Ünlüler kendi İstanbul'unu anlattı

Ünlüler kendi İstanbul'unu anlattı.15681
  • Giriş : 08.11.2008 / 22:34:00

Kızkulesi'nin nazlı edası, Topkapı Sarayı'nın asaleti, Altın Boynuz'un eşsizliği, Süleymaniye'nin muhteşemliği, Beyoğlu'nun heyecanı, Kadıköy'ün zarafeti, Üsküdar'ı, Kalamış'ı, Boğaz'ı, Adalar'ı...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Orhan Veli'si, Yahya Kemal'i, Necip Fazıl'ı ile İstanbul, tarih-mekan ve insanı bütünleştiren değerli bir hazine. Bu hazine bir sonraki kuşaklara ancak hatıralar ile aktarılabiliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ, 2010 İstanbul Kültür Başkenti projesi kapsamında İstanbul'a güzel bir hediye ve miras bıraktı. Tanınmış ve İstanbul'u tanımış simalar bu şehre dair yaşadıklarını 'Anılarla İstanbul' kitabında anlattı. Kitapta gazetecilerden sanatçılara, işadamlarından akademisyenlere kadar pek çok İstanbul sevdalısının hatıraları yer alıyor.

Kitapta Aydın Boysan, Cüneyt Arkın, Doğan Hızlan, Prof. Dr. Durul Ören, Ediz Hun, Ekrem Dumanlı, Ergun Babahan, Erol Günaydın, Fatih Erkoç, Gazanfer Özcan, Prof. Dr. Faruk Karadoğan, Hakkı Devrim, Halit Kıvanç, A. Haluk Dursun, Hülya Koçyiğit, Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, İnan-Suna Kıraç, İskender Pala, M. Ali Birand, Mehmet Altan, Prof. Dr. Mesut Parlak, Murat Yalçıntaş, Müjdat Gezen, Nebil Özgentürk, Nevra Serezli, Nilüfer, Osman Sınav, Oya Eczacıbaşı, Rahmi Koç, Semavi Eyice, Sezen Aksu, Sunay Akın, Türkan Sabancı ve Türkan Şoray kendi diliyle kendi İstanbul'unu anlatıyor ve eskiyi yad ediyor.

Kaybolmalar şehri / Sezen Aksu:

"Meslek yaşamımın ilk yıllarında bir plak şirketi ile Bebek'teki evlerini bana tahsis etmeleri koşuluyla anlaşmıştım. Odun alacak param yoktu ama yalıda oturuyordum. Şarkılarımı nasıl yaptığım çok sorulur. Bu kent bakmayı bilen için sonsuz bir malzeme ile dolu."

Ah! Güzel İstanbul / Nilüfer:

"Bu şehre dair en önemli anım, on beş yaşında katıldığım ses yarışmasında birinci oluşumdur. O yarışma meslek yaşamımda bir dönüm noktasıdır... Sonuçlar Lalezar'da yapılan bir baloda bildirildi. Orada kimler yoktu ki! Zeki Müren'den Türkan Şoray'a, Ajda Pekkan'a kadar herkes balodaydı. Ajda Pekkan benim büyük hayranlık duyduğum bir sanatçıydı."

Her şeyiyle benimsediğim şehir / Gazanfer Özcan:

"O zamanlar Boğaziçi'nde iki şirket vardı. Biri Şirket-i Hayriye, diğeri de Akay'dı. Akay genellikle Kadıköy Haydarpaşa hattında çalışırdı. Vapurları kırmızı siyah bacalıydı. Şirket-i Hayriye Boğaz'da çalışırdı ve onun vapurları da sarı siyah bacalıydı. Ve gençler de takım tutar gibi bir kısmı Şirket-i Hayriye'yi, bir kısmı ise Akay'ı tutardı. İki gemi Marmara'da yarışırdı. Biz de heyecan içinde bu yarışı takip ederdik."

Eski tatlı İstanbul / Rahmi Koç:

"Deniz pırıl pırıl, 10 metre dibi gözükürdü. Bilhassa Anadolu sahilinde yalılar akşam sepet atarlar, sabah beş altı gibi alırlardı. İçleri ıstakoz, balık dolu olurdu. Emirgan'da eski çınar altında akşamları mutena kimseler gelir, çay kahve içer, nargile tüttürür, mısır helva yerlerdi. Güzel sohbetler olurdu. Bilhassa Yahya Kemal Beyatlı'nın bulunduğu sohbetler çok keyifliydi. İnsanın şair olacağı gelirdi."

Tesadüfler şehri / Ediz Hun:

"1950'li yıllarda Suadiye bir sayfiye yeriydi ve ben yedi yaşlarındayken babam Suadiye'de sayfiye evi tutmuştu. 1955 yılında sosis Türkiye'ye yeni gelmişti ve ilk sosisli sandviçi de Fenerbahçe Plajı'nda yemiştim... Denize girip çıktıktan sonra güneşin altında sosisli sandviç yemek çok keyifli gelirdi bize... O zamanlar Bostancı yoktu, Bostancı bostanlıkların olduğu bir köy halindeydi ve Suadiye'de bitiyordu."

ZAMAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*