Tuzla'da kanser patlaması yaşanabilir!

  • Giriş : 08.05.2007 / 00:00:00

Türkiye'de gelişen sanayi ile birlikte meslek hastalıkları ve iş kazalarında da artış gözleniyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Meslek hastalıkları en çok kimyevi maddelerin yoğun olarak kullanıldığı sektörlerde görülüyor. Kocaeli Dilovası'nda yaşanan çevre kirliliğine dayalı kanser vakalarındaki artış endişe verici boyutlara ulaştı.

Hızla sanayileşen kentteki her 100 ölümden 19'unun sebebi kanser. İşçi sağlığı ve meslek hastalıkları üzerine çalışmalar yapan, İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Cengiz Haluk İnce, Türkiye sanayisinin kalbi durumundaki Gebze, Tuzla, Aydınlı ve Orhanlı'da, gelecek 10 yıl içinde çok ciddi kanser patlamaları beklediklerini söylüyor. "Prosedürlerin uygulanmaması ciddi riskler getiriyor. Kanserin önlenmesi çok kolay; ancak tedavisi çok zor bir hastalıktır." diyen İnce'ye göre, söz konusu bölge çok problemli. Hastalıklar sadece çalışanlar için değil, tepe yönetici, hatta patronlar için de geçerli. Buna en bariz örnek deri sanayiinde yaşanıyor. Kendi odaları atölyelerin üstünde olan patronlar önlem almadıkları takdirde işçilerle aynı riske sahip. Kimyevî maddelerin yoğun kullanıldığı sektörlerde deri hastalıkları ve alerjik rahatsızlıklar da sıkça görülüyor.

İş kazaları ise ağırlıklı olarak ağır sanayide görülüyor. Montaj ve metalürji, iş kazalarının en yoğun görüldüğü iki sektör. Meslek hastalığı olarak en sık görülen sorun, akciğer rahatsızlıkları. Türkiye'de İstanbul, Ankara ve Zonguldak'ta olmak üzere toplam üç meslek hastalıkları hastanesi var. İnce'ye göre, üretimin yüzde 90'dan fazlasının gerçekleştirildiği İstanbul ve Ankara'dan çıkan meslek rahatsızlıklarının oranı sadece yüzde 2. Verilere göre iş kazaları ve meslek hastalıklarının yüzde 98'i Zonguldak'tan çıkıyor. Bunun anlamı; meslek hastalıkları ve iş kazaları resmî makamlara bildirilmiyor. Meslek hastalığına teşhis koymanın da zorluklarına işaret eden İnce, çalışanların işe giriş ve devamında periyodik muayenelerini aksatmamalarını öneriyor. İnce, iş yerindeki kazayı ihbar etmeyen hekimlerin bulunduğunu da vurguluyor. Yapılan araştırmalara göre, işçi sağlığı ve güvenliğine yatırım yapmayan işverenler, yatırım yapanlara göre daha yüksek maliyetlerle çalışıyor. Çünkü iş kazaları, yüksek tazminatları gündeme getiriyor ve verimli personelin kaybedilmesi anlamına geliyor. Meslek Hastalıkları ve İş Kazalarını Araştırma ve Önleme Vakfı Başkanlığı'nı da sürdüren Dr. İnce, hem iş kazaları hem meslek hastalıklarının önlenebileceğini belirterek, "Bunları önleyebilmek için bu işlerle uğraşan insanları eğitmeniz gerekiyor. Eğitimi okullara kadar indirmeliyiz." diyor. 50'nin üzerinde istihdam sağlayan işletmelerde doktor bulundurma zorunluluğu var. Ancak bu özelliğe sahip işletme sayısı azınlıkta. 50 kişinin altında istihdama sahip firmaların bir arada bulunduğu sanayi sitelerinde, meslek kuruluşlarının desteği ile ortak hekim çalıştırılabileceğini belirten İnce, "İşçi sağlığı ve iş güvenliği için bir kurul oluşturuluyor ve bu kurulun denetiminde sanayi siteleri için de sağlık birimleri kurulabiliyor. Sistem yaygınlaşırsa iş güvenliği Kobi'lerde yaygınlaştırılabilir." diyor.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği fuarı

AB uyum yasalarıyla Türkiye'nin gündemine giren kavramlardan işçi sağlığı ve iş güvenliği konusu, ülkemizde ilk kez bir uluslararası fuarın konusu oluyor. 9-12 Mayıs tarihleri arasında, Dünya Ticaret Merkezi'nde düzenlenecek, işçi sağlığı ve iş güvenliği fuarı, gerek firmaların, gerekse çalışanların bilinçlendirilmesini hedefliyor. İzmir'de, kimya, otomotiv yan sanayii ve eğitim alanlarında yatırımları bulunan işadamı Ömer Kaplan ve Pakt Messe İstanbul Uluslararası Fuarcılık şirketi ortaklığı ile düzenlenen fuarda, şirket stantlarının yanı sıra, bilimsel toplantılar da düzenlenecek. Kaplan, Şeyh Edebali'nin 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' sözünü fuarın sloganı olarak benimsediklerini ifade ederek, "Türkiye, iş kazalarının en fazla yaşandığı, buna karşılık meslek hastalıkları konusunda bilincin en az olduğu ülkelerden. Yıllardır ihmal ettiğimiz bu konu şimdi AB marifeti ile bir dayatma olarak karşımıza geldi. Amacımız bu alanda bir farkındalık oluşturabilmektir." diyor. Kaplan, iş güvenliği konusundaki uluslararası standardı ortaya koyuyor: "Ürettiğiniz ürün ne kadar kaliteli olursa olsun bunu üretirken çevreye ve yanınızda çalışan insanların sağlığına duyarlı iseniz ancak o düzeyde bu ürünü yurtdışında pazarlayabiliyorsunuz."

Türkiye, iş kazalarında Avrupa birincisi, dünya üçüncüsü

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre her yıl 1,2 milyon kadın ve erkek, iş kazaları ve meslek hastalıkları dolayısıyla hayatını kaybediyor. Her yıl 250 milyon insan, iş kazaları, 160 milyon insan ise meslek hastalıkları sonucu ortaya çıkan zararlara maruz kalıyor. Türkiye, iş kazalarında Avrupa birincisi, dünya üçüncüsü. Sosyal Sigortalar Kurumu istatistiklerine göre 2005 yılında Türkiye'de 73 bin 923 iş kazası, 519 meslek hastalığı vakası meydana gelirken, bunların bin 96'sı ölümle sonuçlandı. Bu rakamların yanı sıra SSK istatistiklerine yansımayan iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu kayıplar da ayrıca dikkate alınmalı. Bazı kaynaklarca, endüstrileşmiş ülkelerde iş kazaları ve meslek hastalıklarının toplam maliyetinin, bu ülkelerin gayri safi milli hâsılalarının yüzde 1'i ila 3'ü oranında değiştiği belirtiliyor. Ülkemizde ise en iyimser yaklaşımla, iş kazaları ve meslek hastalıklarının toplam maliyetinin yılda 4 milyar YTL olduğu tahmin ediliyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious