UNESCO'nun ilk izlenimi olumlu

UNESCO'nun ilk izlenimi olumlu.11291
  • Giriş : 12.05.2008 / 18:56:00
  • Güncelleme : 12.05.2008 / 18:59:15

UNESCO Dünya Kültür Mirası Başkanı Francesco Bandarin, bir önceki ziyaretinde heyetin restorasyonlarla ilgili kaygılı olduğunu ancak bu ziyaretlerinde olumlu gelişmeler olduğunu gördüklerini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bandarin ve İstanbul Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı, UNESCO Dünya Mirasını Koruma Merkezi Heyeti'nin İstanbul ziyaretine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Koruma ve Denetim Müdürlüğü'nde (KUDEB) bir basın toplantısı düzenledi.
 
Toplantıda konuşan Taşbaşı, "Dünya Kültür Mirası Listesi"nde bulunan İstanbul'un "Tehlike Altında Bulunan Yerler" statüsüne düşürülmesi söz konusu olunca 2005 yılında UNESCO'dan bir heyetin kente geldiğini hatırlattı.
 
Yapılan incelemeler sonucu bir rapor hazırlandığını ve İstanbul'a 2 yıl süre verildiğini ifade eden Taşbaşı, "Bu yıl, bu süre bitti ve yeni rapor için yeni bir heyet İstanbul'da bulunuyor" diye konuştu.
 
Heyetin incelemelerine Bandarin'in başkanlık yaptığını belirten Taşbaşı, yarın incelemelerini tamamlayarak İstanbul'dan ayrılacak heyetin yeni bir rapor hazırlayacağını, bu raporun da Kanada'nın Quebec kentinde düzenlenecek Dünya Kültür Mirası Komitesi'nin toplantısında ele alınacağını kaydetti.
 
"Karar Quebect'te verilecek" 
 
Francesco Bandarin de İstanbul'daki incelemelerinin ana amacının bilgi toplamak ve bu bilgileri Dünya Kültür Mirası Komitesi'ne sunmak olduğunu, Quebec'te yapılacak toplantıda bu verilerin değerlendirilerek İstanbul'un "Dünya Kültür Mirası Listesi'nde mi kalacağına, Tehlike Altında Bulunan Yerler statüsüne mi geçeceğine" karar verileceğini bildirdi.
 
Bandarin, bu karar alınırken Londra ve St. Peterburg gibi benzer durumdaki şehirlerin hep birlikte değerlendirileceğini vurguladı.
 
İstanbul ile ilgili konuştukları konulardan birincisinin kent için bir yönetim planı hazırlamak olduğunu anlatan Bandarin, İstanbul "Dünya Kültür Mirası" seçildiğinde böyle bir plan bulunmadığı için bazı tarihi binalarda, geleneksel ahşap evlerde yıkımlar yaşandığını dile getirdi.
 
"Bizi alarma geçiren de bu oldu" diyen Bandarin, komitenin kentte doğru bir tarihi koruma yapılabilmesi için yönetim planı yapılması önerisinin dikkate alındığını bu seferki ziyaretlerinde gördüklerini vurguladı.
 
Bandarin, "Bir uzman heyet tarafından hazırlanmaya başlanan yönetim planında oldukça gelişme katedilmiş. Dolayısıyla bu duruma oldukça olumlu bakıyorum. Bir yıl sonra doğru yönetim planına sahip olacak ve yolunuza devam edeceksiniz" diye konuştu.
 
Bu planın sadece hazırlanmasının değil, uygulamaya geçirilmesinin de büyük önemi bulunduğunu ve uygulamayı yapacak uzman bir teknik komite oluşturulmasının da büyük önem taşıdığını anlatan Bandarin, İstanbul için çıkarılacak planın dünyanın benzer diğer şehirlerine de örnek olacağını, bu nedenle büyük önem verdiklerini söyledi.
 
"İstanbul yeni bir sürece girdi diyebiliriz"
 
Bandarin, "'UNESCO, daha önceki ziyaretinde restorasyonlarla ilgili kaygılıydı. Yapılan çalışmalar birbiriyle tutarsızdı. Bu ziyaretimizde önerilerimizin yerel yönetimler ve idare tarafından dikkate alınmış olduğunu gördük. Dolayısıyla olumlu gelişmeler yaşanmış. İstanbul yeni bir sürece girdi, diyebiliriz" şeklinde konuştu.
 
İstanbul'un kara surları açısından dünyadaki nadir şehirlerden olduğunu, dolayısıyla bu surların doğru şekilde korunmasının büyük önemi bulunduğunu vurgulayan Bandarin, çok yüksek binaların ve gökdelenlerin "Dünya Kültür Mirası" içine girmemesine rağmen boğazın siluetini ve kentin tarihi dokusunun bütünselliğini bozacağı için sakıncalı olacağını anlattı.
 
Francesco Bandarin, "Son yıllarda benim şaşkınlıkla izlediğim biçimde özellikle şehir merkezine yakın alanlarda yüksek binaların dikildiğini görüyoruz. Bunlar yapılacaksa da şehir dokusunu etkilememeli" dedi.
 
Bandarin, bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'la bir araya geldiklerini, Galataport ve Haydarpaşa projelerini konuştuklarını, Galataport projesi için yürütmeyi durdurma kararı alındığını öğrendiğini ifade ederek, "Görsel dokuya zarar veren bu tür projelerin durdurulduğunu görüyoruz. Bu da korumaya uygun" diye konuştu.
 
Bandarin, Four Seasons Oteli'nde çalışmaların yapıldığı yeri gezdiğini, UNESCO'nun bu tür tarihi SİT alanlarının bulunduğu yere yeni yapıların inşa edilmemesi gerektiğine inandığını, ancak yapılacaksa da yüksekliğinin SİT alanına zarar verecek seviyeye ulaşmamasının önemli olduğunu anlattı.
 
Burada ayrıca bir arkeolojik park oluşturulacağını görmenin kendileri için sevindirici olduğunu kaydeden Bandarin, Haliç üzerine yapılacak raylı sistemin geçeceği köprüyle birlikte bu 2 projeyi de inceleyeceklerini, en iyi sonuca karar vereceklerini söyledi.
 
Bandarin, genel anlamda olumlu gelişmeler bulunmasına rağmen bazı eksikliklerin de olduğunu, bunların tamamlanmasını bekleyeceklerini dile getirdi.
 
Toplantı sonunda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Bandarin, basın mensuplarının toplantıya yoğun ilgi göstermesine işaret ederek, hayatındaki en kalabalık basın toplantısını da bugün gerçekleştirdiğini ifade etti.
 
Bandarin, "Hilton arazisi ve Mecidiyeköy'de yapılacak 32 katlı gökdelenlerin projelerini görüp görmediğinin" sorulması üzerine "Ben yüksek binalara karşı değilim, ama şehrin siluetini nasıl etkiliyor bu önemli" dedi.
 
"Four Seasons kabul edilebilir boyutta"
 
Four Seasons Oteli'ndeki restorasyonu nasıl değerlendirdiği sorulan Bandarin, "Mümkün olan en minimum müdahaleyi öneriyoruz biz. Ama tabii ülke ekonomisini de göz önünde bulundurmak lazım. Otel de oda sayısını artırmaya, kendini geliştirmeye uğraşıyor. Dolayısıyla görsel etki açısından incelediğimizde böyle bir inşaatın çok dramatik olmadığını, bir anlamda kabul edilebilir boyutlarda olduğunu söyleyebiliriz" diye konuştu.
 
Buradaki arkeolojik bulguların halka açılmasının ve sergilenecek olmasının da olumlu olduğunu belirten Bandarin, kentsel dönüşüm alanı içine alınan Sulukule'ye ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine de şunları söyledi:
 
"Burada incelememiz gereken 2 öğe var. Hem fiziksel, hem sosyal açıdan düşünmek lazım. Bunun gibi daha yüzlerce restorasyon ve kentsel dönüşüm projelerini gördüm.
 
Bu projelerde de bunun benzeri işler vardı. Ne yapılabilir? Mesela oradaki yoğunluk azaltılabilir, ama insanların orada yaratmış olduğu ruh kaybolmadan yapılması gerekir. Sulukule projesiyle ilgili olarak oradaki halka da danışılması gerekiyor. Şu anki yaklaşımın, baktığımız zaman gayet demokratik olduğunu düşünüyorum. Mutlaka olumlu bir sonuç alınacaktır."
 
Sivil toplum örgütleriyle görüşme
 
Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Kültür Mirası heyeti, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesi hakkında sivil toplum örgütleriyle görüştü.
 
Beyoğlu Atlas Sineması'ndaki İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti çalışmalarının yürütüldüğü merkezde düzenlenen toplantıda, UNESCO Dünya Kültür Mirası Başkanı Francesco Bandarin, ICOMOS Türkiye temsilcileri, İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi, Türkiye Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, Ulusal Ahşap Birliği, Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı, Sulukule Platformu ve 2010 Grubu temsilcilerinden bilgi aldı ve önerilerini dinledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious