Van'da töre toplantısı

Van'da töre toplantısı.7442
  • Giriş : 01.12.2006 / 00:00:00

VAN’da yaşanan töre cinayetleri ve aile içi şiddet olayları Van Valisi Niyazi Tanılır başkanlığıda masaya yatırıldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kaymakamlar ve Van Cumhuriyet Başsavcısı Yahya Akçadırcı’nın da katıldığı toplantıda, son zamanlarda yaşanan töre cinayetlerinin sadece polisiye bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekildi. Vali Tanılır, bu olayların sadece polisiye tedbirlerle önlenemeyeceğini belirterek, “Böyle bir varsayımla hareket etmek yanlıştır. yanlış algılanmalara yol açar. Bu sadece polisiye bir mesele değildir, sadece magazin haberi de değildir” dedi.

DSİ 17’inci Bölge Müdürlüğünde gerçekleştirilen ve 11 kaymakamın katıldığı geniş katılımlı ‘Aile içi şiddet ve töre cinayetleri’ konulu toplantıda, alınması gereken tedbirler görüşüldü. Vali Tanılır yaptığı açılış konuşmasında, töre cinayetlerinin sadece cinayetin işlendiği günlerde ele alındığını, olaylar bittikten sonra da her şey çözüme kavuşturulmuş gibi unutulduğunu söyledi. Bunun yanlışlığına dikkat çeken Tanılır, “Olayların magazin ve polisiye boyutu ile her seferinde bir suçlu bulmak, bu suçluyu toplumsal anlamda linç etmek kamu vicdanını rahatlatmak gibi bir tutum, bu işin çözülmesine hizmet etmez. Tam tersine bunun yanlış mecralarda ele alınmasına ve çözümsüzlüğe yol açar. Bu anlamda gerçekten hem görsel medyaya hem yazılı medyaya büyük görev düşmektedir. Van’da 1.5 aydır bunu yakından yaşıyoruz” dedi. Töre cinayetlerini Van’a mal edildiğini ve bundan büyük rahatsızlık duyduğunu da dile getiren Vali Tanılır şöyle konuştu:

“Son olaylar hepimizi üzmüştür. Bunları hiç bir şekilde tasvip etmek mümkün değildir. Ancak aynı şekilde bizi üzen bir diğer olay da, bu olayların sadece bu ile mahsusmuş gibi yansıtılması. Ve olayın sadece polisiye bir olaymış gibi polisiye tedbirleriyle önlenebilirmiş gibi yanlış bir varsayımla hareketle yanlış algılamalara yol açılmasıdır. Bu sadece polisiye bir mesele değildir. Özellikle medyamızda işin sadece magazin ve polisiye boyutu ile yer bulması hem bizler açısından üzücüdür hem ülkemiz açısından talihsizliktir.

Tabi ki bu olayların meydana geldiği yerlerde kadına ve çocuğa yönelik olgusunu tespit ettiği yerde bunun engellenmesi devletin birinci görevidir. Olayın diğer bir boyutuda gizliliktir. Bu başta korumaya çalıştığımız kişinin can güvenliliği ile ilgilidir. Bu gizliliği yeterince rihayet etmezsek bu kişiyi tehlikeye atmış oluruz. İkinci mesele de bu kişilerin geleceği ile ilgilidir. Olayı sadece bunları koruma altına alıp bunların geleceğini düşünmediğimiz zamanda hata yapmış oluruz. Bu kişilerin belli bir süre sonra toplumsal hayata yeniden dönüşü içinde bulunduğu hayata adapta olma şartlarını ortadan kaldırmamalıyız. Kişiyi baştan damgalarsak özel hayatına ait bütün bilgileri ifşa edersek ve bir suçlu gibi topluma lanse edersek kişinin gelecek hayatına ilişkin bütün şartlarını ortadan kaldırmış oluruz.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious