Üç 3 adam Yetenek Sizsiniz izle - Üç 3 adam son bölüm izle

Üç 3 adam Yetenek Sizsiniz izle - Üç 3 adam son bölüm izle.13884
24.11.2013 / 09:58:21

3 Adam'ın Yetenek Sizsiniz skeci, izleyenleri gülmekten kırdı geçirdi. 3 Adam'ın dün geceki misafiri Hülya Avşar'dı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Ekranların sevilen komedi, programı 3 Adam dün yine bomba gibi bir bölümle ekranlara geldi. Oğuzhan ve İbrahim Yetenek Sizsiniz'e katıldı rap söyledi, kiremit kırdı. Oğuzhan ve İbrahim'in Yetenek Sizsiniz Skeci kırdı geçirdi.

Oğuzhan ve İbrahim Yetenek Sizsiniz skeciyle kahkahaya boğdu. Kiremit kırdılar, rap söylediler, illüzyon yaptılar, beat-box denediler...

Star TV'de yayınlanan Eser Yenenler, Oğuzhan Koç ve İbrahim Büyükak'ın sunduğu 3 Adam programının dün geceki konuğu Hülya Avşar'dı. 

Avşar'ın bol bol kahkaha attığı programda, Oğuzhan Koç ve İbrahim Büyükak'ın Yetenek Sizsiniz Türkiye skeçleri yayınlandı. 

KİREMİT KIRDILAR

İlk skeçte kiremit kırma şovu yapan İbrahim ve Oğuzhan, Acun ve Hülya Avşar'ı kahkahaya boğdu. Köpükten yapılan kiremitlerle düzenlenen gösteride, İbrahim Oğuzhan'ın kafasında yine köpükten yapılmış sandalyeyi kırdı. 

İBRAHİM VE OĞUZHAN RAP SÖYLEDİ

İkinci skeçte ise İbrahim ve Oğuzhan ikilisinin rap şovu büyük ilgi topladı. Söyledikleri şarkıda erotik çağrışımlarda da bulunan ikili, jüriden kötü not alınca başka kulvarlarda kendilerini göstermeye çalıştılar. 

Rapin ardından illüzyon şovu deneyen Oğuzhan ve İbrahim bunda da başarılı olamayınca beat-box'a müracat etti. Gösterinin finalinde ise, sahneden inmemekte ısrar eden ikili güvenlik görevlileri tarafından sahne dışına çıkarıldı.



ARŞİV RÖPORTAJ

BKM’nin komik çocuğu Eser Yenenler kariyer basamaklarını emin adımlarla çıkıyor. Eser’le BKM’yi, ustasını, yeni iş arkadaşları Hülya Avşar ve Acun Ilıcalı’yı konuştuk

Eser Yenerler, komiklik geniyle doğmuş, hani şu "Şeytan tüyü var onda" denen tiplerden... Bu sezon televizyon dünyasında ciddi bir atılım yapan Eser'e renkli camın ardında olan biteni, şöhret basamaklarını öğrenerek tırmandığı BKM'yi, felsefesini takip ettiği ustası Yılmaz Erdoğan'ı sordum. O da anlattı...

'MADEM ARANIZA ALMIYORSUNUZ, O ZAMAN İZLEYECEKSİNİZ'

"Eser Yenerler" deyince aklıma neşeli bir insan geliyor. Nasıl bir çocukluk geçirdin, o zamanlar da bu kadar neşeli biri miydin mesela?
Büyük ihtimalle kilo kompleksim olduğu için 5'inci sınıfa kadar içine kapanık bir çocuktum. 5'inci sınıfta bir şiir yarışmasına katıldım. Ve o yarışmada derece aldım. İşte orada değişik bir şey oldu. İçimden "Madem beni aranıza almıyorsunuz, o zaman izleyeceksiniz" dedim. Egoistçe bir düşünce değildi tabii, psikolojik bir durumdu. Yarışmada birinci olunca o yaz beni bir kampa gönderdiler. Kampta fıkralar anlattım, taklitler, skeçler yaptım. Kendimi aştım. Ondan sonra hayatımın böyle gideceği açıktı.

"Bir şiir okudum hayatım değişti" diyorsun yani...
Barışıklık mı bilemiyorum. Kendiyle sorunları olan bir insanım ve bu sorunları mizahla atlatabiliyorum. Elbette herkesin yöntemi farklıdır. Biri içine kapanır biligisayar programcısı olur, Apple gibi bir marka yaratabilir. İçe kapanık çocukların iyi bir hobisi olması lazım ya da ailenin çocuğunu keşfetmesi gerekiyor. Günlük yazmakla başlayan içe kapanıklığı yazıya dökme durumu iyi bir yöntemdir mesela. O zaman kendinilerini keşfedebilirler.

'YILMAZ ERDOĞAN ÇOK BÜYÜK BİR USTADIR'

BKM macerası nasıl başladı?
Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü'nü kazanınca İstanbul'a geldim. İşletmeyi yazma nedenim de devam zorunluluğu olmamasıydı. Sonra nasıl oyunculuk yaparım arayışına girdim. O esnada dizi oldu. Küçük bir rolüm vardı. O rolü büyütemedim. Çünkü dizide rolünün büyümesi için iyi olman gerekir. İyi değildim, bunu biliyorum. Ekran sempatim olduğu için insanlar seviyordu. Az dizi vardı ve çok izlenen bir dizinin küçük bir kısmında olduğum için tanınan bir adamdım. Ama çok takdir edilen bir adam değildim. Şöhrettim, param vardı ama mutlu değildim. Başka arayışlara girdim. Hedefim sahaneye çıkmak, insanları eğlendirmekti. Karşıma BKM çıktı. Arkadaşım seçmelerine gitmiş, beni de misafir olarak çağırmıştı. Yılmaz Ağabey "Biz size anlatacağız. Doğru uygulayan, doğru yere gider" diyordu. BKM'den 2 sene para kazanmadık. Ama istediğim yerdeydim, parayı tercih etmedim. İdealist bir insan olduğum için doğru yerde olduğumu her zaman hissettim.

Yılmaz Erdoğan'la nasıl tanıştınız?
Dersine misafir olarak girdim. Dizide oynarken yaşadığım bütün sorunların cevabını bir derste aldım. Yılmaz Erdoğan çok büyük bir ustadır. Çok iyi bir hayat felsefesine ve ciddi bir entelektüel birikime sahiptir. 40 dakikalık derste hayatım boyunca felsefesini takip edeceğim bir insan olduğunu anladım. Ama ustayı taklit etmek tehlikeli bir şeydir. Ben Yılmaz Erdoğan'ın felsefesini benimsedim, bana uyacak şekilde uyarlıyorum hayatıma. O günden sonra "Bundan sonra BKM hayatımda olacak" dedim ve gerçekten müthiş bir 7 yıl geçirdim. Hâlâ da görüşüyoruz, bir sürü proje yapıyoruz. 3 senelik komedi eğitimi, 3 senelik televizyon macerası, Çok Güzel Hareketler Bunlar programı bir insanın bu sektörde başına gelebilecek her şeyi küçük bir zümrede bana yaşattı.

Ne gibi mesela?
Ego savaşları, şöhret macerası, birinin ön plana çıkıp diğerinin geri planda kalması.

'YAZAN KADERİNİ YAZAR'

Sen hem sunucuydun hem yazıyordun hem de skeçlerde yer alıyordun. Bu tartışmalara neden olmuyor muydu?
BKM'de "Yazan kaderini yazar" felsefesi ve özgür bir piyasa vardı. Ben oynayacaklarımı kendim yazdım. Kendin yazınca da ehliyet sende oluyor. Ben, İbrahim, Oğuzhan, Zeynep, Metin, Gülhan daha çok yazan ekiptik. Orada yazanlar gerçekten de hâlâ kaderini yazıyor. Yazdığında karar verensin, oynuyorsan hakkında karar verilen pozisyondasın. O fark seni öne çıkarıyor.

Sen sahnede açık sözlü bir tipsin, repliğini filan unuttuğunda söylüyorsun...
İp koptuğunda söylüyorum. Oynarken konsantre olamıyorum. Yanımdakiler de garip tipler oynayıncı "Ne yapıyorsunuz" diyesim geliyor, gülüyorum. Eh gülünce de seyirciyle paylaşıyorum.

Üzerinde komik olma baskısı hissediyor musun?
Geçenlerde dışarı çıktım. Yeni uyanmıştım o yüzden yüzüm biraz asıktı. Birine denk geldim, "Eser Ağabey biz seni böyle bilmezdik, hiç gülmüyorsun" dedi. "Neye güleyim" dedim. "İşte böyle gül, helal olsun" dedi ve gitti. Mutsuz olma ihtimalimin olmaması gerektiği izlenimini veriyorum televizyonda. Gerçekte de öyle görmek istiyorlar. Açıkçası buna dikkat ediyorum. Mesela mutsuzsam dışarıya çıkmıyorum.

Mutsuz olduğunda ne yapıyorsun, ağlıyor musun?
Çok ağlamam. Tatsızlığı evde yaşayıp dışarıya pozitif çıkmaya özen gösteriyorum. Çünkü insanlar beni hayatlarında belki bir kere görecek ve nasıl görürse aklında öyle kalacağım. Şöhretin böyle piskopat yanları var.

'İlk paramla anneme otomobil aldım'
İlk kazandığın parayla ne aldın?
Anneme otomobil aldım. Direksiyon öğretmeni olduğu için ihtiyacı vardı.

Çok hoşuna gitmiştir...
Öyle anlarda insan bir şey diyemez ya ona da öyle oldu. Hayırlı evlat oldum annemin gözünde.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*