Üç yanlış bir sınavı götürür!

Üç yanlış bir sınavı götürür!.8568
  • Giriş : 10.06.2007 / 11:01:00

Binlerce gencin büyük bir heyecanla beklediği ÖSS’ye sayılı günler kaldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sınava girecek olanlar çalışmalarını çoktan tamamladı. Yeterli derecede çalışmayanların ise şu saatten sonra çok fazla yapabileceği bir şey yok.

Diğer taraftan birçok öğrenci bütün bir yıl çalışmasına rağmen sınav stresine şimdiden kapılmış durumda. Fakat sınavda başarılı olmanın bir şartı da sınav stresini yenmek. Sayılı günler kala gittikçe artan sınav stresinden kurtulmak için hem öğrencilerin hem de ailelerin yapması gereken en öncelikli konu bu sınavı hayatî bir mesele haline getirmemek. Belli bir oranda heyecan iyidir; ama fazlası başarınızı engelleyebilir. Dolayısı ile pazar günü sınavda ter dökecek olanlar bu son haftayı stresle, ders çalışarak geçirmek yerine biraz daha rahatlamaya ayırmalı. Her şeyden önce bu sınavı hayatınız boyunca karşılaşacağınız imtihanlardan sadece biri olarak kabul edin ve gözünüzde büyütmeyin. Son haftaya girerken bütün bir yıl boyunca ders çalışmak adına ertelediğiniz hobilerinize vakit ayırın. Arkadaşlarınızla vakit geçirin; fakat konuşmalarınızı sürekli sınava odaklamayın. ÖSS’ye gireceğiniz okulu mutlaka önceden gidip görmeniz gerekiyor. Bu, sınav günü psikolojik olarak rahatlamanızı sağlayacaktır.

Az zaman kaldı, son bir ay, iki ay derken üniversite sınavı geldi kapıyı çaldı. Sınava girecek olanlar şu ana kadar çalışmalarını tamamladı, tamamlamayanların bu saatten sonra çok fazla bir şey yapamayacağı da hepimizin malumu. Fakat konuları çalışmak, testleri çözmek sınavda başarılı olmak için ne yazık ki yeterli olmuyor. Birçok öğrenci sınava hazır olmasına rağmen her yıl ya heyecandan ya da kaygıdan sınavda elde edebilecekleri başarıyı yakalayamıyor. O yüzden sınava girecek öğrencilerin şu saatten sonra yapmaları gereken en önemli şey heyecanlarını başarılarını engelleyecek çizgiye getirmemek. Şimdiden etrafımızda onlarca gencin “heyecandan öleceğim, şu sınav bir geçse”, “bu sınav kaderimi belirleyecek, başaramazsam bittim ben” gibi cümleler kurduğuna şahit oluyoruz. Oysa bu sınavda başarılı olmak istiyorsanız ilk yapmanız gereken, bu sınavı hayatın en önemli olayı haline getirmemek. Zira bu şekilde bakıldığında sınav günü yaklaştıkça stres ve kaygı da gittikçe artıyor. Eğer çarpıntı, el terlemesi, yutkunma, kızarma, boğulacakmış hissi, titreme, mide-bağırsak hareketlerinde artış, ateş basmaları, baş dönmesi, ağız kuruluğu ortaya çıkıyorsa ve bu belirtilere kötü senaryolar eşlik ediyorsa demek ki sınav kaygınız çoktan başlamıştır. ÖSS sadece sınava girecekleri değil, onların ailelerini de heyecanlandırıyor. Onların tutumu sınava girecek olanları olumlu ya da olumsuz olarak etkiliyor. Peki sınav kaygısı nasıl yenilir ve sınav stresi en az seviyeye nasıl indirilir? Ailelerin tutumu bu süreçte ne olmalı? Biz de bu soruyu sınava girecek öğrenciler için Zirve Dergisi Rehberlik Yayın Editörü İsmail Baran’a sorduk. İşte sınav stresini yenmek için size tüyolar.

Öğrenciler için öneriler

Sınava yakın günlerde paniğe kapılıp gece gündüz ders çalışmak, faydadan çok zarar getirir. Sadece sınav stresini artırır. Eğer sınava gerçekten hazırlanmışsanız, sakin olmalısınız. Şimdi sadece son kontroller ve son antrenmanlar yapılacaktır.

Olumsuz düşüncelerle beklentilerinizi ve planlarınızı ilişkilendirmeyin. Geçmişteki başarılarınızı hatırlayın ve bu başarıları tekrarlayabileceğinizi düşünün.

Sınavın her şey olmadığını, zekânızın ölçülmediğini, sınavı kazanmak kadar kaybetmenin de normal olduğunu bilin.

Zamanınızı iyi kullanmaya ve planlamaya çalışın.

Normal halinizde nasıl iseniz o halinizi korumaya gayret edin.

Kaygı sizi aşırı hareketli veya hareketsiz ve içe kapanık yapabilir. Sınava yakın günlerde daha çok ders çalışmak yerine, fiziksel aktiviteleri artırabilir, dozunda olmak şartıyla eğlenceli sporlara veya dinlendirici aktivitelere yer verebilirsiniz.

Kaygınızı eğlenceli etkinliklerle ve olumlu düşüncelerle birlikte yaşayın. Moralinizi yüksek tutmaya çalışın. Mizah yazıları okuyabilir, eğlenceli filmler izleyebilirsiniz.

Zevk aldığınız şeylere ve hobilerinize hafta içinde birkaç saat ayırın. Açık havaya çıkmak gerginliği ve kaygıyı azaltır; enerjiyi artırır; olumlu düşünceleri pekiştirir.

Beslenmenize dikkat edin. Her besin grubundan yeterince alarak vücut direncinizi koruyun. Sınav öncesinde rejim yapmayın. Bunun tam tersi, aşırı yeme isteği de zararlı olabilir.

Bir yıl boyunca yapamadığınız işleri, özellikle ders çalışmayı, son bir hafta içinde yapmaya çalışmayın. Çünkü öğrenme, zaman alan bir iştir. Bir yılda öğrenilemeyen, bir haftada zor öğrenilir.

Sınava gireceğiniz okulu önceden görmekte fayda vardır. İnsanlar genellikle alışık olmadıkları ortamda rahat edemezler ve bu durum kaygı düzeyini artırabilir. Sınava gireceğiniz ortamı önceden görmeniz, sınav salonuna girmeniz, o havayı teneffüs etmeniz, sizi rahatlatacaktır.

Sınav başlamadan önce, “Keşke daha fazla çalışsaydım, daha çok deneme yapsaydım!”, “Eyvah, kazanamayacağım, başarılı olamayacağım!” düşünceleri zihninizi kurcalayabilir. Bu olumsuz senaryoları kafanızdan atmaya çalışın. Sadece okuduğunuz soruya yoğunlaşın.

Heyecanlanmaya başladığınızı fark ettiğinizde, bunun doğal olduğunu, hatta sınavda başarılı olabilmek için bu heyecanın gerekli olduğunu kendinize telkin edin.

Kaygı olsa da bunu paniğe dönüştürmeyin. Yaşadığınız şey sınav heyecanıdır ve son derece normaldir. Sınavla ilgili en ufak bir kaygı duymuyorsanız, bu da aslında çok sağlıklı bir durum değildir.

Kendinizi sınava hazır hissetmiyor olabilirsiniz. Ne kadar çalışırsanız çalışın, sınav öncesinde bu duygunun yaşanması normaldir. Eğer sınava çalışma konusunda elinizden geleni yaptığınıza inanıyorsanız, sınavdan korkmanıza gerek yoktur. Aylardır, belki de birkaç yıldır bu sınav için yaptığınız çalışmaları düşünün… Gördüğünüz dersleri, çözdüğünüz testleri, yaptığınız deneme sınavlarını, bitirdiğiniz test kitaplarını üst üste koyunca neredeyse boyunuzu geçiyor değil mi? Yaptığınız bunca çalışma varken, kendinizi yetersiz hissetmek pek de anlamlı olmasa gerek.

Sınav sırasında diğer öğrencilerin ne yaptıklarıyla ilgilenmeyin. Verilen süreyi en iyi şekilde kullanmaya çalışın. Bunu yaparken de sakin olun. Süreyi daha iyi kullanmak için soruları hızlı çözmeye çalışmayın, bu, sizin hata yapma riskinizi artırır.

Bütün çabalarınıza karşın, ne yaparsanız yapın sınav kaygınızı yenemiyorsanız, heyecanlanmaya devam ediyorsanız, işi oluruna bırakın.

Aileler için öneriler

“Başarısız olursan bunun sonucuna katlanırsın!”, “Sınavı kazanamazsan bütün emeklerimiz boşa gider!” gibi sözlerle öğrenciyi korkutmayın.

Çocuğunuzun sınavı kazanmasından veya kazanamamasından bahsetmeyin. Sanki bir deneme sınavına gidiyormuş gibi davranın. Unutmayın ki ailenin çocuktan sınavı kazanmasını beklemesi de kaygıya yol açabilir.

Evdeki gergin ortam, öğrencinin performansını olumsuz etkiler. Bu nedenle çocuğunun sakin olmasını isteyen aileler, öncelikle kendilerinin sakin olması gerektiğini bilmelidirler.

Samimiyet çok önemlidir. Anne-babalar sınava girecek çocuklarıyla konuşurken içten olmalıdır. Laf olsun diye söylenen, “Sana güveniyorum” sözünün bir işe yaramayacağını bilmek gerekir.

Sınavlar gelip geçer; ama aile içindeki ilişki zedelenirse ileride daha büyük sorunlara neden olabilir. Bu nedenle, sınav uğruna çocuklarınızla aranızı bozmayın.

Çocuğunuzla birlikte neşeli ve hoş vakitler geçirmeye gayret edin. Onu sevmenizin sınav başarısıyla ilgili olmadığını, onu evladınız olduğu için sevdiğinizi davranışlarınızla ve sözlerinizle çocuğunuza hissettirmelisiniz.

Anne-baba olarak olumsuz düşüncelerinizi olumluya çevirin.

Kaygının, bulaşıcı bir duygu olduğunu unutmayın. Sınav hakkında çocuğunuzun kaygı duymasını istemiyorsanız, öncelikle sizin bu kaygıdan uzak durmanız gerekiyor. Unutmayın, siz rahat olmazsanız, çocuğunuz da rahat olamaz.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious