Uçakla baş edemeyen otobüsçüler hızlı trene talip

  • Giriş : 18.02.2007 / 00:00:00

Uçak biletlerinin ucuzlaması sebebiyle havayolu şirketleriyle sıkı bir rekabete giren otobüsçüler, şimdi de Ankara-İstanbul arasını hızlı trene kaptırmamak için harekete geçti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İki şehir arasındaki yolculuğu 3 saate indirecek olan hızlı trenin 2009'da hizmete girmesi bekleniyor. Planlamaya göre, iki yıl sonra demiryolunu tercih edenlerin oranı yüzde 10'dan yüzde 80'e çıkacak. Otobüs işletmeleri, en yoğun karayolu hattını kaybetmemek için hızlı trenin işletmesine talip. Ulusoy ve Kamil Koç, işletme devri konusunda ihale açılmasını istiyor.

Türkiye'nin en yoğun şehirlerarası karayolu olarak bilinen İstanbul-Ankara hattında günde ortalama 30 bin otomobil, 650 otobüs, 4 bin kamyon ve TIR seyahat ediyor. Daha önce karayoluyla ulaşımın zaman aldığı yolda, inşaatı 14 yıl süren Bolu Dağı Tüneli'nin tamamlanması yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Geçen ay İstanbul-Ankara yönü trafiğe açılan tünel sayesinde otobüsle yolculuğun süresi 1 saat kısaldı. Otobüs firmaları heyecanla tünelin diğer yönünün de devreye girmesini beklerken, 2009 yılında bitirilmesi hedeflenen Ankara-İstanbul hızlı tren hattının kara, hava ve demiryolu arasındaki rekabeti kızıştıracağı tahmin ediliyor. Hızlı trenin çalışmaya başlamasıyla trenlerin yolculuk pastasından aldığı payın yüzde 10'lardan yüzde 80'lere çıkacağı belirtiliyor.

Teknoloji geliştikçe yolcu pastasından aldıkları payın düşeceğinin farkında olan otobüs işletmeleri, alternatif çözümler üzerinde çalışıyor. Bunların başında, geleceğin ulaşım aracı olarak görülen trenlerin işletmesini üstlenmek geliyor. Büyük firmaların birçoğu trenlerin işletmesiyle ilgili gelişmeleri yakından takip ediyor. Bazıları bu konuda detaylara girmekten kaçınırken, demiryollarıyla ilgili bir ekip oluşturarak ciddi hazırlıklar yapan Ulusoy Turizm, Zaman'a çalışmalarıyla ilgili ayrıntılı bilgiler verdi. Trabzon, Adana, Antalya gibi uzun mesafeli hatlara düzenlediği sefer sayısını düşüren şirket, İstanbul-Ankara, İstanbul-İzmir gibi hatlara yoğunlaşmış durumda. Demiryoluyla yolcu taşımacılığında özel sektöre de fırsat verilmesi için yetkililerden mevzuatın düzeltilmesini isteyeceklerini belirten şirketin genel müdürü Mustafa Yıldırım, "İstanbul-Ankara güzergahı bizim için çok önemli, kaybetmek istemiyoruz. Hızlı tren devreye girdiğinde hem biz hem de uçaklar etkilenecek." dedi. Yıldırım'ın iki danışmanından birisi yurtdışında vagon kiralama için araştırma yaparken, diğeri de demiryolu işletmesi üzerine fizibilite çalışması yapıyor. Başka önemli otobüs firmalarının da demiryolu konusuyla yakından ilgilendiğini vurgulayan Yıldırım, 2009 yılından itibaren demiryollarında özel sektörün de yer alacağını ifade etti. Yıldırım, şu bilgileri verdi: "Hızlı tren işletmesinde devletin fiyat ve işletme politikaları, özel sektöre bakışı belirleyici unsur olacak. Demiryolu işletmesi otobüsçülükten ucuz değil. Vagonlar, çekiciler, yatırımlar, devletin alacağı yol payı ciddi yekünler tutabilir. Trenler konforlu bir şekilde hizmet vermeye başladığında fiyatları da şimdiki gibi ucuz olmaz." Mustafa Yıldırım, Ulaştırma Bakanlığı'nın son üç yılda devrim niteliğinde çalışmalar yaptığını, bu durumdan otobüsçülük sektörünün zarar gördüğünü kaydederek, yatırımları günün şartlarına göre yapanların ayakta kalabileceğini kaydetti.

'Banliyö trenlerini de alacağız'

Şirket, aynı zamanda Türkiye'nin farklı bölgelerinde atıl durumda olan banliyö hatlarının yeniden canlandırılması için çalışılıyor. Aydın'da belediye ile birlikte kullanılmayan atıl bir hattı yeniden devreye sokup şehrin 30 kilometre doğusu ve 30 kilometre batısına banliyö hattı oluşturmayı planlayan şirket, konuyla ilgili Ulaştırma Bakanlığı yetkilileriyle önümüzdeki günlerde görüşme yapacak. Genel Müdür Yıldırım, "Belediye ile Ulaştırma Bakanlığı mutabakat sağlarsa ve altyapı yatırımına devlet destek verirse projenin gerçekleşmemesi için hiçbir sebep yok. Üstyapı ile ilgili gerekli donanımları biz temin edeceğiz. Yurtdışından vagon kiralama için araştırmalarımızı sürdürüyoruz. Eğer proje ilerlerse Aydınlı vatandaşlar trenlerle lüks ve konforlu bir şekilde yolculuk yapacak." dedi. Yıldırım, Aydın'da oluşturulacak sistemin farklı bölgelerdeki demiryolları için de örnek teşkil edeceğini söyledi.

'Demiryollarının giderleri çok fazla'

Önemli otobüs işletmelerinden Kamil Koç, demiryollarıyla ilgili gelişmeleri yakından takip ediyor. Firmanın Yönetim Kurulu üyesi Sema Gülez, akılcı ve uygulanabilir şartların ortaya konulması durumunda işletme hakkını almak için ihalelere gireceklerini söyledi. Demiryollarının altyapı, bakım ve onarım, sinyalizasyon gibi önemli gider kalemlerinin bulunduğuna dikkat çeken Gülez, "Trenlerin işletmesine talip olacaklar, belli bir maddi yükün altına girecek. Devletten. tren işletmelerini özel sektöre açarken bu durumları da değerlendirip ona göre fiyat politikası belirlemesini istiyoruz. İstanbul'da Ayazağa'da otobüs filosunun işletme ihalesinde şartname almıştık. Ancak şartların çok rantabl olmadığını gördük ve ihaleye girmedik. Bütün şirketler gibi bizim için önemli olan da yatırım maliyetinin karşılığını alabilmemiz." şeklinde konuştu. Varan Turizm Genel Müdür Yardımcısı Onur Boybeyi ise diğer firmaların olduğu gibi kendilerinin de demiryollarıyla ilgili birtakım planlarının olduğunu; ancak bunları açıklayamacaklarını dile getirdi.

Karada ve havada rekabet iyice kızıştı

Özel havayolu şirketlerinin devreye girmesiyle uzak mesafelerde yolcu potansiyeli düşen otobüsçüler arayış içerisine girdi. Kısa mesafeli hatlarda yoğun bir rekabet dönemi başladı. Uçaklarla zaman ve konfor yarışına giren otobüsçüler, kesintisiz ve ücretsiz internet, uydu bağlantısıyla 50'den fazla televizyon kanalını izleme, sıcak yemek imkanı sağlayan mutfaklı otobüsleri devreye sokuyor. Bazı firmalar tuvaleti bulunan otobüslerle 'non stop' (molasız) seferler düzenleyerek uçaklarla aralarındaki zaman farkını azaltmaya çalışıyor. Uçaklarda olduğu gibi seyahat başına hediye puan ve ücretsiz bilet vermeye başlayan firmalar, yolun kalan süre ve hız bilgilerini LCD ekranlarda yolcularına gösteriyor. Havayolu şirketleri de 1 YTL'lik promosyon uçak biletleriyle yolcu pastasından aldığı payı genişletmeye çalışıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious