Yabancıların gözü ilaçta

  • Giriş : 04.04.2006 / 00:00:00

Bankacılık, perakende ve enerji gibi alanlardan sonra ilaç sektörü de küresel oyuncuların ilgisini çekmeye başladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TBMM'de görüşülen sosyal güvenlik reformunun yasalaşması halinde pazarın daha da hareketleneceği yönündeki analizler ilaç devlerini Türkiye'de yatırım kararı almaya yöneltti. Nöroloji alanında ürettiği ilaçlarla tanınan ABD'li Valeant'ın ürünleri önümüzdeki günlerde eczane raflarındaki yerini alacak. Novartis şirketinin bünyesinde jenerik ilaç hazırlayan Sandoz da 10 yıl sonra pazara geri döndü. 110 ülkede faaliyet gösteren marka, 20 binden fazla çalışanıyla 4,7 milyar dolarlık ciroya ulaştı. Dünyanın 5. büyük ilaç şirketi Merc Sharp Dohme'un (MSD) Türkiye Genel Müdürü Dr. Mete Hüsemoğlu, yabancı ilgisini, “Cazip bir ülke olmaya başladık. Büyük şirketler burayı gelişen pazarlardan biri olarak görüyor.” şeklinde yorumluyor. Hüsemoğlu'na göre önümüzdeki günlerde ünlü ilaç şirketleri sektörde pay kapma yarışına girerken, bazı markalar da Türkiye'yi Ortadoğu ve Asya için üretim üssü haline getirmeyi planlıyor. Türkiye'de ilaç satışları 2005'te 6 milyar dolarlık büyüklüğü yakaladı. Gelişme potansiyeli çok yüksek görülen Türkiye'de yeşil kartlılar dahil olmak üzere nüfusun yüzde 90'ı sosyal güvenlik şemsiyesi altında. Yapılan ilaç harcamalarının büyük bölümü devlet tarafından karşılanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, devlet ilaca yıllık 9 milyar YTL harcıyor.

Türkiye'deki gelişmeler modern biyoteknolojiye dayanan ve kısaca ‘biyotek' diye nitelendirilen ilaç pazarında da kendini hissettiriyor. Sektör temsilcileri, kan gibi ürünlerden yapılan biyotek ilaçlarda Türkiye'nin açılım yapmasını bekliyor. 2004'ü 450 milyon dolarla geride bırakan biyotek ilaç pazarının 2010'da 1 milyar dolara çıkması bekleniyor. Şubatta İsviçre'nin Davos şehrinde yapılan zirvede Başbakan Tayyip Erdoğan ve Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, Türkiye'de yatırım planlayan ilaç devlerinin temsilcileriyle bir araya gelmişti. “CEO'muz ve Avrupa sorumlumuzla yaklaşık yarım saat görüş alışverişinde bulunan Başbakan ve Sayın Babacan, biyomedikal sektörüne yatırım yapacaklarını kaydediyor. Görüşme bizi cesaretlendirdi ve hükümetin sektörü önemsediğini gördük.” diyen Hüsemoğlu, biyotek ilaç pazarının 2005'te 50 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığını belirtiyor. ABD, AB ve Japonya arasında kıran kırana biyotek ilaç rekabeti yaşanıyor. Çin, Hindistan, Güney Kore, Küba, Meksika, Arjantin ve Meksika gibi ülkeler söz konusu ilaçların jeneriklerini üretiyor. Türkiye, aralarında insülin, büyüme hormonu ve hepatit B aşısının da bulunduğu pahalı olan biyotek ilaçları yurtdışından getiriyor. Pazarın beşte birine yakınını ‘eritropoietin' adı verilen ilaçlar oluşturuyor. Eritropoietinler en fazla, böbrek yetmezliği sebebiyle diyalize giren hastalarda ortaya çıkan kansızlığın tedavisinde kullanılıyor. Adli Tıp Kurumu'nun yaptığı hesaplamalara göre, Türkiye 2004'te 80 milyon dolara yakın eritropoietin harcaması yaptı.

İrlanda ve Polonya örnek alındı

Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı şirketlerin üye olduğu Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği'nin Genel Sekreteri Engin Güner, ilaç sektörünün her geçen gün Avrupa Birliği standartlarına yaklaştığını belirterek, bu çerçevede İlaç Ruhsatlandırma Yönetmeği'nin 9. maddesiyle Türkiye'de veri koruması uygulamasının başlatıldığını dile getiriyor. “Fikri mülkiyet haklarının uluslararası standartlara uygun bir şekilde koruma altına alınması haksız rekabete son verdiği gibi ilaç sanayiinin en önemli sorunlarından biri olan sermaye ve yatırım eksikliğini de giderecek.” diyen Güner'e göre mevzuatta kat edilen mesafe sektöre yeni oyuncuların girmesini hızlandıracak. Hükümetin önemli adımlar attığına işaret eden Mete Hüsemoğlu, ilaç sektörünün yol haritasını çıkardıklarını kaydediyor. Eylem planında, yabancı ilaç yatırımlarıyla dikkat çeken İrlanda ve Polonya örnek olarak alındı. Polonya yıllık 40 milyar dolara yakın yabancı yatırım çekti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious