Üstün zekalılara sahip çıkmıyoruz

  • Giriş : 18.08.2006 / 00:00:00

Üstün zekâlı ve yetenekli çocuk sahibi aileler çocuklarıyla gurur duyuyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Fakat çocuklarının eğitimi onlar için büyük problem. Zira Türkiye’de üstün yetenekli çocukların ihtiyaçlarına cevap verecek imkânlar yok denecek kadar az. Ercüment Taşkoy’un iki çocuğundan biri olan 9 yaşındaki oğlu üstün yetenekli. Gurur duyduğu oğlunun geleceği için kaygılı olan baba Taşkoy, Türkiye’nin tek üstün yetenekliler ilköğretim okulu olan Beyazıt İlköğretim Okulu’na giden oğlunun eğitiminde belirsizlikler yaşadığını anlatıyor. İlköğretimden sonra çocuğunun ne yapacağını bilemediğini söyleyen Taşkoy, üstün yetenekli çocukların eğitiminde bir başıboşluğun yaşandığını düşünüyor.
Kemal Küçükgedik ise üstün yetenekli bir üniversite öğrencisi. Üstün yeteneklilere eğitim veren İnanç Türkeş Özel Lisesi (TEVİTÖL) mezunu Küçükgedik, Türkiye’de üstün yetenekli çocukların mevcut sistemde yıpratıldığını gözlemlemiş. Üstün yeteneklilere eğitim veren okullara, özel okullar ve Anadolu liselerinde olduğu gibi özerklik tanınması gerektiğini düşünüyor. Üstün yeteneklilere özel eğitim verilmesi gerektiğini belirten Küçükgedik gibi aynı okul mezunu Ahmet Emin Yılmaz, normal öğrencilerle okurken derslerde sıkıldığını, çalışmadan sınavları geçtiği için okul hayatı boyunca rehavet yaşadığını anlatıyor. Yılmaz, üstün yeteneklilerin ilgi alanlarına göre ayrı eğitim almaları gerektiği görüşünde.

9 bin öğrenciden 24’ü üstün yetenekliler okulunda

Türkiye’de her yıl okula başlama yaşına gelen 9 bin üstün yetenekli çocuk var. Bunların ancak 24 tanesi İstanbul’da bulunan üstün zekâlılar ilköğretim okuluna girebiliyor. Oysa dünyanın stratejik önem verdiği üstün zekâlı ve yeteneklilerin eğitimi için sadece Tayland’da bile 300 okul var. Türkiye’de ise bu sayı yalnızca iki. Ülkemizde her yıl örgün eğitime devam eden yaklaşık 500 bin üstünde yetenekli öğrenci var ve bunlardan yalnızca 4 bini okuldan sonra, üstün yetenekliler için açılan bilim ve sanat merkezlerine gidiyor.

Türkiye’de bu yıla kadar da üstün yetenekli çocukları eğitecek özel eğitim almış öğretmenler de yoktu. 4 yıl önce açılan ve ilk mezunlarını bu yıl veren İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi (HAYEF) Üstün Zekalılar Eğitim Anabilim Dalı mezunu sınıf öğretmenleriyle bir ilk yaşandı. Fakat Türkiye’de zeka seviyesi yaşıtlarının % 98’den daha fazla olan hatta 130 üstü dâhi seviyesindeki çocukları bilinçli yönlendirecek ve eğitecek yeterli sayıda okul yok. Bunun yanında ülkemizde yaklaşık 1 milyon 500 bin üstün yetenekli olduğu tahmin ediliyor; fakat bunların ne yaptığı belli değil. Amerika’da, İsrail’de, Rusya’da, Avrupa’da, İran ve Mısır gibi ülkelerin üstün yetenekli çocukların eğitimi ve değerlendirilmesiyle ilgili politikaları var. Türkiye’de ise Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü son birkaç yıldır üstün yeteneklilerin eğitimi ile ilgili çalışmalar yapıyor. Ancak diğer ülkelerle karşılaştırınca yapılanlar yeterli gelmiyor. Genel Müdür Dr. Ruhi Kılıç, üstün yetenekli çocukların eğitimiyle ilgili uzmanlarla ortak projeler hazırladıklarını söylüyor. Bu çerçevede İstanbul Üniversitesi’nde Prof. Dr. Ümit Davaslıgil’in önerisiyle üstün yetenekli çocuklara yönelik pilot bir ilköğretim okulu açıldı. 2002 yılında eğitime başlayan ve her yıl 24 öğrenci alan bu okul İstanbul Üniversitesi Üstün Yeteneklilerin Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinin de laboratuvarı gibi. İkinci okul ise Türk Eğitim Vakfı İnanç Türkeş Özel Lisesi.

Üstün yetenekli çocukların eğitiminin hem zahmetli hem de masraflı olduğunu söyleyen Dr. Ruhi Kılıç, bu çocukların akranlarından ayrı eğitim almaları yerine normal yaşıtlarıyla aynı ortamda eğitim almaları anlayışını benimsediklerini söylüyor. Kılıç, çocukların yeteneklerini geliştirmeleri için okuldan sonraki vakitlerinde buna yönelik eğitimler alacakları bilim ve sanat merkezlerine devam etmelerini sağladıklarını anlatıyor. Kılıç, üstün yeteneklilerin eğitimi ile ilgili proje geliştirmek ve çalışmalar yapmak için çok istekli ve gayretli. Zaten bu amaçla yurtdışındaki çalışmaları inceleyip Türkiye’ye uzmanlar getirtiyor. Ama o da yapılanların ihtiyaca göre yeterli olmadığını kabul ediyor. Zira daha çok şey yapılması gerekiyor.

Üstün yeteneklilerin eğitimiyle ilgili akademik çalışmalar yapan Prof. Dr. Ümit Davaslıgil, bu bireylerin toplumlar için stratejik önemi olduğunu söylüyor. Toplumlar, bu bireylerin yeteneklerinden ve zekalarından faydalanmalı. İşte burada Milli Eğitim Bakanlığı’na görevler düştüğü gibi özel teşebbüslerin de üstün yeteneklilerin eğitimine gereken önemi vermesi gerekiyor.

Çocuk ve genç psikiyatrı Osman Abalı, Türkiye’de üstün yetenekli çocuklarla ilgili bir planlamanın olmadığını düşünüyor. Abalı, birçok üstün yetenekli çocuğun ve ailesinin doktoru. Bu sebeple üstün yeteneklilerin okullarının yanı sıra karakter gelişimlerinin de takibe alınması gerektiğini söylüyor. Zira üstün yeteneklilerin topluma çok yararlı bireyler olmanın yanında, yanlış yönlendirmeler sebebiyle toplum için normal insanlardan daha zararlı bireyler olabileceklerini belirtiyor.

Çocuk ve genç psikiyatrı Osman Abalı:
Üstün yetenekli çocukların aileleri de eğitilmeli


Üstün yetenekli çocukların yeteneklerinin geliştirilmesinin yanı sıra psikolojik gelişimleri de çok önemli. Çocuklar kadar ailelerinin de eğitilmesi gerekiyor. Ailelerin çocuklarına farklılıklarının çok belli ettirilmemesi gerekiyor. “Sen zekisin, sen diğerlerinden daha iyisin” denilmemeli. Ailelerinin ve çocukların IQ seviyesini öğrenmemesi gerekiyor. Çocukları hiperaktif olan aileler onların üstün zekalı olduğunu sanıyor. Hiperaktifliğin üstün zekalılıkla direkt bir ilgisi yok. Her hiperaktif çocuk üstün zekalı olmadığı gibi, her üstün yeteneklinin de hiperaktif olma gibi bir zorunluluktur.

Üstün yetenekliler için yeni bir okul açılıyor

Fatih Koleji, üstün yetenekliler için eğitime başlıyor. Kolej, dünyada üstün yetenekliler için uygulanan eğitim programları üzerine geniş çaplı bir inceleme yapmış ve bunlardan yola çıkarak eğitim yapacak. 12 kişilik bir sınıftan oluşacak üstün yetenekliler eğitimi ilköğretim birinci sınıfla başlıyor. Fatih Koleji’nin Eğitim Koordinatörü Osman Alp, üstün yetenekliler eğitimine kolejin Merter şubesinde başlayacaklarını söylüyor. Üstün yetenekli çocukların normal yaşıtlarından ayrı olmayacağına, aynı yemekhaneyi, aynı bahçeyi kullanacaklarına dikkat çeken Alp, “Bütün sınıflar hangi imkânlara sahipse onlarınki de öyle olacak. Sadece okula ek olarak özel eğitim odaları açılacak. Çoklu zeka, drama odaları gibi. Ve bu imkanlardan bütün çocuklar yararlanabilecek.” diyor. Alp, bu dönem pilot uygulamanın sonunda üstün yetenekliler eğitimini Türkiye geneline yayacaklarını söylüyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious