TUSKON alternatif pazarlar peşinde!

TUSKON alternatif pazarlar peşinde!.14303
  • Giriş : 18.11.2008 / 15:48:00
  • Güncelleme : 18.11.2008 / 15:52:17

Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanma tüm dünya ekonomilerini olumsuz etkilediği bir ortamda TUSKON, iş adamlarına alternatif yeni pazarlar bulma arayışını hız kesmeden devam ettiriyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Krizlerle başetmenin yolu sanayi üretim ve ihracatla işbirliğini artırmak

Orta ve Doğu Avrupa Dış Ticaret Köprüsü programı'nı düzenleyen TUSKON, 16 Avrupa ülkesinden 255 iş adamı ve üst düzey devlet yöneticisini Türkiye'ye getirdi. Türkiye'den 1000 iş adamının katıldığı zirvede 7000 iş görüşmesi sonucunda 1 milyar dolarlık ticaret hacmi yaşanması bekleniyor.

Dış Ticaret Müsteşarlığı koordinasyonuyla yapılan programa Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen ve çok sayıda üst düzey devlet görevlisi katıldı. Afrika, Pasifik, Avrasya gibi dış ticaret köprüleriyle iş adamlarına yeni Pazar fırsatları sunan TUSKON'un, bu alandaki açılımları sonucu 7 Milyar Dolarlık ticaret hacmi oluştu.

Uzak ve girilmemiş pazarların yanı sıra yakın Avrupa pazarlarına da odaklanan TUSKON,  Türk iş adamlarının coğrafi ve siyasi alanda stratejik öneme sahip bu pazarlarda etkin olması için çalışmalar yürütüyor. Toplantının açılış konuşmasını yapan Dış Ticartten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, krizlerle baş etmenin tek yolunun, üretim, sanayi ve ihracatla birlikte işbirliğinin artırılması olduğunu söyledi.

Bu nedenle TUSKON'un yaptığı organizasyonun öneminin altını çizen Bakan Tüzmen, "Orta ve Doğu Avrupa'daki ülkeler bu dönemde önemi en fazla artacak ülke olacak. Bir tarafta gelişmiş diğer tarafta gelişmiş ülkelerin arasındaki köpürünün uzantıları Türkiye'den başlayıp Orta ve Doğu Avrupa'ya gidiyor" diye konuştu.

Asıl kaptanlık dalgalı denizde yapılır

Yüzmenin anlatarak değil suda öğrenileceğ örneğini veren Bakan Tüzmen, "Yüzmenin su daki kısmı öğleden sonra yapılan ikili iş görüşmeleri kısımda olacak. Karşılıklı mal alıp, hizmet alıp satmak" dedi. Orta ve Doğu Balkanlarda hızlı değişimin başlatılmasının önemine işaret eden Tüzmen, "Bütün bu ilişkilerin çimentosunu oluşturacak ticaret ve yatırıma ağırlık verilecek.

Batı Avrupa'nın gelir seviyesine ulaşmak birinci hedef. Dalgasız denizde herkes kaptanlık yapar esas kaptanlığınızı dalgalı denizde gösterilir" değerlendirmesini yaptı. Tüzmen, bölgede dış ticaretin artması için, mevzuat farklılığı, vize, gümrükler ve benzeri konularda engeller olduğunu hatırlattı. Orta ve Doğru Avrupa ile yapılan ticaretin 24 milyar dolar olduğunu söyleyen Tüzmen, " 13 milyar dolar ihracat, 11 milyar dolar ithalat yapılıyor. Güzel bir rakam ama 350 milyar dolar içinde az bir rakam. Hedef, Balkan ülkeleri, Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile gelecek 4 yıl içinde 100 milyar dolar rakamına ulaşmak" açıklamasını yaptı. TUSKON'un dış ticaret köprüsü programlarında Türk okullarında yetişen öğrencilerin tercümanlık yaptığını dile getiren Tüzmen, "Yeni bir nesil işi bilen ayakları yere basan lisan eğitimini almış gittikleri coğrafyada ekonomilerine katkıda bulunan bir nesil geliyor. Türkiye'nin büyükelçileri gittikçe artıyor. Kriz döneminde alt yapı iyi hazırlanırsa kriz sonrası daha güçlü hale gelinebilir" ifadesini kullandı.

1 milyar dolarlık ticaret hacmi

Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfedarasyonu (TUSKON) Yönetim Kurulu Başkanı Rızanur Meral, Orta ve Doğru Avrupa Dış Ticaret Köprüsü Programı'nın dünyanın krizle boğuştuğu bir dönemde yeni bir soluk ve heyacan oluşturduğunu söyledi. Meral, bu organizasyonda 16 ülkeden 360 işadamının, 600 işadamı ile binlerce ikili görüşmeler yapacağını aktardı. Meral'in verdiği bilgilere göre konfedarasyon bu organizasyonda 1 milyar dolarlık ticaret hacmi oluşturmayı hedefliyor. Meral, bu toplantılar birbirimizin potansiyellerini tespit etmek için önemli olduğunu ifade etti.

Meral'in verdiği bilgelere göre Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi yaklaşık 1,3 milyon kilometrekarelik coğrafi alana ve 130 milyonluk nüfusa sahip. Türkiye'nin bölge ile ticareti 1990'dan bu yana 35 kat arttı. Tarihi olarak da bir çok kültürel noktalar var. Gelen ülkelerin yarısı AB üyesi, bir kısmı adaylık sürecinde, bir kısmı potansiyel aday. Bu nedenle gelecek dönemde hepsi AB üyesi olarak önemli bir potansiyel oluşturacak. Türkiye ise 70 milyonluk nüfusa sahip. Dünyanın 15. büyük, Avrupa'nın 6. büyük ekonomisi.

Yeni dünyada rakipler değil ortaklar önemli

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, dünya piyasalarının tek bir piyasaya dönüştüğü bir dönemde işbirliğinin en önemli kavram haline geldiğini ifade etti. Büyükekşi, "Yeni dünya düzeninde rakipler değil ortaklar geliyor. Ortaklık da en yakın coğrafyalarda başlıyor. İki bölge arasındaki ticari ve ekonomik işbirliği olanakları çok fazla. Türkiye ile Orta ve Doğu Avrupa arasındaki işbirliği Avrasya açısından önemli bir merkez" diye konuştu. Türkiye'nin bu bölgelerle ticaretin hızla arttığını söyleyen Büyükekşi, 2008'in ilk 9 aylık verilerine göre ihracatta, Romanya'nın 9'ncu, Yunanistan'ın 10'ncu sırada yer almasını örnek gösterdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da açılıştaki konuşmasında, "Dünya ticaretinin büyük bir alt üst oluştan geçtiği dönemdeyiz. Orta ve Doğu ve Avrupa ülkeleri ile yapılan toplantılar işbirliğinin artması için önemli bir zemin oluşturuyor" dedi.

Programa katılacak ülkelerden 8 tanesinin Avrupa Birliği üyesi olduğuna işaret eden Meral'in verdiği bilgilere göre bu ülkelerin bir kısmı Schengen'e dahil olmakla beraber vize ve çalışma hakkı konusunda çok daha kolay hak elde edilebilen ülkeler. Belçika'dan bir kişilik çalışma izni için yıllık 60 bin Euro gerekirken bu rakam Polonya'da 12 bin Euro civarında. Bu sebeple orta vadede Avrupa piyasasını hedefleyen şirketler için Orta ve Doğu Avrupa'daki ülkeler önemli bir zemin oluşturacak. Avrupalı işadamları da Türkiye ile ticaretlerini artırmak istiyor. Meral, Türk ürünlerine karşı ilginin Balkan coğrafyasının Türkiye'ye tekrar yakınlaşmasına aracı olabileceğini kaydetti. Doğu Bloku olan ülkelerin altyapı ve üstyapı ihtiyaçlarının çok fazla olduğuna dikkat çeken Meral, “Bulgaristan ve Romanya'nın özellikle otoyol yapımı konusunda 1 sene içerisinde adımlar atması bekleniyor. Üretime yönelik orta ölçekli firmalara Macaristan'ı cazip kılma adına teşvikler verilecek. Hırvatistan'da deri, kâğıt, ofis makine ve gereçleri ile televizyon ve radyo teçhizatları sektörlerinde önemli yatırım fırsatları var. Bosna-Hersek'te özelleştirme sürecindeki madencilik özellikle ham madde işleme sanayii ön plana çıkarken Slovenya'da ise kimya ve ilaç sanayii, optik ekipmanlar, elektrikli makine, elektronik, ağaç işleme gibi alanlar Türk firmaları için kârlı olabilecek alanlar var.” Dedi.

TUSKON Başkanı Meral, global krizden en az etkilenmek isteyen Türk KOBİ'lerinin; dış piyasalara, iş birliklerine ve inovasyon'a daha fazla önem vermeleri gerektiğini belirtiyor. Meral, tüm dünyayı saran global krizden Türk KOBİ lerinin etkilenmemesi için işletmelerin bu dönemde, dış piyasalara, iş birliklerine ve yeniliğe daha fazla önem vermeleri gerektiğini söylüyor. Meral, dünyayı saran kriz nedeniyle büyük şirketlerin risksiz bölgelere kaçmaya başladığını  ve bu durumun risk alabilen Türk KOBİ'leri için büyük fırsatlar sunduğunu, TUSKON olarak KOBl'lere bu dönemde'nefes aldıracak birçok pazar bulduklarını açıklıyor. KOBİ'lere yön gösterici çalışmalarının sürdüğünü açıklayan Meral, TUSKON'un KOBİ'lere bakış açısını da şu şekilde özetliyor: "Anadolu KOBİ'lerini dünyaya açmayı, onları bir üst lige çıkarıp küresel ekonominin güçlü birer aktörü haline getirmeyi hedefliyoruz."

KATILIMCI ÜLKELER

ARNAVUTLUK

SIRBİSTAN

MAKEDONYA

SLOVAKYA

BOSNA-HERSEK

HIRVATİSTAN

MOLDOVA

POLONYA

BULGARİSTAN

KARADAĞ

ROMANYA

MACARISTAN

KOSOVA

SLOVENYA

YUNANİSTAN

ÇEK CUMHURİYETİ

 

 

 

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*