Tuz Gölü biyolojik olarak öldü

Tuz Gölü biyolojik olarak öldü.9374
  • Giriş : 11.06.2009 / 17:22:00

Yanlış sulama ve iklim değişikliği yüzünden her yıl çölleşme yolunda ilerleyen Konya Kapalı Havzası "Acil Durum" sinyalleri vermeye devam ediyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Her sene kaçak su kuyuları ile havzadan 1 Tuz gölü kadar fazla suyun çekildiğini vurgulayan uzmanlar, "Her sene bir Tuz gölü yok oluyor" uyarısında bulundu. Dünyanın nazar boncuğu kabul edilen Meke Gölü ise kuraklık nedeniyle yok olma tehlikesiyle yüz yüze.

Bir yandan iklim değişikliği diğer yandan da kaçak kuyularla zor duruma gelen Konya Kapalı Havzası, günden güne kurumaya devam ediyor. Bölgedeki kuraklığın en önemli sebebinin ise 60 bin kaçak kuyu ile yapılan vahşi sulama olduğunu belirten uzmanlar bir an önce damlama sulama yöntemine geçilmesi gerektiğini belirtiyor. Kaçak kuyular, bilinçsiz sulama ve yanlış su politikaları yüzünden Ereğli Sazlıkları, Beyşehir Gölü, Eşmekaya Sazlıkları kurudu. Tuz Gölü'nün biyolojik olarak öldüğünü belirten Uzmanlar, 'Yeryüzünün Nazar Boncuğu' olarak görülen Meke gölünün ise yüzde 80 oranında kuruduğunu belirtti.

Konya Kapalı Havzası içinde bulunan göllerini yer altından birbirleriyle bağlantılı olduğunu belirten Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Güven Eken, denizle hiçbir bağlantısı olmayan havzanın sadece yer altı sularından beslendiğine dikkat çekti. Hatalı su politikaları yüzünden son 30 yıl içinde havzadan aşırı derecede su çekildiğine dikkat çeken Eken, "Yılda 1 milyar metreküp su rezervi olan Konya Kapalı havzasından her yıl 1 milyar 600 milyon metreküp su çekiliyor. 600 milyon metreküp su bir Tuz Gölü demek. Yani her yıl 1 Tuz gölünü yok ediyoruz." Şeklinde konuştu.

"TUZ GÖLÜ BİYOLOJİK OLARAK ÖLDÜ"

Konya Kapalı Havzası'na geçtiğimiz hafta bir eğitim gezisi düzenlediklerini belirten Eken, geziden elde ettiği izlenimleri paylaştı. Geçtiğimiz yıl Türkiye'nin genelinde olduğu gibi Konya Havzası'nın da yağış aldığına dikkat çeken Eken, bu yağışların da göllerde kalıcı olmayan bir iyileşmeye yol açtığına dikkat çekti.

Tuz Gölü'nün biyolojik olarak öldüğünü belirten Eken, "Bir gölde az da olsa su olması onun yaşıyor olduğu anlamına gelmez. Fiziki olarak orada su görebilirsiniz." Diye konuştu. Tuz Gölü'nün konakladığı birçok kuş türünün ve özellikle flamingoların artık bölgeye uğramadığına dikkat çeken Eken, "Etrafında hayat yok, kuşlar yok. Pınarlarında yaşayan balıklar tamamen yok oldu. Tuz gölü uydu göllerinde balıkçılık yapanlar artık yok." şeklinde konuştu.

Kuraklık dolayısıyla Tuz Gölü'nün kirlilik tehdidinden kurtulduğunu belirten Eken, "Tuz Gölü'nü Konya'nın atık suları kirletiyordu. Ancak şu anda kuraklık sebebiyle kanaldan geçen su Tuz Gölü'ne ulaşamıyor. Susuzluk sorunu çeken sular temiz olmasa bile kanaldan geçen suyu tarlalarını sulamak için kullanıyor." diye konuştu.

Kuraklık yüzünden yok olmakla yüz yüze kalan Tuz Gölü'nün en meşhur misafirleri Flamingolar'da artık bölgeyi göç yolu olarak kullanmıyor. Önceki yıllarda çok sayıda Flamingo'nun Tuz Gölü ve çevresinde öldüğü tespit edilmişti.

"YÜRYÜZÜNÜN NAZAR BONCUĞU CAN ÇEKİŞİYOR"

Kuraklık ve aşırı sulamanın tehdit ettiği bir diğer göl ise yeryüzünün nazar boncuğu olarak bilinen Meke Gölü. Eğitim Gezisi'nde Meke Gölü'nün son halini de yakından inceleme fırsatı bulduklarını belirten Eken, yeryüzünün Nazar boncuğu olarak bilinen ve birçok araştırmacı, turist ve gezginin uğrak yeri Meke Gölü'nün de yok olma ile yüz yüze durumda olduğunu ifade etti. Gölün yüzde 80 oranında kuruduğunu aktaran Eken, "Yeryüzünün nazar boncuğu olan bir göl gözlerimizin önünde, tamamen insan müdahalesi sonucunda yok oluyor." dedi.

Çözümün 3 aşamalı olduğuna vurgu yapan Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Güven eken, ilk aşamanın acilen damla sulama yöntemine geçmek olduğunu anlattı. Damlama sulamanın kısa vadede yüzde 75'e yakın su tasarrufu sağlayacağını vurgulayan Eken, ikinci aşamanın ise Konya Kapalı Havzası'nda yetiştirilen ürün çeşidinin kademeli değiştirilmesi olduğunu belirtti. Kuraklık tehlikesinin yaşandığı Konya Kapalı Havzası'nda şeker pancarı, kiraz gibi suya ihtiyacı olan ürünlerin yetiştirildiğini hatırlatan Eken, bu hatanın su sorununu daha da artırdığını ifade etti.

Tüm olumsuzluklara rağmen bölge için henüz umudun devam ettiğini aktaran Eken, gerekli adımların atılmasının ardından 25 sene içinde Konya Kapalı Havzası'nın normal haline dönüşeceğini aktardı. "Geri dönüş için sınırdayız" diyen Eken, kuraklık ve aşırı su kullanımının devam etmesi halinde bir dönem sonra havzanın kurtarılmasının teorik olarak mümkün olacağını ancak artık kimsenin bunu yapmak istemeyeceği uyarısında bulundu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*