Uyuşturucu batağında!

Uyuşturucu batağında!.11637
  • Giriş : 13.07.2006 / 00:00:00

16 yaşındaki Melis'in ölümü üzerine gözler yine uyuşturucu batağında.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


16 yaşındaki Melis'in ölümü üzerine gözler yine uyuşturucu batağında. Eroinden kurtulan G.A. tehlikeye dikkat çekti: İstanbul gece hayatında uyuşturucu peynir ekmek gibi satılıyor. Eroinle annemler boşanınca tanıştım. Bar sahipleri satıcıları içeri alıyor.

Uyuşturucu, peynir ekmek gibi satılıyor

16 yaşındaki liseli Melis'in ölümü, gözleri yeniden uyuşturucu batağına çevirdi. SABAH, bu batağa saplanan gençlerle konuştu, tüyler ürperten bilgilere ulaştı. Eroin yüzünden hayatı kararan G.A.'ya göre, uyuşturucu bulmak çocuk oyuncağı.

Giriş

16 yaşındaki Melis Akpınar'ın aşırı dozda eroinden ölümünden sonra gözler gençlerin bağımlılığa itildiği mekânlara, özellikle de Beyoğlu'na çevrildi. SABAH, uyuşturucu bataklığına saplanan ve bu illetten kurtulmak isteyen gençlerle görüştü. Hepsinin fikri ise ortak: "İstanbul'un pek çok eğlence mekânında uyuşturucu peynir ekmek gibi satılıyor. Barların kapısında ve içerdeki torbacılardan uyuşturucu temin etmek çok kolay. Gençler buralarda tuzağa düşürülüyor." Yaygın deyimle 'ejderhayı yakalamak' için yola çıkanların ilk

durağı genellikle barlar ve gece kulüpleri. Bunların içinde en bilinenleri ise Beyoğlu'nda. Uyuşturucunun son noktası ise aşırı dozdan ölüm ya da 'altın vuruş' denilen bilerek alınan aşırı dozla intihar. Aşırı dozdan ölüme giden hikâyelerin başlangıcında hep Beyoğlu, Beyoğlu'nun izbe mekânları var. İçeride 'torbacı' denilen satıcıların cirit attığı barlarda, gece kulüplerinde yıllardır gencecik hayatlar bir bir sönüyor.

Anne ve babası ayrı yaşayan zengin bir ailenin kızı 22 yaşındaki G.A. Uyuşturucu yüzünden Bilgi Üniversitesi'ni 2. sınıfta yarım bıraktı. İki dil biliyor. 8 aydır gördüğü tedavi sayesinde artık uyuşturucu kullanmıyor. Lise yıllarında bu batağa düşen G.A.'nın yaşadıkları pek çok genç için ibret verici bir hikâye. G.A. anne babasının boşanmasından sonra 15 yaşında düştüğü bunalımdan kurtulmak için arkadaşlarının önerisiyle Taksim'deki bir barda ilk kez esrarla tanıştı. Bu sayede anne ve babasına duyduğu öfkeyi bastırdığınısöyleyen G.A., liseyi bitirdikten sonra Bilgi Üniversitesi'ni kazandı.

YAKIŞIKLIYA KANDI

Ancak uyuşturucudan vazgeçemedi. 2. sınıfta okulu yarım bırakmak zorunda kaldı. Annesiyle kaldığı evi de terk etti. 15 yaşından beri uyuşturucu kullanmasına rağmen, annesi ilgisizlikten dolayı bu durumu fark etmiyordu bile. Hikâyenin gerisini G.A. anlatıyor: "Bir kafede çok yakışıklı bir adamla tanıştım. Son model bir arabası ve Beşiktaş'ta lüks bir evi vardı. Bana önce bir baba gibi davrandı çünkü baba eksikliğim vardı. 'Senin mutlu olmanı, iyi olmanı istiyorum' diyordu. Evine gittik. İlk kez orada eroinle tanıştım, orada cinsel ilişkide bulunmuşuz. Ama ben ayılınca fark ettim. Sonra bu adamdan aylarca kopamadım. Adam benimle sevişiyor, canı sıkılınca dövüyor ama yine de birkaç gram eroinle mutlu ediyordu." Ancak artık vücudu titremeye, kriz geçirmeye başlayan G.A. annesinin bu durumu fark etmesini istemediğinden izbe bir otele yerleşti Tarlabaşı'nda: "Orada yaklaşık 2.5 sene kaldım. Param olmadığı için uyuşturucu satıcılığı karşılığında uyuşturucu ihtiyacımı gideriyordum. Daha önce tanıdığım satıcılar beni bu işin başındakilerle tanıştırdılar. Onlardan mal alıp dağıtmaya başladım." G.A. yaşadığı hayattan iğreniyor ama bir türlü çıkış yolu bulamıyordu. Kaldığı izbe otelde bir gün intihara bile teşebbüs etti ancak otel müdürü tarafından son anda kurtarıldı.

TORBACILARA DİKKAT!

G.A. artık İstanbul gece hayatında uyuşturucu satılmayan ve içilmeyen yer kalmadığını belirterek şunları söylüyor: "Peynir ekmek gibi satılıyor. Bu işlerde benim gibi güzel kızlar hep kullanıldı. Etiler, Ulus, Ortaköy, Bebek gibi yerlerde evlerde kokain partileri veriliyor. Beyoğlu, daha çok liseliler takıldığı için dikkat çekiyor." G.A. yaşadıklarını ve gördüklerini anlatırken özellikle torbacılara dikkat çekiyor. Ona göre bu torbacılarla, bar ve gece kulübü gibi mekânların işletmecileri ortaklaşa çalışıyor: "Bilinen barlarda 'torbacı' denilen satıcılar vardır. Mekân sahipleri bunları bilerek içeri sokuyor. Çünkü bara gelen müşteri torbacı olmazsa başka bir mekâna doğru yol alır. Bu da bar sahibinin daha az para kazanması demektir. Yani torbacıyla işletmeci bir anlamda ortak çalışıyor. Büyük konserlerin yapıldığı ormanlık bir alan, gençler arasında çok popüler olan ve her yıl yapılan büyük bir rock festivali ile Taksim'deki hemen her mekânda uyuşturucu var."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious