Sünnîlik, terörizm gibi gösterilmeye çalışılıyor

Sünnîlik, terörizm gibi gösterilmeye çalışılıyor.14161
  • Giriş : 18.06.2009 / 09:43:00
  • Güncelleme : 22.06.2014 / 11:41:53

Musul Konsolosluğu’nun basılması ve Türk vatandaşlarının rehin alınmasının ardından birçok kişi ilk kez duydu IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) ismini.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Selefi bir ideolojiye sahip olan IŞİD; Irak, Suriye, Filistin ve Ürdün topraklarını içine alan, şeriata dayalı bir devlet kurmak istiyor.

Bunun için de Ortadoğu’daki savaş ve iç çatışmaların ortaya çıkardığı istikrarsızlığı lehine kullanıyor. IŞİD amaçlarına doğru ilerlerken, her eylemi ‘Sünnilik’ ve ‘cihad’ adı altında yaptığı belirtiliyor. Tıpkı 11 Eylül 2001’de ikiz kuleleri vuran El-Kaide terör örgütünün İslam ve Sünniliği kullanması gibi. Hal böyle olunca IŞİD’in Irak ve Suriye’deki eylemleri üzerinden Sünniliğin budandığı, Şiiliğin ise yükseltildiği yorumları yapılıyor. Sünnilik adına organize edildiği ileri sürülen eylemlerin, bütün dünyada (Sünnî) İslâm’ın pak yüzünü karalama çalışmaları gibi okuyanlar da mevcut. Durum böyleyken, cevaplanması gereken birçok soru ortaya çıkıyor. Irak ve Suriye’deki bu çatışma Türkiye’yi de geren Alevi-Sünni çatışmasına dönüşür mü? Bugün Irak ve Suriye’de yaşananlar evvela İslam dinini, Sünnileri, Şiileri nasıl etkiler? Bölgedeki ateş Türkiye’ye de sıçrar mı? Cevap bekleyen bu soruların peşine düştük. İran’ı ve Şiiliği Türkiye’de en iyi bilenlerden olan  Ali Ünal, İslâm dünyası ve bölünmesi planlanan ülkelerin büyük ölçüde Sünnî olduğunu düşünüyor. Aynı zamanda Sünnî İslâm, tarihte ve bugün İslâm’ın yayılmasına hizmet ettiği, Şiîlik ve Şiîler genel İslâmî blok içinde daima Sünnîlere karşı problem oluşturarak varlığını devam ettirdiği için Sünnîliğin terörizm gibi gösterilmeye çalışıldığı kanaatinde. Terör, güvenlik ve Ortadoğu uzmanı Doç. Dr. Mahmut Akpınar da, IŞİD Selefi olduğu halde Sünni vurgusu ile genelde İslam’ı, özelde ise Sünni düşünceyi bu örgütlerle ve bunların döktüğü kanla karalama çabası olduğunu söylüyor. Sosyolog yazar Ali Bulaç ise mezheplerin siyasetin bir enstrümanı olarak kullanıldığı kanaatinde. Yani mezhebin kendisinde, ne Şiilik Sünniliği imha edecek bir imana dayanıyor ne de Sünnilik Şiiliği.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*