Vücuduna 39 saçma saplandı ama tazminat alamadı!

Vücuduna 39 saçma saplandı ama tazminat alamadı!.16518
  • Giriş : 22.04.2008 / 12:01:00
  • Güncelleme : 22.04.2008 / 12:04:11

Yargıtay, komşusunun av tüfeğinden çıkan saçmaların vücudunda kaldığını 9,5 yıl sonra öğrenen davacının tazminat istemini yersiz buldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, komşusunun av tüfeğinden çıkan saçmalar nedeniyle yaralanan, ancak 39 saçmanın vücudunda kaldığını 9,5 yıl sonra öğrenerek dava açan Ragıp Teke’nin, zarara uğramadığına, üzüntü çekmediğine ve bu nedenle maddi ve manevi tazminatı kazanmaya hak etmediğine dair verilen mahkeme kararını onadı.
Oyçokluğuyla alınan karara muhalefet şerhi yazan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi üyesi Mehmet Uyumaz, “Ciğerlerinde saçma taneleri bulunan davacının, zarara uğramadığını, üzüntü çekmediğini kabul etmek yasalara ve hukuka aykırıdır. Toplumda kişileri suç işlemeye teşvik eder” dedi.

12 YIL ÖNCE YARALANDI
Ankara’ya bağlı Beypazarı ilçesinde yaşayan Ragıp Teke, 7 şubat 1996 tarihinde Ekrem Şahin’in av tüfeği ile ateş etmesi sonucu yaralandı. Şahin, Ankara 2. Ağır ceza Mahkemesi’nde yargılanarak “Dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu yaralama” suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldı. Şahin’in aldığı hapis cezası, para cezasına dönüştürüldü.

Şahin hakkında açtığı ceza davası sonuçlanan Teke, aradan 9,5 yıl geçtikten sonra akciğerlerinde 39 saçma tanesinin kaldığını öğrendi. Yurtdışına işçi olarak gitmek için yaptığı müracaat, vücudundaki saçmalar gerekçe gösterilerek kabul edilmedi. Vücudunda saçma kaldığını öğrenen Teke, Şahin aleyhine bu kez maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açtı.

Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açan Teke’nin talebi mahkeme tarafından reddedildi. Mahkeme’nin talep ettiği bilirkişi raporlarında Teke’nin akciğerinde bulunan saçmaların hayati tehlike doğurmadığı ve fonksiyonel bir bozukluğa neden olmadığı belirtildi. 4 Şubat 2005 tarihinde yapılan muayenede Teke’nin vücudunda 39 adet saçmanın bulunduğu da kaydedildi.

Mahkeme, Teke’nin vücudunda bulunan saçmaların, maluliyete, fonksiyonel bozukluğa, iş gücü kaybına ve deformasyona neden olmadığını bu nedenle maddi ve manevi bir kaybının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verdi.

KARŞI OY: "CİĞERİNDE SAÇMA BULUNAN DAVACININ ZARARA UĞRAMADIĞINI KABUL ETMEK HUKUKA AYKIRI"
Teke, mahkemenin kararını temyiz etti. Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, oyçokluğuyla kararı onadı. Karara Muhalif kalan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi üyesi Mehmet Uyumaz karşı oy yazısında, “Ciğerlerinde saçma taneleri bulunan davacının zarara uğramadığını, üzüntü çekmediğini kabul etmek yasalara, hukuka aykırıdır. Toplumda kişilere suç işlemeye teşvik eder. Adalete olan inancı zayıflatır” görüşünü dile getirdi.
İşte, Uyumaz’ın tarihe geçecek nitelikteki karşı oy yazısı:

“Zarar veren davalının kusurlu olduğu ve mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının bedensel zarara uğradığı ve bu eylem nedeniyle üzüntü duyduğu da açıktır. Davacının akciğerlerindeki saçma taneleri gözlendiği Adli Tıp Kurumu’nun 11 Ekim 2006 günlü raporuyla belirlenmiştir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesindeki koşulların oluşmadığını söylemek mümkün değildir. Yerel mahkeme kararı hatalıdır. Zira, davalının kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının (zarar gören) olaydan zarar gördüğü ve gerçek bir üzüntü duyduğu ve acı çektiği de anlaşılmıştır. Hukuk bu üzüntü ve acıyı görmelidir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi zarara uğrayan kimseye, manevi zarar için adalete uygun bir manevi tazminatın verilmesini hüküm altına almıştır. Ciğerlerinde saçma taneleri bulunan davacının zarara uğramadığını, üzüntü çekmediğini kabul etmek yasalara, hukuka aykırıdır. Toplumda kişilere suç işlemeye teşvik eder. Adalete olan inancı zayıflatır. Bu durumdan adalet yara alır. Hukukçuların bu hususu görmeleri gerekir. Kamu düzenini bozan eylemler bu şekilde yasa koyucu tarafından ve yasaları uygulayanlar tarafından korunmaz. Olayda, davacı acı çekmiştir. Bu acıyı çekmeye devam etmektedir. Yaşamı boyunca da acı çekmeye devam edecektir. Mahkemenin red gerekçesine katılmak mümkün değildir. Karar hatalıdır. Bundan dolayı da çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.”

Davacı Teke, karar düzeltme talebinde bulunmadığı için karar kesinleşmiş oldu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious