türkiye'nin krizden çıkışı için iki konuda çözümün acil olduğunu belirten TÜSİAD Başkanı, bunları “Likiditenin artması ve talebin canlanması” diye özetledi. Arzuhan Doğan Yalçındağ, “Bunu sağlamanın en temel önlemlerinden biri, vergilerin azaltılması. En azından, daha fazla vakit kaybetmeden kamu fon akımı da dikkate alınarak vergi yükümlülüklerinin, makul bir faiz oranı ile, ötelenmesi doğru olacaktır” diye konuştu.

TÜSİAD Başkanı'nın konuşması özetle şöyle:

HANGİ SAFHADAYIZ, PAKETLERİN ETKİSİ OLACAK MI, BİLİNMİYOR:
Küresel krizin hangi safhasında olduğumuzdan emin değiliz. Önlem paketlerinin de ne derece etkili olabilecekleri belli değil. Bu belirsizlik, Türkiye üzerindeki etkisinin de tam olarak öngörülmesini zorlaştırıyor. Etkinin boyutlarının 'teğet geçme' ile 'yerle bir etme' arasında değişmesi ciddi bir belirsizliğe neden oluyor.
Bu bilinmezlik ve endişe, ekonomiyi neredeyse durma noktasına getirdi. Mutlaka bazı adımların atılması gerekir. İki acil ve temel sorun var: Finansal sistemin sorunsuz çalışması, reel sektörün krediye erişim kanallarının açık tutulması ve yurtiçi talebin uyarılması.

FİRMALAR KONTROLSÜZ KÜÇÜLEBİLİR:
Beklentiler iyi yönetilemediğinde, iç tüketim daha da daralacak, firmalar kontrolsüz bir küçülme sürecine girecek ve işsizlik artacaktır. Bu fasit dairenin kırılması için gerçekçi bir analizi gerekir.

ACİLEN BİR PLANA İHTİYACIMIZ VAR:
Halen 2009'un büyümesini eksi 4 ile artı 4 arasında tartışıyor olmamız maalesef bu beklenti yönetiminin iyi yapılmadığının örneğidir. Acilen kısa vadede likidite sorununu çözecek, talebi uyandıracak ve uzun vadede de rekabet gücünün tahrip olmasını engelleyecek bir plana ihtiyacımız var.
Hareket planımızı aşağıdaki tespitler ışığında belirlemek mümkün; Öncelikle IMF anlaşması tamamlanmalı. İkinci olarak likiditenin artması ve talebin canlanması gerekiyor. Bunu sağlamanın en temel önlemlerinden biri, vergilerin azaltılması. En azından, kamu fon akımı da dikkate alınarak vergi yükümlülüklerinin, makul bir faiz oranı ile ötelenmesi doğru olacaktır.

2014'TE TAM ÜYE, 2018'DE EURO ALANINA GİRMELİYİZ:
Krizler, AB ile Türkiye'nin birbirilerine ihtiyacını belirginleştirdi. Türkiye, 2014 yılında Avrupa Birliği üyesi olmalı ve 2018 yılında da euro alanına girmelidir. Şüphesiz, bu hedefler, ekonomik, siyasal, hukuksal, toplumsal atılımlar gerektirir. Bu hedeflere yönelik olarak istikrarlı şekilde kendisini yenileyen, eksiklerini gideren bir Türkiye, G-20 türü oluşumlarda da ön plana çıkacaktır.

Hazine, IMF ve MB fonu oluşsun
Konuşmasında bir fon kurulmasını da gündeme getiren TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, şöyle dedi: “Diğer önlem alanı, şirketler sektörünün yabancı para ihtiyacıdır. Bu problemin kısa dönemde, IMF, Merkez Bankası, Hazine gibi kaynaklardan yararlanılarak oluşturulabilecek bir fon ile aşılması mümkündür. Fon, sağlıklı şirketlerin, ödemede zorluk çektikleri kredileri için bir köprü finansman rolü görecektir. Öte yandan, enflasyonist baskıların azaldığı görülmektedir. Merkez Bankası'nın izlemekte olduğu faiz indirim sürecinin, iç talebe olumlu etkisi kısa sürede hissedilecektir. Son olarak hazırlıkları tamamlanmış olan sektörel ve bölgesel teşvik sistemi bir an önce yürürlüğe girmelidir.

Güler Sabancı: TÜSİAD raporlarını üniversiteler, vakıflar yapamaz mı?
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, derneğin 2009 bütçesine değindi. Sabancı, 2009 bütçesine ilişkin yeni genel sekreterin “Her şeyden kıstık” dediğini hatırlatarak, şöyle dedi:
“Başa baş bir bütçe. Biraz aidatlar artıyor enflasyonunu üstünde... 2009 gibi zor bir yılda, böyle bir bütçe ile karşı karşıyayız. Sakıp Bey 'zor oyunu bozar' derdi. Bugün, bu sene zor oyunu bozan bir sene. TÜSİAD'ın faaliyetlerini dinledik, gurur duyduk yapılanlarla.
Dolayısıyla ben, TÜSİAD'ın yeni yönetiminin her şeye yeniden bakmasını rica ediyorum. Birçok rapor var. Türkiye değişti, gelişti, birçok özel sektör, özel üniversite oluştu. Acaba onlar yapamazlar mı artık?

TÜSİAD'ın yaptığı zamanları hatırlarım, 1989 yılında eğitim reformu ile ilgili rapor yaptığımızda ilktik. Bugün eğitim reformuyla ilgili bütün vakıfların bir araya geldiği, çok etkin çalışan bir eğitim reformu girişimi var. Dolayısıyla bunun gibi çok değişen bir ortam var. Ben bu bütçeyi prensip itibariyle onaylayalım, ancak burada ciddi bir değişim ve tasarruf beklentisiyle onaylayalım diye sizlere sunuyorum.”

TÜSİAD'ın, öncelikleri, hangi konulara odaklanacağı, neleri başkalarına bırakacağı ayrımını başarıyla yapacağına inandığını ifade eden Sabancı, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“2010'dan sonra yeni bir dünya düzeni geliyor. Batı eriyor, Doğu biriktiriyor. İnanılmaz kontrolsüzlük ve denetimsizlik sonucu batan bir piyasa, 2010'dan sonra yepyeni bir ekonomik dünya olacak. Ben, TÜSİAD yeni yönetiminden her zaman olduğu gibi Türk özel sektörünün 2010'dan sonraki bu yeni ekonomik düzende neye taraf olacağının hep beraber araştırılmasını ve enerjimizi, gücümüzü, bunlara harcamamamız gerektiğine inanıyorum ve bunları öneriyorum.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*