Tüzmen: Arap sermayesini çekmeliyiz

Tüzmen: Arap sermayesini çekmeliyiz.51960
  • Giriş : 23.11.2008 / 10:41:00

Körfez ülkelerindeki sermaye birikimine vurgu yapan Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Arap sermayesinin yatırım bulutu bir yerlere mutlaka yağacak. Bu bulutu kendi ülkemize çekmeye çalışıyoruz'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Körfez ülkelerindeki sermaye birikiminin en iyi şekilde Türkiye'de değerlendirileceğini belirterek, ''Türkiye'nin ihracata dönük finansman ihtiyacının sağlanması açısından Arap sermayesi kullanılabilir değer. Arap sermayesinin yatırım bulutu bir yerlere mutlaka yağacak. Bu bulutu kendi ülkemize çekmeye çalışıyoruz'' dedi.

Bakan Tüzmen, Akdeniz İhracatçı Birliklerinin (AKİB) ''İhracatın Akdeniz Yıldızları'' ödül törenine katılmak üzere geldiği Mersin'de, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Körfez sermayesi ve kriz döneminde ihracatı artırmaya yönelik yaptıkları çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yaşanan ekonomik kriz neticesinde Arap sermayesinin Amerika ve Avrupa pazarlarına eskisi kadar güvenemediğini, bu konuda Türkiye'nin daha güvenilir liman olduğunu belirten Tüzmen, ''Körfez ülkelerindeki sermaye birikimini en iyi şekilde Türkiye'de değerlendirilebiliriz'' dedi.

Tüzmen, ''Coğrafi yakınlığın yanı sıra hem Türkiye'nin bu fırtınalı dönemde en sağlam limanlardan biri olması, hem de bugüne kadar komşu ve çevre ülkeler stratejimiz çerçevesinde, dış ticarette Orta Doğu pazarlarına yaptığımız açılım sonucu Türk mal ve hizmetlerinin son derece kaliteli olduğunun Arap sermayesi tarafından bilinmesi bize avantaj sağlayacak'' dedi.

Daha önce yapılan çeşitli proje ve çalışmalar sayesinde Türk-Arap ilişkilerinin ticaret, yatırım ve ortaklık açısından iyi bir boyuta geldiğini ifade eden Tüzmen, şöyle devam etti:

''Küreselleşme konusunda baktığımızda kapalı ekonomi konumunda olan Arap sermayesi bu krizde çok büyük sıkıntılar yaşamayacak. Petrol gelirlerinin düşmesiyle biraz sıkıntı çekecekler. Ancak, ellerindeki paraları da mutlaka bir yerde değerlendirecekler. Şu dönemde Türkiye'nin ihracata dönük finansman ihtiyacının sağlanması açısından Arap sermayesi kullanılabilir değer. Arap sermayesinin yatırım bulutu bir yerlere mutlaka yağacak. Bu bulutu kendi ülkemize çekmeye çalışıyoruz.''

-MEKİK DİPLOMASİSİNİN ÖNEMİ-

Bakan Tüzmen, yaptıkları çalışmalar doğrultusunda Türkiye'nin Orta Doğu'ya olan ihracatının geçen yıla göre yüzde 65 oranında arttığını, yaklaşık 12 milyar dolara varan ihracat büyüklüğüne ulaştıklarını söyledi.

Komşu ve çevre ülkelere 2002 yılında 6 milyar dolar olan ihracat rakamını 40 milyar doların üzerine çıkardıklarını anlatan Tüzmen, şunları kaydetti:

''Toplam dış ticaretimizde yüzde 3'ler seviyesinde olan komşu ve çevre ülkelere olan ihracatımızı, bugün yüzde 44'lere yükselttik. Bunlar önemli rakamlar. Bunları yaparken de Orta Doğu ve komşu ülkelere ihracatçılarımızla mekik diplomasisi uyguluyoruz. Defalarca gidip geliyoruz. Bu konuda Filistin, Suriye, Mısır gibi ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları yaptık. Körfez ülkelerini de bunların içine ekleyeceğiz. Ayrıca diğer ülkelerle ilgili çalışmalarımız sürüyor.''

-KRİZDEN ETKİLENMEYECEK ÜLKELERE YÖNELİŞ-

Tüzmen, yaşanan krize rağmen kapalı ekonomi ve ambargolu ülkeler olmaları dolayısıyla krizden etkinlenmeyecek ülkelerle işbirliğini geliştirmek için çalışmalar yaptıklarını, bu konuda gerek finans gerekse enerji alanında önemli çalışmaları bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

''Coğrafi yakınlığımız değerlendirerek etrafımızdaki, yaşanan krizden etkilenmeyecek ülkeler üzerine yoğunlaştırdığımız programımız var. Pazar ve sektör çeşitlememizi bu alanlarda yapıyoruz. Şu aşamada bu bizim için son derece önemli. Bu pazarlar AB ülkelerinin yerini tutmayacak. Ama, bunlar AB ülkelerindeki pazar daralmasını etkilerini azaltabilecek pazar çalışmalarıdır.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*