Yalçınkaya'nın açtığı davaya tepkiler çığ gibi büyüyor

Yalçınkaya'nın açtığı davaya tepkiler çığ gibi büyüyor.12813
  • Giriş : 16.03.2008 / 21:00:00
  • Güncelleme : 16.03.2008 / 21:04:14

AK Parti'ye açılan kapatma davasına toplumun tüm kesimlerinden tepki yağdı, Baykal sessizliğini koruyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç: İddianame, garaz ve kine dayalı
TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından AK Parti'ye açılan kapatma davasının hukuki temelden yoksun olduğunu söyledi. Başsavcının delillerinin gazete kupürlerinden oluştuğunu ve doğruluğundan şüphe duyduğunu belirten Arınç, "Bu davaya gölge düşmüştür. Bu iddianame çok zayıftır, kin ve garezin ürünüdür." dedi.

AK Parti hakkında açılan kapatma davası hakkında basın açıklaması yapan Bülent Arınç, sokaktaki her 2 kişiden birinin oyunu almış bir partinin kapatılmak istenmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Bir partinin birkaç kişinin sözlerinden ötürü kapatılmasının 3. dünya ülkelerinde bile görülmediğine değinen Arınç, "Hukuka aykırı eylem ve işlem yapana mahkemece gerekli ceza verilir. Ancak sadece bir açıklama yaptı diye bir parti hakkında dava açılmamalı. Hukuka aykırı eylem yapan varsa o mahkemede bireysel olarak cezasını çekmeli." ifadesini kullandı.

Bülent Arınç, Türkiye'de temel haklar alabildiğine genişleme mücadelesi verirken bir siyasi partinin gelişi güzel kapatılma isteminin Anayasa Mahkemesi'nce kökünden iptal edileceğini ümit ettiğini de belirtti. Bu dava ile millete korku salınmasını, ülkenin kaosun içine çekilmesini isteyen küçük bir grup olduğunu kaydeden Arınç, "Hiç kimse bu dava açıldığı için AK Parti kapatılır ümidi ile ellerini ovuşturmasın. Kendilerini siyasetçi zanneden, genel başkanlarının çantasını taşımaktan belleri eğrilmiş bu kişilerin 'ne kadar da iyi oldu. Biz zaten bu kararı bekliyorduk.' demeleri onların ayıbıdır." diye konuştu.

Parti kapatma davalarının kapatılan partiye hiçbir zaman zararı olmadığını da sözlerine ekleyen Arınç, "AK Parti önümüzdeki seçimlerde yüzde 70 oy alacaktır." dedi. Bu davada suçlanan insanlar içinde kendi isminin de geçtiğine değinen Arınç şu şekilde konuştu: "Bu beni üzmez. Böylesine hukuka aykırı bir biçimde açılmış bir davada benim ismimin geçmeseydi kendimden şüphe ederdim. Böyle bir davada, böyle bir iddia ile suçlanmak bana şeref getirir."


DP Genel Başkanı Süleyman Soylu: Yeter artık, millî iradeden elinizi çekin
Türkiye böyle meselelerle bir partinin kapatılmasına tahammül etmemelidir. Yeter artık. Ellerinizi millî iradeden çekin. Demokrasiye karşı yapılan bu atak karşılıksız kalmamalıdır. Bu, demokrasiye darbedir. Siyaset kurumunu ve siyasî partileri yıpratmaya, baskı altında tutmaya, siyaset alanını daraltmaya yönelik bir davranıştır. Hukuk zorlanmakta, hukuka olan güven zedelenmekte ve hukuk siyasallaşmaktadır. Hukukun üstünlüğü için Anayasa Mahkemesi'nin bu davayı usulen reddetmesini istiyoruz.


ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras: Ergenekon'dan sonra açılması anlamlı
Özgürlük ve Dayanışma Partisi Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, AK Parti'ye açılan kapatma davasının zamanlamasına dikkat çekerek "Davanın Ergenekon operasyonundan hemen sonraya denk gelmesi manidar." dedi.

Kapatma davasının Türkiye demokrasisinde büyük bir tahribat meydana getirdiğini söyleyen Uras, şöyle konuştu: "Belli ki bazı güçler Türkiye'de demokrasiye balans ayarı yapmaya çalışıyorlar. Ve Türkiye'deki demokrasi dışı güçlerin Cumhuriyet Başsavcısına çok bel bağladıklarını görüyoruz. Bunun kabul edilebilir bir yanı yok. Siyasi partiler demokrasimizin teminatıdır. 2003 yılından beri ülkeyi yöneten bir partiye yönelik böyle bir tavır kabul edilemez. Birileri AKP kapansın, DTP kapansın böylece iktidara gelirim diye düşünüyor olabilir ama bu akbaba siyasetidir. Türkiye'de savcılar ve hakimlerin hegemonyası ve diktatörlüğüne karşı çıkmamız gerekiyor. O yüzden gelişmeleri kabul edilemez buluyorum."

"Bazı partiler akbaba siyaseti yapıyor"

CHP'nin kapatma davası karşısındaki tutumuna da gönderme yapan Uras, bazı muhalefet partilerinin bunu tek başına bir hukuki süreç gibi algılamalarının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Söz konusu muhalefet partilerinin bu tutumunu etik bulmayan ve yakışıksız olarak nitelendiren Uras şunları söyledi: "Herkese demokrasi herkese adaleti savunmamız lazım. AK Parti karşısında bir muhalefet olacaksa işte dün görüldüğü gibi alanlara çıkan emekçilerin muhalefetidir. Anladığım kadarıyla Cumhuriyet Baş Savcısı hepimiz AKP'liyiz dedirtmeye çalışıyor. AK Partinin tamamen lehine olan bir süreçtir. Sonuçta partiler kapatılıyor yerine başkaları açılıyor ama demokrasi çok büyük tahribat alıyor."


Anavatan Genel Başkanı Erkan Mumcu: AK Parti'yi, bu zihniyet iktidar yaptı
Kapatma, yasaklama gibi girişimler nereden bakılırsa bakılsın demokrasiye müdahaledir. AKP'yi ortaya çıkaran da, iktidara getiren de, iktidarını yeniden güvence altına alan da aslında bu yasaklama zihniyetinin ta kendisidir. Bu gibi girişimler, ne yazık ki hak edilmemiş bir mağduriyet algısı oluşturmakta ve sonuçta milletin masum tepkilerini suistimal eden zihniyeti beslemektedir. Bu girişimle AKP oksijen çadırına alınmıştır.


Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan: Türkiye'nin imajı zedelenecek
Parlamenter demokratik sistem açısından son derece kaygı verici bir gelişme. Türkiye, demokratik oligarşinin egemen olduğu, keyfî uygulamaların yapıldığı, basit ve ilkel bir devlet değil, çağdaş bir hukuk devletidir. Hem ülkemizin imajı ciddi bir şekilde zedelenecek hem de ekonomik yapı zayıflayacak.


SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın: Her türlü darbenin karşısındayız
Bir partinin iktidar ya da muhalefetteki durumunu millet belirler. Siyasi partiyi seçmen getirir, seçmen götürür. Bunun dışında kimse, partinin durumuyla alakalı karar veremez. Demokrasiye karşı olan, demokrasiyi yıkan her türlü darbenin karşısında dururuz. Her türlü darbeye karşı olan bir partiyiz.


AK Parti Ankara Milletvekili Haluk Özdalga: Başsavcı Yalçınkaya yargılanmalı
Başsavcı Yalçınkaya istifa etmeli. Ardından yargılanması için süreç başlatılmalı. Türkiye'de askerî darbeler dönemi son bulmuştur. Hukuk darbeleri dönemi de mutlaka son bulacaktır. Türk demokrasisi bir darbe daha yemiş, bir kez daha itibar yitirmiştir. Türkiye'nin istikrarı, milletimizin aş ve iş mücadelesi umursamaz bir şekilde yok sayılmaktadır.


Eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar: Hukuk devletiyle bağdaşmaz
İktidar olan bir partinin kapatılması, demokratik hukuk devleti ile bağdaşmaz. Parti kapatılarak hiçbir yere varılamaz. Demokrasilerde cezayı sadece halk verir.


Hukukçular Derneği Başkanı Kamil Uğur Yaralı: Anayasa Mahkemesi, başvuruyu yok saymalı
Millet iradesine kapatma davası açılmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin bu davayı yok sayması ve ciddiye almaması lazım. Davaya gerekçe başörtüsü ise o zaman MHP'nin de kapatılması lazım. Bu davayla milletin yüzde 70-80'ini karşılarına almışlardır.


Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergun Özbudun: Hakimler devleti oluruz
Demokrasi sicili açısından içte ve dışta olumsuz etkileri olur. Partilerin kapatılması istisna olmalı. Bu da demokratik sistemi yıkma suçuyla sınırlı olmalı. Anayasa'da kapatmayı zorlaştırıcı hükümler var. 411 milletvekilinin anayasa değişikliğine oy vermesi kapatma gerekçesi olacaksa, hâkimler devleti olur bu. Demokrasi iddialarınızı bir yana bırakın o zaman.


Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Şentop: AK Parti savunma yapmamalı
Başörtüsüyle ilgili Anayasa Değişikliği sadece AK Parti'nin değil, MHP ve DTP'nin de desteğiyle yapılmıştır. Eğer gerekçe başörtüsü ise MHP'ye de dava açılması gerekir. DTP hakkında zaten dava var, o zaman geriye tek CHP kalsın. Türkiye'de bunu isteyen yargı bürokrasisi mevcut. AK Parti, dava esastan görülürken savunma yapmamalıdır. Çünkü bu siyasî bir davadır. Parti kapatmayı aşırı derecede zorlaştıracak değişikliklere gitmelidir. Bu değişikliği de Meclis'ten hangi oyla geçerse geçsin referanduma götürmelidir.


Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin: Yeni bir dönem başlayacak
Bu dava Türkiye'de yeni bir dönemi başlatacak. Türkiye, artık partiler mezarlığı olmaktan kurtulacak. Bunun nasıl gerçekleşeceğini önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz. Ancak bu çağda bizim ülkemizde dünyanın düz olduğuna inananları gördüğüm için üzgünüm. 22 Temmuz'da yüzde 47'ye yakın oyla birinci çıktık. Şimdi yine bir dava var ve mahalli seçimlere gidiyoruz. Yüzde 50'nin üzerinde oy almayı bekliyorum. Bu imkânı sağlayanlara teşekkür ediyorum. 71 kişilik 'yasaklı listesi'nde yer almadığım için de çok üzüldüm.


MHP Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır: Demokrasi adına üzüntü verici
Bu çağda böyle bir dava açılmasını üzüntüyle karşılıyoruz. Demokrasi ve ülke adına üzüntü verici bir durum. Yargı sürecine ve sonuçlarına saygı gösterilmesi gerekir. Sükunetle beklemeliyiz.


Kayseri Barosu Başkanı Ali Taşçı: Düğmeye basma dönemi bitti
Bir yerden düğmeye basma dönemi bitti, halk her şeyin bilincinde. Bu davanın adının duyulmasının ardından AK Parti, oy oranını yüzde 60'a çıkarmıştır. Kapatmaların doğru olmadığını savunuyoruz. CHP de olsa başka parti de olsa aynı görüşteyiz.


Sivas Baro Başkanı Mustafa Coşkun: Yargı mensupları tarafsız olmalı
Son dönemlerde yargıyı temsil edenlerin çok açık bir şekilde kendilerini taraf ilan eden davranışlarda bulunması, yargıya olan güveni sarsmıştır. Yasama, yürütme ve yargı mensuplarının sınırlarını aşmaması gerekiyor. Millete saygı duyulmalı.


Kahramanmaraş Baro Başkanı İsmail Kahveci: Hukuki dayanağı yok
Gelişmeyi şaşkınlıkla izliyorum. Hukuki hiçbir dayanağı yok. Türkiye'nin yarısının oyunu almış bir iktidar partisini kapatarak ülkeyi kaosa sürüklemeye hiç kimsenin hakkı ve yetkisi yok. Bu ne insanlığa sığar ne de hukukçuluğa.


Trabzon Baro Başkanı Veysel Malkoç: Demokrasi açısından iyi olmadı
Bu dava, ülke ve demokrasi adına hiç iyi olmadı. Parti kapatma davaları tüm demokrasilerde istisnai bir durumdur. Ama maalesef biz bunu son zamanlarda sıkça yaşamaya başladık.


Rize Baro Başkanı Avukat Harun Mertoğlu: Partiler hesabı halka verir
Parti kapatılarak hiçbir yere varılamaz. Demokrasilerde cezayı sadece halk verir. Seçimle gelmiş olanlar, bir hata yapıyorlarsa bunun hesabını yine sandıkta halka verir. Bu zamana kadar kapatılan partilerden bu ülke ne fayda gördü?


Demokrat Hukukçular Derneği Başkanı Halil Doğan: Yargı, ideolojiye alet edilmemeli

Yargı mensuplarının yargıyı ideolojik görüşlerine alet etmesi ve ülkeyi kaosa götürmesi çağdaş dünyada kabul edilir bir durum değil. Halkın yargıya güveni zedelendi. Umarım mahkeme 367 kararıyla kaybettiği prestijini bu davayı reddederek kazanır.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious