Uzanlar hakim karşısında

Uzanlar hakim karşısında.15438
  • Giriş : 30.05.2008 / 21:13:00

GP lideri Cem Uzan, babası Kemal Uzan, kardeşleri Murat Hakan Uzan ve Ayşegül Uzan (Akay) ile amcaları Yavuz Uzan ve Bahattin Uzan'ın da aralarında bulunduğu 33 sanıklı davaya bugün devam edildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Genç Parti (GP) Genel Başkanı Cem Uzan, babası Kemal Uzan, kardeşleri Murat Hakan Uzan ve Ayşegül Uzan (Akay) ile amcaları Yavuz Uzan ve Bahattin Uzan'ın da aralarında bulunduğu 33 sanığın, ''suç işlemek için örgüt kurmak ve bu örgüte üye olmak'', ''zimmet'', ''nitelikli dolandırıcılık'' ve ''devlete karşı dolandırıcılık'' suçlarından yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde, sanık sayısının fazlalığı nedeniyle ilk oturumu dün yapılan ve bugün gerçekleştirilen oturumla sona eren duruşmaya, başka suçtan tutuklu Bahattin Uzan, Tacettin Pak ve Mustafa Akar ile Ayşegül Uzan'ın da aralarında bulunduğu 24 tutuksuz sanık katıldı.

Cem Uzan'ın da aralarında bulunduğu davanın 6 tutuksuz sanığı ise duruşmaya gelmedi.

Bu davanın tutuksuz sanıkları olan ancak başka dava kapsamında aranan Kemal, Yavuz ve Hakan Uzan da yakalanamadıkları için duruşmada hazır edilemedi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Ertuğrul Tokalakoğlu, önceki duruşmada sunulan reddi hakim taleplerinin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince 10 Nisan'da, ayrıca sanıklardan Cem Uzan'ın avukatlarının karara itirazlarının da İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla 15 Mayıs'ta reddedildiğini tutanağa yazdırdı.

Tokalakoğlu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ve Müflis Türkiye İmar Bankası avukatlarının davaya müdahil olma taleplerini, suçtan zarar görmüş olmaları ihtimalini göz önüne alarak kabul etti. Tokalakoğlu, bazı mağdur avukatlarının duruşmaya müdahil olma talebinin de esasa ilişkin delillerin toplanmasının ardından değerlendirileceğini kaydetti.

-BAHATTİN UZAN: ''HER ŞEYİN SAHİBİ KEMAL UZAN''-

Duruşmada ifadesi alınan Bahattin Uzan, daha önce yargılandığı ''zimmet'' ve başka suçlardan mahkum olduğunu belirterek, mahkeme kararında geçen ''zimmet'' miktarı içinde, İmarbank Off-Shore Limited Şirketi kaynaklarından intikal eden 655 trilyon tutarındaki paranın da yer aldığını ve aynı miktardan dolayı başka bir suçla yargılanmasının doğru olmadığını söyledi.

Hakkında daha önce verilen mahkumiyet kararını da kabul etmediğini ve söz konusu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuru yaptığını kaydeden Uzan, İmarbank Off-Shore Limited ile hukuki veya fiili herhangi bir irtibatının olmadığını savundu.

Uzan, İmarbank Off-Shore limitedin hisselerinin devredildiği bir şirkette yönetici olduğuna dair yapılan tespitleri de yalanladı.

Yönetici olduğuna dair herhangi bir belge imzalamadığını ve yabancı bir ülkede kurulan söz konusu şirkete nasıl yönetici olduğunu bilmediğini anlatan Uzan, şöyle devam etti:

''Merkez Yatırım A.Ş.'deki yöneticiliğim, daha önce izah ettiğim gibi, sadece bir ihaleye girmek için benim kağıt üzerinde olduğum bir yöneticiliktir. Orada yapılan işlemlerden bilfiil haberdar olmadığımı belirtmiştim. Kaldı ki Merkez Yatırım A.Ş'deki hisse miktarımın da çok az olduğu kayıtlarda mevcuttur. Ben Uzan grubunda, inşaat işleriyle uğraşan şirketlerle ilgilenen kişi konumundayım. Bankacılık faaliyetim yoktur. Merkez Yatırım A.Ş'de gerçekleştirilen fiili durumlardan haberdar değilim. Merkez Yatırım A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı da Kemal Uzan'dır.''

Mahkeme Başkanı Ertuğrul Tokalakoğlu'nun, '' Uzan ailesiyle ilişkisini'' sorduğu Bahattin Uzan, ''Uzan ailesinin bir ferdi olarak belirtmek isterim ki her şeyin sahibi olan kişi Kemal Uzan'dır'' dedi.

Yavuz Uzan ve kendisinin Kemal Uzan tarafından işe alınmış kişiler sayıldıklarını ve kendilerine görevi verenin Kemal Uzan olduğunu belirten Uzan, ailenin yapısı itibariyle Hakan ve Cengiz Uzan'ın kendisine bir görev vermelerinin söz konusu olmadığını dile getirdi. Bahattin Uzan, 1995 yılından itibaren Hakan ve Cengiz Uzan ile görüşmediğini ve bu kişilerle hiçbir irtibatının olmadığını, Ayşegül Uzan'ı ise çok uzun yıllardan beri görmediğini savundu.

Kemal Uzan'ın eşi olan Melahat Uzan ile yılda bir veya iki defa görüştüğünü anlatan Uzan, ''Ayşegül ve Melahat Uzan'ın bu olaylardan sorumlu gösterilmeleri doğru değildir. Şirketlerle veya işlerle fiilen hiçbir ilgileri yoktur. Sadece kağıt üzerinde hissedar olan kişilerdir'' diye konuştu.

Uzan, üzerine atılı dolandırıcılık suçlarını kabul etmediğini de sözlerine ekledi.
-AYŞEGÜL UZAN-

Duruşmanın ikinci gün yapılan oturumuna, sonradan katılan Ayşegül Uzan da hiç bir şekilde, iddianamede belirtilen bankalara veya şirketlere bilfiil giderek çalışan biri olmadığını ve bulunduğu mekandan çıkıp çalışma ortamına girmediğini belirterek, üzerine atılı suçları kabul etmediğini söyledi.

Uzan grubuna ait birçok şirkette yönetim kurulu üyesi ve bazı şirketlerde de başkan vekili olarak gözüktüğünü doğrulayan Uzan, bu işlemlerin babası Kemal Uzan tarafından gerçekleştirildiğini, sadece kayıtlarda yönetim kurulunda gözüktüğünü ve şirketlerle fiili bir bağlantısının olmadığını anlattı.

Mahkeme başkanı Ertuğrul Tokalakoğlu'nun ''Uzan şirketlerinin yapısı ve aile bağları'' ile ilgili sorularını da yanıtlayan Uzan, İmar Bankası, ona bağlı kuruluşlar ve şirketlerin gerçek yapılaşmasına ilişkin bir bilgisinin olmadığını ifade etti. Ayşegül Uzan, ''Diğer sanıklar Yavuz, Hakan, Bahattin ve Cem Uzan haklarında, bu olaydaki konumlarıyla ilgili olarak mahkemeye bir şey analatacak durumda değilim. Çünkü ben işlerin içerisine hiçbir zaman girmedim, babam beni bu ortama sokmamıştır. Neler olduğunu da bilmiyorum'' şeklinde konuştu.

-MAAŞ ARTIŞI İÇİN YÖNETİCİLİK-

Duruşmada ifade veren başka suçtan tutuklu sanıklardan Tacettin Pak da el konulana kadar bankada mevduattan sorumlu genel müdür yardımcılığı görevini yaptığını ve bu görev haricinde İmarbank Off-Shore Limited'de herhangi bir görevinin olmadığını belirterek, mevduatların İmarbank Off-Shore Limited'e aktarılması veya yatırılması şeklinde suçlamaları kabul etmediğini ve bunlarla ilgisinin bulunmadığını söyledi.

Soru üzerine, Çukurova Elektrik şirketinde yönetim kurulu üyesi olarak çalıştığını doğrulayan Pak, o tarihlerde maaşlarının yeterli olmadığını, kendilerine bu tip şirketlerde yönetim kurulu üyeliği görevinin verildiğini ve bu görev yazısının sekreter tarafından bildirildiğini ifade etti. Pak, biraz daha fazla maaş alma düşüncesiyle yöneticilik belgelerini imzaladıklarını ve bu şekilde Uzan grubu şirketlerine yönetim kurulu üyesi olduklarını sözlerine ekledi.

-''BİLDİRİLİ'' HİSSEDARLIK-

Tutuksuz yargılanan sanık Mehmet Balık da Rumeli Çimento Fabrikası'nda genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını ve mali konularla ilgili olmadığı halde bu dönemde kendisine İmarbank Off-Shore Limited'de hissedar olduğunun bir yazıyla bildirildiğini ve bildiriyle birlikte yazının yanında tarihsiz olarak ''hissenin geri alınması'' hususundaki yazıyı da imzaladığını dile getirdi.

Balık, İmarbank Off-Shore Limited'e gelen bildiriye imza atmak dışında fiilen hiç bir faaliyetinin olmadığını vurgulayarak, Kepez Elektrik şirketinde 2001 yılına kadar yönetim kurulu üyesi olduğuna dair bir yazının da yine aynı şekilde kendisine bildirildiğini ve söz konusu şirkette de fiili olarak çalışmadığını dile getirdi.

Balık, yönetim kurulu üyesi olduğu Kepez Elektrik şirketinde bilfiil çalışmadığını ve hiçbir toplantıya katılmadığını belirterek, ''Sadece tutanaklar geliyordu, ben de imzalıyordum. Ayrıca Gümüşhane Çimento Sanayi şirketinde nasıl yönetim kurulu üyesi olduğumu bilmiyorum. Ancak öğrendikten sonra hemen istifa ettim'' diye konuştu.

Duruşmada ifadesi alınan tutuksuz sanıklardan ve eski İmarbank Off-Shore Limited genel müdürü olan Raife Aynur da görev yaptığı süre içerisinde, KKTC'de kurulu İmarbank Off-Shore Limited'de müşterilerin hesaplarının açılmasının tamamen yasal olduğunu ve müşteri talimatlarına göre yapıldığını söyledi. Aynur, İmar Bankası'nın kendi mevduatının İmarbank Off-Shore Limited'e depo edilmesi işlemleriyle bir ilgisinin olmadığını da ifade etti.

Duruşmada söz alan diğer sanıklar da üzerlerine atılı suçları kabul etmedikleri beyanında bulundu.

Mahkeme Başkanı Ertuğrul Tokalakoğlu'nun sorularını yanıtlayan sanıklar, Uzan grubu firmalarındaki çalışma pozisyonları ve görevleri ve Uzan ailesiyle ilişkilerini anlattı.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Mustafa Akar'ın cezaevinden gönderdiği ''İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararına itiraz dilekçesinin'' incelenmesi için, dava dosyasının İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi.

Sanıklardan Melahat Uzan'ın davet edilerek ifadesinin alınmasının beklenmesine hükmeden heyet, taraflara ve avukatlara davaya ilişkin yeni delilleri dosyaya sunmaları için süre vermeyi kararlaştırarak, duruşmayı erteledi.

-İDDİANAMEDEN-

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, suç konusu olduğu iddia edilen işlemler ayrıntılarıyla anlatılarak, İmarbank Off-Shore Limited Şirketine 1 Ocak 2003 ile 3 Temmuz 2003 tarihleri arasında 31 bin 331 mağdurun toplam 410 milyon 495 bin 126 YTL, 16 milyon 53 bin 828 dolar ve 5 milyon 503 bin 430 avro, 1113 mağdurun 33 milyon 318 bin 692 YTL, 78 müştekinin de 4 milyon 111 bin 594 YTL yatırdığı bildiriliyor.

Şüphelilerin, toplam 32 bin 444 mağdur ve 78 müştekiden toplanan bu paraları, kredi adı altında Uzan Grubu firmalara aktararak ve geri ödemeyerek dolandırıcılık yaptıkları öne sürülen iddianamede, Uzan ailesi üyelerinin kaçmaya karar vermeleri üzerine şüphelilerin , 3 Haziran ile 3 Temmuz 2003'te bu mağdurlardan 10 bin 153'ünün paralarını İmarbank Off-Shore Limited'den İmar Bankası T.A.Ş mevduatına dönüştürdüklerine dikkat çekiliyor.

İddianamede, bu işlemle mağdurların paralarının, TMSF güvencesine sokularak ödettirilmesinin ve Uzan ailesine karşı mudilerde husumet oluşmasının engellenmesinin amaçlandığı ve bu işlemin ''devlete karşı dolandırıcılık'' suçunu oluşturduğu vurgulanarak, İmarbank Off-Shore Limited'deki paraların çeşitli yöntemlerle Uzan Grubu firmalara aktarılıp kullanılmasıyla da ''zimmet'' suçunun oluştuğu belirtiliyor.

Kemal Uzan, Yavuz Uzan, Murat Hakan Uzan ve Cem Uzan'ın, ''suç işlemek için örgüt kurmak'', ''nitelikli dolandırıcılık'' ve ''devlete karşı dolandırıcılık'' suçlarından 9 ile 31'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, aynı kişilerin ''zimmet'' suçundan ayrıca 21'er yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ayşegül Uzan'ın da aralarında bulunduğu 21 şüphelinin, ''suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak'', ''nitelikli dolandırıcılık'' ve ''devlete karşı dolandırıcılık'' suçlarından 8 ile 28'er yıl arasında hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, bu kişilerin de ''zimmet'' suçundan 21'er yıldan az olmamak üzere hapis cezası talebinde bulunuluyor.

İddianamede, diğer 8 sanığın da ''nitelikli dolandırıcılık'' ve ''devlete karşı dolandırıcılık'' suçlarından 7 ile 25'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious