'Ya sev ya terk et'in gerçek sahibi

'Ya sev ya terk et'in gerçek sahibi.15742
  • Giriş : 17.11.2008 / 12:21:00
  • Güncelleme : 17.11.2008 / 12:24:55

Erdoğan'ın sarf ettiği sözler, 'Ya sev ya terk et' çağrışımı yaptırdı. MHP sözü kabul etmedi. Erdoğan MHP'nin dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Doç. Dr. Vedat Bilgin'e göre 'Ya sev ya terk et' ne MHP'ye ne de AKP'ye ait, "Ergenekon'vari örgütlerin sokaklarda kullandığı, çeşitli yerlerde duvarlara falan yazdığı bir laf"

“YA SEV YA TERK ET” LAFI KİMLERE AİT

- “Yeni AKP, eski MHP'ye benziyor” veya “AKP, MHP'lileşiyor” diyebilir miyiz?

Neye dayanarak?

- Mesela Başbakan'ın “Ya sev ya terk et” anlamına gelen sözlerine dayanarak?..

Bu tabii MHP'ye yapılan büyük bir haksızlık. MHP'nin kurumsal yapısı içinde hiç kimse böyle bir şeyi ne söylemiştir ne savunmuştur.

- Peki Türkiye'de ilk kim kullandı bu lafı?

O söylem bu Ergenekon'vari örgütlerin sokaklarda kullandığı, çeşitli yerlerde duvarlara falan yazdığı bir laftır. Doğrudan doğruya o örgütle bir ilişkisi var mıdır onu da bilmiyorum, ama o tür anlayışların, özellikle lümpen marjinal unsurların kullandığı bir ifadedir. Böyle bir ifadeyle MHP'nin özdeşleştirmesi sadece haksızlık değil, aynı zamanda MHP'ye yakışıksız bir suçlamadır.

- Yalnız burada bir parantez açalım: “1980 öncesinde her şeyi Gladio yaptı, sonrasını da Ergenekon üstlendi, MHP'nin bu aşırı uçlarla hiç ilişkisi yoktur” gibi bir tablo çizmek tüm maziyi temize çıkartıyor mu?

Bu bir temize çıkarma değil, Türkiye'yi iyi analiz etmekle ilgili bir şey. Bunun için de evvela 1980 öncesi Türkiye'yi ve hatta Soğuk Savaş öncesini iyi analiz etmemiz lazım. Bunları bilmiyorum konuşmayı istiyor muydunuz?

- Hayır, tamam şimdilik kapatalım parantezi; çünkü asıl sormak istediğimiz, Başbakanın bu son tutturduğu söylemi için “milliyetçi” der misiniz?

Kesinlikle hayır, ben o söylemini milliyetçilik olarak görmüyorum. Çünkü milliyetçilik dışlamayı gerektirmez, şiddet içermez. “Ya sev ya terk et” veya “kendini pompalıyla savunma hakkı” gibi sözleri “milliyetçilik” olarak algılamak bir kere milliyetçilikten habersiz olmak demektir.

- Sizce “AKP milliyetçiliği” ile “MHP milliyetçiliği”nin farkı ne?

MHP, bütünüyle milliyetçilik üzerine kurulu bir partidir. AKP'nin ise meselelere milliyetçilik esasında bakan, bu konuda etraflı analizleri olan bir siyasi çizgisi yok.

- Erdoğan sizce ne kadar milliyetçi?

Milliyetçilik bir hâl olarak ve Türkiye'deki bütün insanlarda olduğu kadar Başbakan'da da var, ama bunun siyasete dönüşmüş bir belgesini veya bir analizini doğrusu ne okudum, ne gördüm.

ASKERİN AKP'YE BAKIŞ AÇISI OLUMLU

- Başbakan Erdoğan'ı güvenlik odaklı bir siyaset anlayışına çekmekte Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un etkisi olmuş mudur?
Ben o düzeyde bakmıyorum. Ordunun teröre bakış açısında Genelkurmay başkanlarının adlarının değişmesiyle çok fazla bir şey değişmez. Değişen hep siyasetin bu meseleye bakış açısında karşılaştığı sorunlara göre oluşturduğu tepkilerdir.

- Güneydoğu, AKP ile asker arasında bir mutabakat noktası mı oldu?

Sanıyorum oturup bir mutabakata varmak yerine, AKP'nin bu bölgede siyaseten PKK'nın temsil ettiği siyaset anlayışını mağlup etmesi askerlerde de olumlu bir bakış açısı oluşturdu diyebiliriz.

- Yani Güneydoğu'da asker AKP'yi destekliyor diyebilir miyiz?

Asker ayrılıkçı anlayışın siyaseten de mağlup edilmesini istiyor demek mümkün.

- Aynı şekilde AKP'nin de askere daha bir olumlu bakmaya başladığını söyleyebilir miyiz?

Yalnız burada iyi görmemiz gereken şöyle bir şey var: Türk ordusu özellikle Hilmi Paşa'dan bu tarafa siyaset ve demokrasi konusunda hassasiyeti hızla artan bir konuma gelmiş, Türkiye'nin demokratikleşmesine katkı yapacak bir tavrı ortaya koymuştur. Ordu kurumsal olarak bir demokrasi içersinde nasıl davranması gerektiğinin rol modelini benimsemiştir, ona göre davranmaktadır ve Başbakanın da bununla ihtilafa girmesinin bir anlamı yoktur. Sayın Başbakan'a düşen nedir? Güvenlik alanının dışındaki konuları ele alması, o konuda politika üretmesi, o konuda çözüm üretmesidir. Sorun oradadır.

- Konjonktürel olarak “asker AKP yanlısı, AKP de asker yanlısı” mı oldu; bu görüşte olanlar var?

Ben bu meseleye, kurumsal olarak devlet, sivil siyasete öncelik veren yeni bir konsepte ihtiyaç duyuyor, bunun arayışı içinde, diye bakıyorum.

BU ÜLKEDE YAŞAMAK İÇİN SEVME ŞARTINA GEREK YOK

- Başbakan'ın yeni “ya sev ya terk et” benzeri söylemine “milliyetçilik değil” dediniz, ne peki?

Reaksiyonel bir tavır, ama politik bir tercih değil, tamamen konjonktürel bir şey. Terörle birden bire yüz yüze gelen bir Başbakan'ın tepkisi. Bu tepkiyi biz anlarız, ama Sayın Başbakanın da “Terör bu noktaya nasıl geldi?” sorusu üzerine geriye dönüp ayrıntılı bir çalışma yapması lazım.

- Peki tehlikeli bir tepki şekli değil mi Başbakanın ki?

Tehlikeli tabii, ama ben Başbakanın da o ifadesinden pişman olduğunu sanıyorum. Çünkü asla siyasetçi sorumluluğuyla bağdaşır bir tarafı olmadığı gibi zaten bunu demeye hiç kimsenin hakkı yok. Bu ülkede bu ülkeyi sevmeyenlerin de yaşama hakkı vardır. Bu ülkede bizim gibi düşünmeyenlerin de yaşama hakkı vardır, çünkü biz de onlar gibi düşünmüyoruz. Bu ülkede doğmuş olmak bu ülkede yaşama hakkını elde etmeyi gerektiren yeterli bir sebeptir, başka bir şarta gerek yoktur.

- Pompalı lafından da pişman olmuş mudur sizce?

Ben onu da Başbakanın “Sokak sahneye çıksın” şeklinde söylediğini düşünmüyorum, o da maksadını aşan bir ifade bence. Ama Başbakanın söylediği biçimiyle de olsa bir şekilde sokağa inisiyatif vermek, sokağa göz kırpmak çok yanlıştır. Sokağın aklı yoktur. Bu işler sokağa bırakılamaz.

- Kaldı ki sokaktan önce bir AKP'li milletvekili “Devlete karşı suç işleyen elbette vurulacaktır” dedi? Acaba bir furya mı başlıyor?

Bir milletvekilinin öyle bir şey söylemesi büyük talihsizlik, ama bir furya başlayacağını zannetmiyorum. Türkiye'nin sağduyusu bu kışkırtmalara hiçbir zaman sıcak bakmamıştır. Sayın Başbakanın da zannediyorum maksadı öyle bir şey değildir.

MİLLİYET

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*