Yalan yazan medyaya para vermeyin

Yalan yazan medyaya para vermeyin.8599
  • Giriş : 28.01.2009 / 14:35:00
  • Güncelleme : 28.01.2009 / 14:29:36

Başbakan Tayyip Erdoğan, yalan haber yapan medya organlarının 'boykot' edilmesini istedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Son olarak Brüksel temaslarının çarpıtılmaya çalışıldığına dikkat çeken Erdoğan, bazı yayın organlarının Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Gazze Zirvesi'nden sonra İsrail Başbakanı'nın Avrupalı liderlere verdiği yemeğe davet edilmediğini söyleyecek kadar "yalan üretme cesareti" gösterdiğini vurguladı. Ardından şu çağrıyı yaptı: "Yalan yanlış haber yapan medyaya karşı, gelin almama kampanyası yapalım. Boşuna paranızı niye veriyorsunuz? Zaten yalan yanlış haber. Rahmetli İnönü'nün bir lafı vardı: 'Benimle ilgili yapılan haberlere inanmıyorum, ama başkaları ile ilgili yapılan haberlere inanıyorum' diyordu. Medya böyle. Bizim de duruşumuzu böyle ortaya koymamız lazım. Yazmasınlar yanlış haber.''

Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, Gaziantep'te partisinin bir açılışında kurban kesilmesi olayına da değindi. Kendisinin açılışlarda kurban kesilmesine izin vermediğini belirten Erdoğan, birileri kesmeye kalkıştığında da 'gidin hayır kurumuna bağışlayın' dediğini söyledi. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: "O gün orada kesilmiş ve arkada, 'durmak yok hizmete devam' pankartı. Gazetede ise devasa, tam sayfa fotoğraf, yer adeta kan gölü halinde, 'durmak yok, kesmeye devam' başlığı atılmış. Bu şimdi bir art niyeti göstermiyor mu? Bunun neresinde Allah aşkına, doğru dürüst bir hareket söz konusu. Burada art niyet yok da nerede art niyet var?"

Başbakan, muhalefet partilerini ise 23 Aralık'ta İsrail Başbakanı Olmert'le Ankara'da yaptığı görüşmeyi çarpıtmakla suçladı. Erdoğan, şu görüşleri dile getirdi: "Ben buradan, gerek anamuhalefete gerek yavru muhalefete sesleniyorum: Benim, 23 Aralık'ta Olmert ile burada yaptığım görüşmenin, Filistin'e yönelik operasyon içerikli olduğunu söyleyen bu takıma söylüyorum. Duymadığınızı, bilmediğinizi kendi uydurduğunuz safsatalarla, millete inandırmaya çalışmayınız. Belki sizin kimliğinizin içerisinde yalan yanlış var. Biz söylediğimizi dosdoğru, dobra söyleriz. Suriye-İsrail ilişkilerinin 5. raundunu orada görüştük. Bu görüşmeyi yaparken, Olmert'in yanında danışmanı, benim yanımda da Dışişleri Bakanım ile danışmanım Ahmet Davudoğlu Bey vardı. Bütün bunlara rağmen, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının söyledikleri, beyefendileri tatmin etmiyor. Ama kendilerine, kimler hangi haberleri getiriyor? İnler cinlerle mi oynuyor, bilemiyorum.'' Ankara, Zaman

Kılıçdaroğlu İstanbul'da adres bilmez

Şu hale bakın; İstanbul'a büyükşehir belediye başkan adayı atayacaksınız, İstanbul'un bir ucuna koysanız, 'seni şurada bekliyoruz' deseniz, adresi bulamaz. Çizmeyle dolaşacakmış. İstanbul'da çizmeyle dolaşacak yer mi kaldı? O, 1992 yılındaydı. 16 yıl geç kaldın. Sen herhalde başka yerlerden bahsediyorsun. Ama CHP'li belediyelerin bu tür yerleri olabilir.

600 TL yardımı önce kendi belediyenizde yapın


Neymiş, kömür dağıtmayacaklarmış ama ayda 600 TL yardım yapacaklarmış. Bunu da evdeki kadının banka hesabına yatıracaklarmış. Arkadaşlar, hatırlıyorsunuz, 1 anahtar, 5 anahtar hikâyesini... Bunlar aynı yolu takip ederler. Ayıptır. Siz önce, sizde olan belediyelerde uygulayın, biz de alkışlayalım.

Üniversite gençliğini

hiç düşündünüz mü?

Geçenlerde üniversiteli gençler CHP'nin önde gelenlerinden birine, 'Bu bursları niye kaldırdınız?' diye sordu. 'Biz kaldırtmadık, bu burslar azdı bunu çoğaltmak için müracaat ettik' dedi. Sizin hayatınızda üniversiteli gençliğini düşünmek, onları görmek diye bir şey olmuş mu?



--------------------------------------------------------------------------------


Davos'ta Perez'e 'demokrasi' sözünü hatırlatacağım 
Başbakan Tayyip Erdoğan, grup konuşmasında Türkiye'nin Gazze katliamı karşısında ortaya koyduğu tavrı eleştiren çevrelere de cevap verdi. İsrail'e tepkisinin "dış politika acemiliği" olarak gösterilmesine sert çıkan Erdoğan, bu çevrelerin savunduğu anlayışın dış politikada Türkiye'ye zerre kadar itibar kazandırmadığını vurguladı. Suya sabuna dokunmayan açıklamalarla olayı geçiştirmenin hiçbir zaman başarı getirmeyeceğini ifade eden Erdoğan, net konuştu: "Efendim, şöyle yaparsak birileri ne der, böyle yaparsak acaba ne der?.. Arkadaşlar kusura bakmayın, kendimiz otururuz, konuşuruz, değerlendirmemizi yaparız. Ondan sonra da kararımızı kendimiz veririz. Yani sürekli olarak Türkiye'nin attığı bu adımları hep birileri mi belirleyecek? Belki bugüne kadar bu böyle gelmiştir ama bundan sonra bu kervan böyle yürümeyecek. Bunu böyle bilin."

Başbakan Erdoğan, Davos'ta bir araya geleceği İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez'e tepkilerini bir kez daha ileteceğini de söyledi. Perez'in özel görüşmelerinde "Demokrasi özelleştirilmelidir" dediğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu olaylar olduğu zaman kendi kendime sordum ve Davos'ta aynı oturumda bir arada olacağız. Orada ben bunu kendisine soracağım. Demokrasinin özelleştirilmesini savunmuştunuz, herhalde bundan daha devletleştirilmiş bir demokrasi olmaz. Tamamen totaliter, otoriter bir mantıkla yapılmış harekat. Barışın özelleştirilmesini savunuyordunuz. Herhalde ruhunda otoriter ve totaliter bir yapının olduğu barış anlayışı ve özlemi olmaz. Bunun neresinde özelleştirme var? Allah aşkına, başınızı iki elinizin arasına alın. Gürcistan olayları olduğu zaman Gürcistan'a koşup gidenler, başta ABD olmak üzere, Avrupa ülkelerinin hemen hemen tamamı, acaba Gazze'de ne zaman devreye girdiler? Orada hemen aynı gün devreye girenler ne yazık ki Gazze'de, 'ba'de harab'ül Basra' (Basra harap olduktan sonra) devreye girmeye başladılar. BBC, 'bu 3 hafta sürer' diye haber yaptı. Hakikaten 3. hafta sonunda bitti. Ben bunu söyledim diye, Brüksel'de, 'BBC'yi eleştiriyor, gene medyaya çattı' dediler."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*