Vatansever tabelasıyla 'kaçak' satış

  • Giriş : 09.05.2007 / 00:00:00

10 şehirde eşzamanlı gerçekleştirilen ve 500 milyon YTL'yi aşan akaryakıt kaçakçılığında ilginç ayrıntılara ulaşıldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Her türlü millî ve dinî hassasiyeti kullanan kaçakçılar, istasyonlarının adını Vatansever koymuş. Kendilerine hayırsever süsü veren şebeke, rafineri vazifesi gören gizli yeraltı tankları bile yapmış.

Rafineri gibi çalışan gizli bir dev tankerin olduğu istasyonlarda uygulanan kaçakçılık yöntemi denetimcileri bile şaşırttı. Ekipler, deponun içine monte edilen küçük bölmedeki normal akaryakıttan numune alıyor.

Gümrük Müsteşarlığı'nın, bir PKK itirafçısının ihbarı üzerine gerçekleştirdiği operasyonda Cumhuriyet tarihinin en büyük akaryakıt kaçakçılıklarından biri ortaya çıkarıldı. 10 ayrı şehirde eşzamanlı gerçekleştirilen operasyonda rakamın büyüklüğü kadar olayın ayrıntıları da şaşırtıcı bilgilerle dolu. Kaçakçıların, güven sağlamak için her türlü dinî ve millî motifi kullandıkları belirtiliyor. Örneğin Bilecik ve Afyon'da 4 ayrı istasyonu bulunan Batmanlı C.U., istasyonlarına 'Vatansever' ismini koymuş. Çevresinde 'hacı' olarak tanınan C.U., fakirlere para dağıtarak 'hayırsever' görüntüsü vermiş. Ofisini Türk bayrağı, Atatürk posteri, Osmanlı arması ve dinî levhalarla süslemiş. Fakat yapılan aramalarda, U.'nun jakuzi bulunan lüks ofisinde porno CD'lerle cinsel sağlık ürünleri ele geçirildi.

"Krallık kurmuşlar." diyen gümrük yetkilileri, vurgunun malî boyutlarını ortaya çıkarmakta zorlanıyor. Son 4 ayda sadece Bozüyük'teki 'Vatansever'den yapılan satış, 6 milyon litre. Diğer 3 istasyon ve geriye dönük 5 yıllık satışlar dikkate alındığında, pompalardan yapılan satış rakamı 500 milyon yeni lirayı geçiyor. Gümrük Muhafaza yöneticileri ise, "Pompa satışları, işin gösteriş kısmı. Asıl vurgun dışarıya yapılan toplu satışlar." diyor. Yetkililer, kamu kurumlarına bile kaçak akaryakıt satıldığını belirtiyor. 10 şehirde ortaya çıkarılan kaçakçılığın aynı yöntemle yapıldığı, birbirleriyle bağlantılı oldukları ve fabrikaların da içerisinde bulunduğu büyük bir organize suç örgütü kurulduğu kaydediliyor.

Bir ay önce Gümrük Müsteşarı Bülent Ertem'e ulaşan ihbar, Türkiye çapında operasyonun başlangıcı oldu. Önce belgeler üzerinde gizlice başlayan operasyon, 19 Nisan'da istasyonlara baskın düzenlenmesi ile kamuoyunun gündemine düştü. İş makineleriyle istasyonların etrafındaki arazileri kazan gümrük muhafaza ekipleri, yeraltından 70'er tonluk dev tanklar çıkardı. Operasyonda piyasa değeri 200 milyon YTL'yi bulan kaçak yakıt ele geçirildi. Kaçakçılıkta sistemin nasıl işlediği tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarıldı. Buna göre, fabrikalarda kullanılmak üzere yurtdışından getirilen white sprite, base-oil ve hekzan adlı kimyevi maddeler, gümrükten fabrikaya değil, akaryakıt istasyonlarına götürülüyor. Maddeler, istasyonun yakınlarında toprak altındaki tanklarda birbiriyle karıştırılarak benzin ve motorin haline getiriliyor. Yeraltına döşenen boru hattıyla pompalara taşınıyor. Dışarıya toplu satılan sahte akaryakıt ise hortumlarla çekilerek tankerlere yükleniyor.

Bu sistemin kurulduğu en çarpıcı örneklerden biri Bilecik Bozüyük'teki bir istasyon. Bursa yolu üzerindeki istasyonun sahibi Batmanlı. 5 yıl önce, özellikle istasyon açmak üzere bu bölgeye yerleşmiş. Bozüyük'ün yanı sıra Bilecik Vezirhan, İnegöl Kınık ve Afyon Sandıklı'da da şubeleri var. Bozüyük'teki tesisleri üs olarak kullanan C.U., buraya 'Vatansever Petrol İstasyonu' adını vermiş. Kâğıt üzerinde asıl işletici, yanında çalışan 2 işçi görünse de istasyonun her tarafı C.U. ve ailesinin fotoğraflarıyla süslü. Verdiği ifadede "Buraya sadece geçerken uğradım." diyen C.U.'nun odasında, adının işlendiği bir duvar halısı ve fotoğrafları mevcut. 19 Nisan'da istasyonlara el koyan Gümrük Muhafaza ekipleri, her türlü belgeyi didik didik inceliyor. İstasyon sahiplerinin banka hesapları da mercek altında. Gerekirse ihtiyati tedbir kararı için müracaat edilecek. Şu ana kadar, kâğıt üzerinde patron görünen iki işçinin de aralarında bulunduğu dört kişi tutuklanırken, C.U. ve ailesine yurtdışı yasağı konuldu.

"Burada resmen bir krallık kurmuşlar." diyen gümrük yetkilileri, yapılan vurgunun mali boyutlarını ortaya çıkarmakta zorlanıyor. Son 4 ayda sadece Bozüyük'teki 'Vatansever'den yapılan satış, 6 milyon litre. Bu rakam, belgelerden tespit edilebilenler. Fakat bu bile, yaklaşık 14 milyon YTL'lik bir satış anlamına geliyor. Diğer 3 istasyon ve geriye dönük 5 yıllık satışlar göz önünde bulundurulduğunda, sadece pompalardan yapılan satış rakamı 500 milyon yeni lirayı geçiyor. Ancak Gümrük Muhafaza yöneticileri, "Pompa satışları, işin gösteriş kısmı. Asıl vurgun dışarıya yapılan toplu satışlar." diyor. Aynı yetkililer, bu istasyonların dışarıda çok sayıda müşterisinin bulunduğunu, bazı kamu kurumlarına bile kaçak akaryakıt sattıklarını belirtiyor. 10 ayrı şehirde ortaya çıkarılan kaçakçılığın aynı yöntemle yapıldığı, birbirleriyle bağlantılı oldukları ve fabrikaların da içerisinde bulunduğu büyük bir organize suç örgütü kurulduğu kaydediliyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yayınlanan 2005 yılı faaliyet raporunda, kaçakçıların kendilerine 'hayırsever' süsü vermesine değiniliyor. Raporda bu tespite şöyle yer veriliyor: "Son dönemlerde organize suç örgütleri, faaliyetlerini legalize etmek amacıyla ticari alanlara yönelerek, kendilerinin veya yakın adamlarının adına şirket kurmaya başlamıştır. Bu suretle işadamı kimliğine bürünme çabasıyla, gelir seviyesi yüksek, çeşitli hayır kurumlarına, yardıma ihtiyacı olan insanlara bağış ve destekle yardımsever vatandaş görünümü sergilemektedirler." Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) da geçen hafta, kaçak akaryakıtla yakalanan ve ceza alanların ömür boyu lisans alamayacaklarını açıklamıştı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious