Ulusoy'dan 'herkese' hodri meydan

  • Giriş : 07.09.2006 / 00:00:00

Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, son günlerde futbol kamuoyunda kulaktan kulağa fısıldanan "Ulusoy Kasım'da gönderilecek" iddialarına bomba gibi yanıtlar verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başkan Ulusoy, adeta herkese meydan okudu. "Basında ve Futbol camiasında hükümetin sizi göndereceği söyleniyor" sorusuna "Haluk Ulusoy'u yollayabilirler, katakulli yapabililer. Bu filmleri bir daha sahneye koymaya hiç kimsenin gücü yetmez" diye yanıt veren Ulusoy, Ligtv.com.tr'nin sorularını cevapladı. İşte Ulusoy'un ilginç röportajı;

- Sayın Ulusoy, öncelikle tebrikler Malta'yı yenerek elemelere iyi bir başlangıç yaptık. Az sonra bu maçı enine boyuna konuşacağız ancak ben röportajımıza farklı bir konuyla başlamak istiyorum. Son haftalarda Futbol camiasında "Kasım'da Haluk Ulusoy gönderilecek" söylentileri dolaşıyor. Belki kamuoyuna pek fazla yansımıyor ama bu iddialar Futbol camiasında dillerden düşmüyor. Siz, resmi sürenizin sonuna kadar görevde kalacağınız inancını taşlıyor musunuz? Bu 3 yılı da başarıyla tamamlayacağım diyor musunuz?

- Tabii ki beni yıldırmaları mümkün değil. Ben mücadeleyi seven bir insanım. Daha önce görev yaptığımda son güne kadar yıpratmak için, yıldırmak için, beni görevden yollatmak için maalesef şer güçleri vardı. Onlar beni yıpratamadılar ve hiçbir şekilde yıldıramadılar. Ben mücadeleyi seven bir insanım. Ben yüreğimi her zaman ortaya koydum. Türk futbolu benden ne kadar hizmet isterse ben o kadar hizmet edeceğim. Nereye kadar gider, bunun sonunu bilmiyorum ama ben seçimle göreve geldim, gideceksem genel kurulun karar vermesi lazım. Genel Kurul "Biz artık teşekkür ederiz" demedikçe; yazılarla yorumlarla beni bu görevden yollamaları mümkün değil. Ben inandığım doğrunun peşinde koştum. Hayatımın 30 yılını Türk futboluna verdim. Ben hiçbir zaman paranın peşinden koşmadım. Son 7.5 yıl görev yaptığım federasyon başkanlığı dönenminde ben kendimi ülke futboluna adadım. Herşeyden evvel benim kendi kendimi takdir etmem lazım.. Ülke futboluna çok şeyler kazandırdığına inanıyorum. Çok büyük mücadeleler vererek, yüreğimi ortaya koyarak büyük başarılara imza attığma inanıyorum. Onun için kimse demesin ki "Haluk Ulusoy'u yıldıralım, küstürelim, her türlü baskıyı yapalım".. Hayır böyle bir şey yok. Ben seçimle geldim seçimle giderim..

- Önümüzde bir Olağanüstü genel Kurul söz konusu mu?

- Şu anda bunun olması için bir ortam mı var? Haluk Ulusoy'a bir sevgisizlik ortamı olduğuna inanmak istemiyorum. Haluk Ulusoy sokakta yürüdüğü zaman dünyanın neresine giderse gitsin bana gösterilen sevgiyi biliyorum.. Ama beni sevmeyen kesimler de olabilir, normaldir. Herkes herkesi sevebilir ya da sevmeyebilir. Ama böyle bir yıpratmayla, üstüne gidersek yollarız Haluk'u anlayışıyla bir yere varamazlar. Ama en nihayetinde Olağanüstü Genel Kurul sürecine de genel kurul üyeleri karar verecek. Olduğu takdirde de görevi şerefle teslim ederiz.

- Hakkınızda soruşturmalar açılıyor, duruma müdahale edileceği söyleniyor. Futbol camiası bu söylentilerle çalkalanıyor..

- Ben bu filmleri çok gördüm, çok yaşadım. Geçmişte yaşanan filmleri sahneye koymayı düşünüyorlarsa, o filmleri koymasınlar. Geçmişte yaşatmak istedikleri, oynadıkları ve oynattıkları filmleri eğer tekrar sahneye koymak istiyorlarsa; herkes bu filmlerden bıktı. Bu filmleri bir daha sahneye koymaya hiç kimsenin gücü yetmez. Böyle bir şey olmaz. Aynı filmi bir daha tekrar çekersen tutmaz. İzleyiciler aynı filmi bir daha izlemek istemezler. Hele kötü bir filmi hiç izlemek istemezler.

- Diyelim ki Haluk Ulusoy gönderildi.. Neler olur?

- Türk futbolunun içinden insanların futbolu yönetmesi lazım.. Üstüne basa basa söylüyorum Türk futbolu böyle bir kaosu bir daha kaldıramaz. Çok kötü olur. Türk futbolunda benden sonra gelen insanlar futbolu keşke çok iyi bilebilselerdi, tecrübeli insanlar olsalardı. Türk futbolunu iyi idare etmiş olsalardı. Ve o koasları yaşamamış olsaydık. Bugünkü çekilen acıyı çekmezdik.

- Sözlerinizden şu anlamı çıkardım: O yönetimler basiretsiz miydi?

- Evet. Bir daha kaldıramaz Türk futbolu bunu, çok kötü yerlere gelir. Türk futbolunu bu kötü ortama ben getirmedim. Tecrübe, birikim çok önemli.. İnsanlar yaşlanmadan tecrübe sahibi olamazlar. Bu tecrübe Allah'a şükür bende var. Dolayısıyla kötü gidişe dur diyecek durumdayız. İnanın çok daha iyi yerlere gelyeceğiz.

- Sayın Ulusoy, siz göreve geldiğinizde dendi ki "Biz Haluk Ulusoy'a Haziran'da göndeririz".. Haziran geçti.. Şimdi de Kasım'da gönderileceğinin dedikoduları yapılıyor.

- Bayrağını seven, ülkesini seven, Türk futbolunu seven bir insanım. Haluk Ulusoy gidebilir. Peki benden sonra kim gelecek? Gelecek olanlar ülke futbolunu yaşamış ve güvenilir insanlar olmalı. Geçmişteki gibi bir yönetim gelecekse Türk futbolu bunun altından kalkamaz. Çok kötü günlere gider. Kasım'da Haluk Ulusoy gidebilir. Ama Haluk Ulusoy'u kim gönderecek, nasıl gönderecek, ne şekilde gönderecek !..

- Basında ve Futbol camiasında hükümetin göndereceği söyleniyor?

- Önemli değil. Neyin ne olduğunu, ne yaptıklarını bilmiyorum. Her şeyin bir hesabı var bu dünyada. Herkesin, her kuruluşun, her kurumun bir hesabı var. Ama önemli olan yüce Allah'ın hesabı. Haluk Ulusoy'u yollayabilirler, katakulli yapabilirler. Olmayacak şeyleri oldu gibi gösterebilirler. Ama yüce Allah kötülük yapanın yanına bırakmayacak. Allah benim kalbimi de görüyor, bana kötülük düşünenleri de görüyor. Allah herkesin kalbine göre veriyor. Benim de kalbime göre verdi. Türk Futbol tarihinde yaşatılmayan bütün başarıları ülkeme yaşattım. Bundan sonra da eğer Allah bana ömür verirse, görev süremi tamamlamayı nasip ederse, ben daha çok büyük başarılara imza atarım.

- Görev süreniz tamamlandıktan sonra aday olamayacaksınız. Ne düşünüyorsunuz?

- Artık önümüz kapalı. Ancak kanun değişikliği olursa aday olabilirim.

- Özerk bir federasyonun başkanlığında kısıtlama olmasını nasıl yorumluyorsunuz?

- Herşey olabilir, biz Türkiye'de yaşıyoruz. Kanunlara da saygılıyım, herşeye de saygılıyım. Herşeyden evvel devletimizi seviyorum. Herkes yaptığı kötülük ve düşündüğü çirkinliklerle bir gün karşılaşır. Allah benim başarılı olmamı istedikçe ben başarılara imza attım. Haluk Ulusoy olmuş olmamış önemli değil. Ulusoy'un hayatı Futbol Federasyonu değil. Haluk Ulusoy'un tek makamı Federasyon Başkanlığı makamı değil. Biz futbola edebildiğimiz yere kadar hizmet ederiz, edemediğimiz yerde gideriz; kendi makamımızda otururuz. Hizmet etmemi isteyenler olursa etmeye devam ederim. İstemezlerse derim ki "Kardeşim haydi eyvallah, bu kadarmış".. Geçmişte olduğu gibi kenara çekilirim, Türk futbolunu izlerim.

- Teşekkürler Sayın Ulusoy, biraz da Malta maçına bakalım. Malta'yı yenerek elemelere iyi bir başlangıç yaptık. Maç için neler söyleyeceksiniz?

- Seyircisiz bir ortamda oynan maç kolay olmasa gerek. Çocuklar büyük mücadele verdi. Yıldıray maçın başlarında golü atmış olsaydı herhalde maç 8-0 biterdi. Koldan bacaktan dönen o kadar çok gol pozisyonu var ki. Maçın neticesi 2-0 ama golü erken atabilirdik, atmış olsak, maç büyük bir farkla bitmiş olurdu. Ama seyircisiz oynanan bir maçtı ve önemli olan 3 puanla başlamaktı. Futbolcu kardeşlerimiz bunu başardılar. Ben çok umutluyum. Önümüzdeki maçlarda daha da iyi olacağız. Rakipleri görüyorsunuz herkes her takımı yenebiliyor. Biz güçlü bir ekibiz ve daha iyi olacağımıza inanıyorum.

- Seyircisizlik için ne söyleyeceksiniz?

- Çok hüzünlendim, bu olmamalıydı. Gönlüm, Almanya'da yaşayan Türk kardeşlerşmin stadı doldurmalarını isterdi. Tabii ki dolu olan bir stadda oynayacağımız maç çok daha farklı bir galibiyetle biterdi. Gönlüm bunu istiyordu. Boş tribünlere oynamak kolay bir şey değil. Bırakın maçı, antrenmanlara dahi seyirci almadık. Aman ha lütfen sizlerden en ufak bir tezahürat dahi beklemiyoruz dedik ve sağolsunlar hepsi aynen yerine gitirdiler. Daha 2 tane seyircisiz maçımız var. Bunları da geçmemiz gerekli ve geçeceğimize inanıyorum. Futbolun meyvesi her ne kadar golse futbolun çiçekleri de tabiki taraftarlar. Taraftarlarımız olmuş olsaydı, maçın şekli daha başka olurdu. Ama yine de önemli olan 3 puanla başlamaktı.

- Sahada da zorlandık ama. Malta güçsüz bir takım olmasına rağmen golleri ikinci yarıda bulabildik.

- Kapanan, orta sahayı geçmeyen, oynatmak istemeyen, çok pres yapabilen bir takım olduğunu biliyorduk. Maç oynanmadan kazanılmış değildir. Malta'nın çok iyi bir takım olduğunu söylemedim ama mücadele eden bir takım Malta. Küçük-büyük diye takım yok ama sahaya çıkılacak, mücadele edilecek; maçı öyle kazanacaksın.

- Sonuçta biz de Dünya üçüncüsü bir takımız..

- Futbolda dün yok. Futbalda dün ve yarın var. Göreve inanarak geldik. Benim inancım sonsuz. Dünya 3.'lüğü ve diğer başarılar var. Ama düne bakmayacağız biz. Gelecekte nasıl başarılı olacağız ona bakıyoruz. Milli takımımız yarı final oynayacak seviyeye gelmek mecburiyetinde.

- Fatih Terim ile ilişkileriniz nasıl?

- Ben sonuna kadar hocamla beraberim. Fatih Terim hocamızla biz çok iyi anlaşıyoruz. Şenes Bey'in başkanlığı döneminde de Terim hocamızla çalıştık. 30 senedir tanışırız. Sonuna kadar onunla beraber olacağım. Bu kadar tcrübeli ve birikimli olan Fatih hocamıza inancımız sonsuz. Ben onun her zaman yanındayım, arkasındayım. Herkes Fatih Terim'in yanında olmalı, federasyonun yanında olmalı, futbolcusunu sevip bağrına basmalı. Yine eskiden olduğu gibi başarıdan başarıya koşacağız. Yine sokaklara döküleceğiz. Ben Fatih Terim'le göreve devam ediyorum. Sonuna kadar da onunla devam edeceğim.

- Ancak Terim'i istemediğiniz söylentileri var sürekli..

- Beni yıpratmak için böyle bir yola gidilmesine gerek yok. Ben geçmişte de bakıldığında, yoluma Şenol Güneş hocamla başladığım zaman da Hocamın yanında arkasında dimdik durudum ve inandığımız yolda biz başarılı olduk. Mustafa Denizli hocamla da geçmişte başarılı oldum. Ersun hocayı getirdim ama çalışma fırsatı pek bulamadım. İnanıyorum ki onunla da başarılı olurdum ben. Fatih hocanın da başarıları meydanda zaten. Fatih hocam ülkemizi hem Milli Takım bazında hem kulüp takımı bazında başarıdan başarıya taşıdı. Fatih hocayla devam edecek miyim etmeyecek miyim? Aslında sen olduğun için bunun cevabını verdim. Fatih hocamla sonuna kadar devam edeceğim tabii ki beni bu şekilde yıpratmak için bu tür yollara girmeye gerek yok. Aslında bu beni yıpratma olmaz. Türk futbolunu, milli takımı yıpratma olur.

Biz her nihayetinde burada fahri görevlerle çalışıyoruz. Bayrağımızı vatanımızı dünyanın her yerinde onore etmek, dünya futbolunda biz varız dedirtmek için mücadele veriyoruz. Beni yıpratın, ne olacak ki; Türk futbolu yıpranır. Olmayan, akIımızın ucundan geçmeyen düşünceleri, konuşmaları yıpratmak amacıyla yapılıyorlarsa yazık yani. Herkes, milli takımın yanında olmalı. Burada biz kendi menfaatimiz için görev yapmıyoruz. Türk futbolu için, Türk bayrağı için mücadele ediyoruz. Göreve geldikten sonra ilk resmi maç arefesinde bunlar konuşuluyorsa yazık yani.

- Haluk Ulusoy'un hedefi nedir?

- Ulusoy olarak geçmişteki başarılarımın üstüne çıkmak isterim tabii ki. Kanunen son dönemim. Dünya Kupası'na kadar görev sürem devam edecek mi bilemiyorum. Gönlüm ister ki Avrupa Futbol Şampiyonası'nda final oynayalım ve ülkeme kupa getireyim. Benim amacım, isteğim bu. Ülkemi çok seviyorum bayrağımı vatanımı çok seviyorum. Türk halkı bu güzelliklerin hepsini hak ediyor çünkü.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious