Üniversitede özel güvensizlik

Üniversitede özel güvensizlik.11846
  • Giriş : 21.03.2008 / 22:26:00
  • Güncelleme : 21.03.2008 / 22:57:28

Doç. Kocasakal, üniversitede öğrencilerin özel güvenlik görevlilerinin görevi kötüye kullanma suçu işlediğini, mağdur öğrencilerin üniversite yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunabileceğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde Irak’ın işgalini protesto etmek isteyen öğrencilerin, önce özel güvenlik, sonra jandarma tarafından dövülmesinin yankıları sürüyor. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ümit Kocasakal, NTVMSNBC’nin soruları üzerine, üniversitelerde öğrencileri tekme Tokat döven özel güvenlik görevlileri ile cop ve dipçikle döven jandarmanın yetkisini anlattı.

ABD’nin Irak’ı işgalinin 5. yıldönümü nedeniyle Abant İzzet Baysal Üniversitesi kampüsünde bir grup öğrenci, işgali kınayan basın açıklaması yapmak isteyince, üniversite yönetimi buna izin vermemiş, açıklama yapıldığı takdirde özel güvenlik görevlilerinin müdahale edeceğini bildirmişti. Açıklamada ısrar eden öğrenciler önce özel güvenlik tarafından tekme tokat, olayın büyümesi üzerine devreye giren jandarma ekipleri tarafından da dipçik ve coplarla dövülmüş, 15 öğrenci gözaltına alınmıştı.

Kocasakal’ın konuyla ilgili ayrıntılı değerlendirmesi şöyle:

ÖZEL KOLLUK ‘KASTEN YARALAMA’ SUÇU İŞLEDİ
5188 sayılı özel güvenlik hizmetlerine dair bir kanun var. Bu kanunun 7. maddesinde özel güvenlik görevlilerinin yetkileri sıralanmış.
2 özel güvenlik görevlisi, bir öğrenciyi yatırmış dövüyor.

Bunların arasında x-ray cihazından gerekli aramaları yapmak, bir takım toplantı ve konserlerde kimlik sormak, kapıdan geçerken dedektörle arama, “genel kolluğa derhal bildirmek şartıyla” aramalar sırasında suç oluşturan delil veya eşyaya el koyma, emanete alma, kişinin vücudu veya sağlığı bakımından mevcut bir tehlikeden korunması amacıyla yakalama gibi yetkiler var.

ÖĞRENCİNİN İÇİNE DALMAYA HAKLARI YOK
Üniversitedeki olayda “meşru müdafaa” söz konusu değil. Yani ona saldırılacak ki, o da kendisini korumak için zora başvursun. Burada bu yok. Dolayısıyla benim kanaatim, özel güvenliğin hiçbir şekilde böyle öğrencinin içine dalma hakkı yok. Çünkü orada gördüğüm kadarıyla genel kolluk da zaten öğrencilere saldırıyordu. Özel güvenlikçiler, “Jandarma nasıl olsa güç kullanıyor, haydi biz de bunlara girişelim” demişler. Hayır, kesinlikle böyle bir yetkisi yok özel güvenliğin. Ve bana göre özel güvenlik bir suç işlemiştir.

ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNİN EMİR VERME YETKİSİ YOK
Özel güvenlik, TCK’nın 49. maddesinin 1 bendine göre yetkili bir merciin verdiği emri ifa ederken, kuvvet kullanabiliyor. Açıkçası üniversite yönetiminin böyle bir konuda emir verme yetkisinin olduğunu da düşünmüyorum. Hal böyle olunca bunların bu fiilini hukuka uygun hale getiren herhangi birşey yok. Bence suç işlemiş durumdalar. “Kasten müessir fiil”, “kasten yaralama” suçudur bu.

YAKALAMA DEĞİL, BODOSLAMA GİRMİŞLER
Bir an için böyle bir yetkilerinin olduğunu kabul etsek dahi,
İki jandarma tutuyor, diğeri copla vuruyor.

bence orantılılığı aşmış durumdalar. Diyelim ki yakalayacaksın, ama benim gördüğüm yakalama makalama değil. Resmen bodoslama, tekme Tokat girişmişler. Genel kolluğun bile bu tür bir yetkisi çok kısıtlıdır, orantılı kullanılır. Kaldı ki bu bir de özel güvenlik...

JANDARMA DA SUÇ İŞLEMİŞTİR
Jandarma Teşkilat Kanunu var. Jandarmalara tıpkı Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu’nda olduğu gibi bir zor kullanma yetkisi veriyor. Ama zor kullanma yetkisi veriyor, derken de hukuk devletinde hiçbir yetki, hak, açık çek olarak verilmez. Eh benim böyle bir yetkim var, şöyle bir tekme Tokat girişeyim de ağız burun düz edeyim, yok öyle birşey. Bunun orantılı kullanılması lazım.

MAĞDUR OLDUĞUNU DÜŞÜNEN ŞİKAYETÇİ OLACAK
Toplantı ve gösteri yürüyüşü olduğu zaman, önce ihtar etmesi, dağılın, demesi lazım. Ondan sonra da gene dağılmıyorlarsa etkisiz hale getirmeye elverişli olacak oranda ve boyutta güç kullanılabilir tabii. Ama burada, nedir yani, çocuklar toplanmışlar, Irak’ın işgalini protesto ediyorlar, bir yere saldırdıkları vaki mi; ben görmedim.
Özel güvenlik görevlileri önde, jandarma arkada...

O durumda jandarmanın dahi kendisine tanınan zor kullanma yetkisinin sınırlarını aştığını düşünüyorum. Özel güvenlik zaten tamamen yetkisini aşmış, “kasten yaralama” suçu işlemiş. Jandarma da görevi kötüye kullanma fiili işlemiştir. Mağdur olduğunu düşünen öğrenci, özel güvenlikten şikayetçi olacak. Eğer bu konuda üniversite yönetiminin bir emir verdiğini ve yönlerdirdiğini düşünüyorsa, o zaman da üniversite yönetimi hakkında da gerekli suç duyurusunda bulunacaklardır. Yapılması gereken budur.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious