Tutarsızlık!

  • Giriş : 21.10.2006 / 00:00:00

Uluslararası Af Örgütü, 'Ermeni soykırımını inkâr yasası' teklifinin ifade özgürlüğünü tehdit ettiği ve uluslararası anlaşmalara aykırı olduğu gerekçesiyle Fransa'yı ağır biçimde eleştirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


12 Ekim'de Fransız Ulusal Meclisi'nde oylanarak kabul edilen ve Senato'ya gönderilen metnin tüm hukuki dayanaklarını yerden yere vuran örgüt, Fransa'yı altında imzası bulunan uluslararası sözleşmelere aykırı davranmakla da suçladı.

Uluslararası Af Örgütü, Fransızca internet sitesinde yer alan bildiriyle, soykırım iddialarının inkârını suç haline getiren yasa teklifinin, "ifade özgürlüğünü ciddi şekilde tehdit ettiğini" belirtti ve Fransa'dan ifade özgürlüğüne saygılı olmasını talep etti.

İfade özgürlüğünün tanımı belli

Örgüt, "ifade özgürlüğünün, Fransa'nın tarafı olduğu Avrupa Temel Hak ve Özgürlüklerini Savunma Konvansiyonu'nun 10. maddesi ile Uluslararası Sivil ve Politik Haklar Paktı'nın 19. maddesinde açık şekilde tanımlandığını" hatırlattı, toprakları üzerinde bulunan herkesi bu haklardan yararlandırmanın Fransız hükümetinin görevi olduğuna dikkat çekti. Bu sözleşmelerin birincisi Avrupa Konseyi, ikincisi ise BM bünyesinde imzalanıp yürürlüğe girmiş bulunuyor.
İfade özgürlüğüne sadece belli koşullar altında devletler tarafından sınır getirilebileceğini vurgulayan bildiri, "sözleşmelerde, özgürlük sınırlama koşullarının yasa yoluyla ve tartışmaya yer vermeyecek netlikte belirlenmesi gereğinin" altının çizildiğini kaydediyor. Bu koşulların hukuki çerçevesini ise gene uluslararası sözleşme metinlerinden yola çıkarak "başkalarının haklarına ve iyi şöhretine saygısızlık", "ulusal güvenlik ve kamu düzenini muhafaza" biçiminde sıralıyor. Uluslararası Af Örgütü, kısıtlama gerekçelerinden hiçbirinin inkâr yasası teklifi için geçerli olamayacağını belirtiyor.

'Barışçı tartışma engellenebilir'

Af Örgütü, 12 Ekim'de Ulusal Meclis'te oylanan teklif nedeniyle, barışçı bir tarzda yürütülen tartışmanın engellenebileceği tehlikesine dikkat çekiyor.
Bildiri bu tartışmayı şu sözlerle özetliyor: "1948 tarihli Soykırımları Önleme ve Cezalandırma Konvansiyonu'nun yaptığı soykırım tanımı 1915'te yürürlükte olsa, acaba söz konusu katliam bu koşullara uyar mıydı?" Bildiri ayrıca teklif metnindeki suç tanımlamasının da son derece muğlak olduğunu yani suçun açıkça tanımlanması kuralına uyulmadığını ekliyor.

Suçsuz insanlar hapse girebilir

Uluslararası Af Örgütü, yasalaştığı takdirde, teklifin düşünce ve ifade özgürlüğünden yararlanma dışında hiçbir suç işlememiş kişilerin kendini hapiste bulmasına neden olabileceğini hatırlatıyor. Bildiri, "Uluslararası Sivil ve Politik Haklar Paktı'nın 20. maddesinin, insanları ulusal, ırksal veya dinsel nefrete çağırmayı yasayla cezalandırılma gereğini kabul ettiğini kaydediyor, Fransa'nın zaten Yahudi soykırımının inkârını suç sayan 1990 tarihli yasayla bu tanımdan yeterince farklı bir tanım getirdiğini vurguluyor. Uluslararası Af Örgütü, "Ermenilere karşı 1915 katliamının gerçekleşip gerçekleşmediği biçiminde yürütülmeyen, buna karşılık, katliam soykırım mıdır, değil midir sorusuna cevap arayan tamamen hukuki içerikli bu sorgulamanın ulusal, ırksal ve dinsel kine davetiye çıkarmakla uzaktan yakından ilgisi bulunmadığını" ifade ediyor.

Tasarı anlamsız

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Fried, Fransa Ulusal Meclisi'nin, Ermeni soykırımı iddialarının inkârını suç sayan yasa tasarısını kabul etmesini eleştirerek, bu tasarının Türk-Ermeni diyaloğunu zorlaştıracağını söyledi.

ABD Dışişleri'nin Avrupa'dan Sorumlu Bakan Yardımcısı olarak görev yapan Fried, dün Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında, "Tartışmayı suç haline getiren bu yasa tasarısının anlamsız olduğu görüşündeyim. Yabancıların görevi Türk-Ermeni diyaloğunu teşvik etmektir, bu diyaloğu zorlaştıracak şekilde tavır almak değil" dedi. Fried, ABD'nin Türklerin ve Ermenilerin bu konuyu dürüst şekilde tartışabilmelerini istediğini belirterek, bazı Türklerin hükümeti bu yönde ikna etmeye çalıştığını söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious