Van Rektörü Askin ve 9 kisi hakkindaki suçlamalar açiklandi (3)

  • Giriş : 16.11.2005 / 00:00:00

VAN - Rektör Yücel Askin ve iddianamede suçlanan 9 kisi, "Suç Islemek Için Örgüt Kurmak, Örgüte Üyesi Olmamakla Birlikte Bu Örgüt Adina Suç Islemek...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sorusturmanin hazirlik iddianamesi 235 sayfadan olusuyor. Iddianamenin girisinde, 5190 Sayili Yasa Ile Yetkili Cumhuriyet Bassavciligi Vekilligi'ne baslikli ve 5 Nisan 2005 gelen ihbar dilekçesi üzerine sorusturmanin baslatildigi anlasiliyor. Iddianamenin girisinde 25 milyon dolarlik ihalenin cihaz edinimi esnasinda yolsuzluk iddialari ile basliyor. Iddianamede Rektör Yücel Askin ve çevresinin baskisi ile alt birimlerine suç oldugunu bilmelerine ragmen is yaptirdiklari savunuluyor.

Iddianamede, Van Yüzüncü Yil Üniversitesi'nin (YYÜ) 1998 yilinda makine ve teçhizat alimi için 25 Milyon Dolarlik kredi kullandigi, ihale ile alinan malzemelerin ne zaman ve nasil gelecegi hususlarini rektör ve etrafindaki birkaç kisiden baskasinin bilmedigi belirtiliyor. Rektör ve firma temsilcisinin Ankara'da ve Van'da özel toplantilar yaptiklari belirtilerek, "Bu nedenle firma temsilcisinin kimseyi dinlemedigi gibi kimseye de bilgi vermedigi, bu garip durumun daha da karismaya basladigi, tibbî cihazlarin tirlar ile geldigi, ne bir kabul komisyonunun ne de bir muayene komisyonunun oldugu, gelen malzemelerin ilgili servislere dagitilarak ögretim üyelerinin kabul ettirilmeye zorlandiklari, ögretim üyeleri tarafindan gelen cihazlarin eksiklerinin bildirilmesine ragmen kimsenin dinlemedigi ve herhangi bir islem yapilmadigi, gelen cihazlarin bazilarinin çalismadigi, bazilarinin ise durumlarinin hiç bilinmedigi." vurgulaniyor.

Iddianamede, 'Röntgen ve isin tedavi merkezi binalari için 2 Milyon Dolar harcandi' denmesine ragmen vakfin bu insaatlardan 850 bin Dolar aldigini yazilarak, insatlarda usûlsüz islemlerin yapildigini herkesin bilmesine ragmen rektörün yetkilerinden korkarak hiçbir sey yapamadiklari savunuluyor. Isin tedavi merkezinin içerisinde 5- 6 Milyon Dolarlik tedavi cihazi bulundugunun söylendigi denilen iddianamede, "Fakat bugüne kadar hiçbir hastaya bakilmadigi, sadece dört yildir bu cihazlarin kapali kalmasi ile devletin milyonlarca dolar zarara ugratildigini, hastalarin sevk ve aldiklari yolluk yevmiyeleri de ilave edildiginde ortaya muazzam bir rakamin çiktigini, kabul edilip alindiysa cihazlarin niçin kullanilmadigi, yoksa isin içinde baska hesaplarin mi oldugunu anlamanin mümkün olmadigini, sadece basit bir arastirma ile bile her seyin tespit edilebilecegi, bu konuda yetkililerin devlet bu kadar zarara ugratilirken niçin susup bir islem yapmadiklarini anlatmanin mümkün olmadigini, diger cihazlarda da ayni durumun söz konusu oldugunu, hiçbirinin kabulü olmadigini, kabulleri yapilmamis bu cihazlara devlet hazinesinden 13 Milyon Dolar ödendigini, bu islemler yapilmadan bunun nasil oldugunu ve karisik bir durumun oldugunu, çünkü bu konuda rektör ve etrafindakilerin tamamen bir çete gibi davranip eski tarihli kabul ve muayene komisyonlari olusturarak Tip Fakültesi'ndeki ögretim üyelerine baski ve tehdit olusturduklari" kaydediliyor.

Tip Fakültesi Dekani Mehmet Koyuncu'nun odasinda; Ayse Yüksel ve Enver Arpa'nin (Enver Arpali) bu konunun hemen bitmesi için kabul komisyonundaki üyeleri kabul ve muayene tutanaklarini imzalamalari gerektigini söyleyerek tehdit ettikleri animsatiliyor. Dis kredi ile gelen müfettisler de konunun çok sikintili olduklarini bildiklerini, fakat rektörün sahte sorusturmalarla zaman kazanmaya çalistigini, kisacasi bu kredili alimda rektör ve çevresindeki birkaç kisi ile tam bir çete olusturarak devleti zarara ugrattiklari anlatilan iddianamede; ögretim üyelerine ise tehdit ve baski ile konusmalari ve de malzemelere ait eksiklerin bildirilmesinin yasaklandigi, malzemelerin nasil geldiginin bilinmedigi, kabul ve muayene komisyonlarinin olmadigi yaziliyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious