Tüzmen: Hedef 2003'te 500 milyar dolar

  • Giriş : 10.02.2007 / 00:00:00

Kürşad Tüzmen, ''Bir hedef koyduk, 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat ve şimdi Allah'ın izniyle bu yıl 100 milyar doları geçtiğimiz anda çok önemli bir adım atmış olacağız.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kürşad Tüzmen, MÜSİAD'ın, Gaziantep Grand Otel'de düzenlenen genel idare kurulu (GİK) toplantısı galasında, 4 yıl içinde Türkiye'nin çok ciddi bir büyüme oranı yakalandığını belirterek, enflasyonun tek haneye indiği, ihracatın 3 haneye doğru çıktığı, ihracatta tahmin bile edilemeyecek 100 milyar dolar rakamının konuşulduğu bir döneme geldiklerini söyledi.

''Bir hedef koyduk, 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat ve şimdi Allah'ın izniyle bu yıl 100 milyar doları geçtiğimiz anda çok önemli bir adım atmış olacağız. 2009'da hedefimiz 125 milyar dolar. Bunu da aşabiliriz diye düşünüyorum'' diyen Tüzmen, bu yıl Türkiye'nin dış ticaretinin çeyrek trilyon dolar düzeyine çıktığını bildirdi.

1 trilyon doları yakalamak için 3 katı iş yapılması gerektiğine dikkati çeken Tüzmen, şöyle konuştu:

''Hep beraber yapacağız bunu, o kadar zor değil. Sizleri bu rakamlara alıştırmaya çalışıyorum ki, eskiden çünkü bu rakamları söylediğimiz zaman, (sayın bakan ne olacak, imkansız falan) deniliyordu. Ama zorlaya zorlaya buralara geldik. Ne getirdik biliyor musunuz aslında? İhracata bir hedef kavramını getirdik. Yani hedefimizi ortaya koyuyoruz. Rakamları ortaya koyuyoruz. Diyoruz ki, 'biz bu hedefe sizlerle beraber şu kadar zamanda ulaşırız.' Bence işte stratejik bakış budur. Vizyon çalışması arkasında mutlaka strateji olduğu zaman, sizlerle beraber çok önemli ihracat stratejileri ortaya koyduğumuz zaman, Asya ülkeleri, Afrika ülkeleri, Ortadoğu, bütün komşu ve çevre ülkeler stratejisi.

Dış ticaret ağırlığı yüzde 5 olan ülkelerin bugün yüzde 32 oranında dış ticaretimizden pay aldığı bir döneme geldik. Etrafındaki bütün tehdit unsurları olan ülkeler, şu anda Türkiye'nin çok iyi dostları haline geldi. Hepsiyle iyi ilişkilerimiz var, hepsiyle gayet güzel bir ticaret hacmi artışı sağlamış durumdayız. Bunları tabii adım adım sürdürerek devam ediyoruz. İran ile 7.7 milyar dolar, Rusya ile 20 milyar doları geçmiş, Yunanistan 3, Bulgaristan 4 milyar dolar, Romanya'da 5'e doğru gidiyoruz. Bu rakamların hepsinde sizlerin büyük katkısı var.''

-''RAKAMLARI BOZAMAZSINIZ''-

2002-2005 yılında dünya dış ticaretinin yaklaşık yüzde 17 arttığına dikkat çeken Tüzmen, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Türkiye'nin de dış ticareti aynı dönemde yaklaşık yüzde 27 oranında arttı. Büyük bir hamledir. 4 sene içinde yüzde 138. Birileri diyor ya, (yanlış hesapladılar, şöyle hesapladılar) Toplama çıkartmayı bilen her insanın, bu hesabı yapabilmesi lazım. Ama ben hayret ediyorum. Ne kadar çarpıtırsanız, çarpıtın rakamları bozamazsınız, rakamlarla oynayamazsınız. Onlar gerçekler, şu anda 2002 ile 2006'yı karşılaştırdığın zaman yüzde 138lik bir artış. İşte hesap budur. Nereden almışız nereye getirmişiz.

İşte bu rakamlar bizi ihracatta dünya şampiyonu, OECD'nin dünya şampiyonu haline getirdi.

Biz artık yüksek teknolojiye dönük ihracat yapar hale geldik. Artık Türkiye, dünya ticaretinden yüzde 1.2 pay almaya başlayacak. Yüzde 1'i zor bulduk. Ama 1'in yanına sıfır koyduğunuz zaman değer oluyor.''

-''ÇİNDİSTAN YENİ BİR EKSEN''-

Küresel ekonominin çevresinin esas olarak nereye kaydığına baktıklarını dile getiren Tüzmen, ''Çindistan'a kayıyor, Çin ve Hindistan. Yeni bir eksen, yeni bir merkez. Bu tarafta batı yavaş yavaş doğuya doğru kayarken, bu Türkiye'nin üstünden geçecek. Türkiye'nin üstünde bu güneşi ne kadar tutarsak, o kadar fazla verim alacağız. Hesabımız bu'' dedi.

Türkiye'yi, dünyanın fuar, moda ve finans merkezi durumuna getireceklerini, 2030'a dek küresel ticaret hacminin de en az 3 kat artacağının belirtildiğini anlatan Tüzmen, şunları söyledi:

''Bunlar hesaplamalar. Biz daha 1 trilyon doları, 'inşallah 2023'de tamamlarız' diyoruz. Ama dünyada da o tarihten sonra 20-27 trilyonluk bir hacim olacak ve tabii ki günlük 2 dolar ve altında geçinen kişi sayısı yarıya inecek. Biz gelişmiş ülkelerin ithalatına baktığımız zaman, 1970'lerde gelişmekte olan ülkelerden aldıkları toplam ürün yüzde 15 oranında. 2006'ya kadar bu oran yüzde 40'a çıktı. 2030'da bu yüzde 65'e çıkacak. Yani bizim üretimimiz daha fazla satılacak. Böyle bir döneme doğru kayıyoruz.

Tabii bizim açımızdan yanı başımızdaki ülkeler ve diğer ülkelerin ithalat yapabilir hale gelmesi önemli. Yine aynı şekilde yapılan hesaplara göre gelişmekte olan ülkelerin ortalama 4 bin 800 dolar olan kişi başına gelirleri o dönemde 11 bin dolara çıkıyor. İşte o zaman da bizim çok ciddi açılımlarımız olacak. Neden? Çünkü biz şu anda ihracatımızın yaklaşık yarısını AB ile yapıyoruz. AB dışındaki ülkeler de bizim açımızdan son derece önemli. Yani yanıbaşımızdaki ülkelere mal satma becerisini, daha şu anda onların tarife oranları yüksekken beceriyoruz. Biz bütün sıkıntıları aşa aşa sadece komşu ülkelere yapılan ihracatı 30 milyar dolara getirmişiz. Toplam dış ticaretinizin yüzde 32'sini siz buralara yapıyorsanız, artık almış başınızı gidiyorsunuz demektir.''

-''TÜRKİYE'NİN EKONOMİSİ DIŞ TİCARET SAYESİNDE BÜYÜYOR''-

Türkiye'nin geçmişte birçok kriz atlattığını, artık krizlere karşı dayanıklı bir duruma geldiklerini, çevredeki ''ateş çemberine'' karşın her türlü sıkıntıyı sağlıklı bir biçimde atlattıklarını vurgulayan Tüzmen, petrol faturası, gaz faturasına 10 milyar dolar ödemeleri gerekirken 30 milyar dolar ödediklerini, ama tüm bu sıkıntıları hissettirmediklerini söyledi.

Aksi takdirde bu denli dış ticaret açığının olmayacağını belirten Tüzmen,sözlerini şöyle tamamladı:

''Türkiye'nin ekonomisi dış ticaret sayesinde büyüyor. Başka hiçbir şekilde açıklamamız mümkün değil. Bizim petrolümüz, gazımız fazla yok ama petrolü, gazı olan ülkelerin de başı beladan kurtulmuyor bakıyorsunuz. Demek ki orada da insan faktörü iyi değilse o iş, o kaynak iyi kullanılamıyor. İnsanı ilk önce yetiştireceğiz ki, devlet de yaşayacak. Belki de bizim kaynaklarımızın olmaması son zamanlarda bu hamleleri yapmamızı sağladı. Mecburduk çalışmaya.

Bakıyorsun toprağın altından birşey çıkmıyor. O zaman toprağın üstündeki beyni kullanmak lazım. Yan gelip yatmadık. Kimse bunu söyleyemez. Türk insanı çok çalışkan. Biz o Uzakdoğu'daki hayranlıkla izlediğimiz ülkelerin çalışmalarına yaklaşmaya başladık. Biz de çok ciddi çalışıyoruz. 1980 yılında ihracat rakamı 3 milyar dolar. Şimdi 100 milyar dolar yapacağız. Açıkçası, uçak havalanmaya başladı. Kalkış hızını devam ettirmemiz lazım. Bize bu harita, bu coğrafya ata yadigarı.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious