Yangınlara devlet gecikti mi?

Yangınlara devlet gecikti mi?.10551
  • Giriş : 26.08.2006 / 00:00:00

Çevre ve Orman Bakanlığı, yangınlarda en büyük etkenin aşırı sıcaklar olduğunu ve müdahalede zafiyet olmadığını belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Çevre ve Orman Bakanlığı, son günlerde yoğunlaşan orman yangınlarıyla ilgili olarak bazı basın yayın organlarında yer alan değerlendirmelerde, haber ve yorumlarda asgari şart olan "doğruluk, tarafsızlık, hakşinaslık" ilkelerinin gözetilmediğini iddia etti. Çevre ve Orman Bakanlığı, hâttâ kimi değerlendirmelerin; asgari meslek ilkelerine uyumsuzluğun da ötesine geçen, yetkili ve sorumluları adeta bir "siyasi hasım" gibi gören bir üslubun da izlerini taşımakta olduğunu söyledi.

Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Bakanlığımız yangınların ilk gününden itibaren kamuoyunu sağlıklı bilgilendirmek adına basın ve yayın organlarına sürekli, ayrıntılı basın bültenleri, bilgi notları ulaştırmış, başta Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe olmak üzere teşkilatımızın yetkilileri de, gerekli anlarda gereken açıklamaları tam bir şeffaflıkla basın mensuplarıyla paylaşmışlardır. Bütün bunlara rağmen, bazı basın yayın organlarında gerek orman ve orman yangınları hakkındaki bilgi yoksunluğu, gerek etraflı bir araştırma yapmadan haber ve yorum yazma maluliyeti, gerekse büyük bir ihtimalle -ne yazık ki- "iyi niyet eksikliği"nden dolayı halkımızı yanlış bilgi ve kanaate sahip kılacak değerlendirmelerin devam ettiği görülmektedir" denildi.

EN BÜYÜK ETKEN AŞIRI SICAKLAR

Orman yangınlarının, teçhizat ve personeldeki kimi eksikliklerden çıktığına ilişkin değerlendirmelerin bilimsel olmadığını belirten bakanlık, Türkiye'nin Akdeniz ikliminde olduğunu ve şu günlerde mevsim normallerinin çok üzerinde olan ısı değerlerinden dolayı pek çok Akdeniz ülkesinde de orman yangınlarının devam etmekte olduğunu kaydetti.

Geçtiğimiz yıl Portekiz'de 338 bin, İspanya'da 179 bin, İtalya'da 47 bin, Fransa'da 17 bin, Yunanistan'da 6 bin hektar orman yandığını hatırlatan Çevre ve Orman Bakanlığı, buna karşılık söz konusu rakamın Türkiye'de 2 bin 850 hektar olarak gerçekleştiğini belirtti. Yine bu yıl İspanya'da 70 bin, Portekiz'de 32 bin, İtalya'da 11 bin hektar orman yanarken Türkiye'de ise Ağustos sonu itibariyle bu rakamın 4 bin hektar dolayında kaldığı kaydedildi.

Yazılı açıklamada, "Şu da bilinmelidir ki, Rusya'da yılda ortalama 5 milyon, Kanada'da 3 milyon, ABD'de ise 2-2,5 milyon hektar ormanlık alan yangınlarla yok olmaktadır. Yayınlarında her türlü olumsuz görüşü sergileyen bazı basın yayın organlarının; Bakanlığımızın bu verilerinin yanı sıra, haber ajansları vasıtasıyla bütün yazı işlerine geldiği bilinen bir haberi "görmemeleri" de dikkat çekicidir. Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Fakültesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Cemal Saydam'ın Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi'nin (NASA) uyduları vasıtasıyla gözlemlediği ve "Şu anda dünyanın dört bir yanında orman yangınları var. Brezilya ormanlarında, Afrika'da, Yunanistan'da, Portekiz'de, İspanya'da, İtalya'da aşırı sıcaklar nedeniyle ormanlar tutuşmuş yanıyor" sözleriyle dile getirdiği gerçekler çok sayıda basın yayın organında yer almamıştır. Öte yandan; 2002 yılından önce 1992 ile 2001 yıllarını kapsayan 10 yıllık dönemde yılda ortalama 2 bin 165 adet orman yangını çıkmış ve bu yangınlarda yine yılda ortalama 14 bin 98 hektar orman alanı zarar görmüştür. 2003 yılından bu yanaki dönemde ise yıllık ortalama yangın sayısı 437 adet azalma göstererek bin 728 adet orman yangınına, yok olan hektar ise yıllık ortalama 5 bin 759 hektara inmiştir. Bir başka deyişle son dört yılda Bakanlığımız, orman yangınları sayısında yüzde 20'lik, yanan orman alanında ise yüzde 60'lık bir iyileştirme gerçekleştirmiştir" denildi.

MÜDAHALEDE ZAAFİYET YOK

Çevre ve Orman Bakanlığı, bakanlığın orman yangınlarıyla mücadelede 2006 yılı içinde Eylem Planı hazırladığı ve bu doğrultuda 24 adet helikopter ve THK'dan kiralanan 5 adet uçak yangın söndürme çalışmalarında kullanılmakta olduğunu belirtti. Açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait 4'ü faal 2'si yedek olmak üzere toplam 6 adet C-130 uçağı ise Gürcistan'da meydana gelen büyük orman yangınına kadar planlandığı şekilde kullanılmış, ancak söz konusu yangından sonra ortaya çıkan bakım zorunluluğu nedeniyle bu uçaklar ülkemizdeki son yangınlarda kullanılamamıştır ve halen de kullanılamamaktadır. İstanbul Belediyesi'nden kiralanan 2 adet CL-215 amfibik uçak da yangın söndürme çalışmalarına katılmaktadır. Yerden mücadelede ise 645 arazöz, 144 su tankı, 137 dozer, 38 loder, 126 greyder, 99 treyler, 366 arazi aracı ve 417 motosiklet kullanılmaktadır. Bunun yanında 10 bin 617 orman yangın işçisi, 1500 teknik eleman ve 5 bin memur orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarına doğrudan katılmakta, hatta bu günlerde tüm teşkilat mensuplarımız 24 saat teyakkuz halinde görev yapmaktadır. 775 adet yangın gözetleme kulesi, 719 adet haberleşme merkezinde gelişmiş telsiz haberleşmesi ve telefon sistemleri, doğal göl ve su kaynakları yanında 370 yangın havuzu ve 50 yangın göleti ile de lojistik destek verilmektedir"

Çevre ve Orman Bakanlığı, bu kapsamda; bakanlığın orman yangınlarını söndürmede (hava ve yerden) araç-gereç ve iletişim alt yapısı yönünden sayı ve teknoloji olarak hiçbir eksiği ve zafiyeti bulunmadığını vurguladı.

Açıklamaya şöyle devam edildi: "Bakanlığımızın bir yılı aşkın bir süredir üzerinde çalıştığı ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile koordineli olarak yürüttüğü 20 yeni helikopter alımlarıyla ilgili proje hayata geçtiğinde orman yangınlarıyla olan mücadelemiz çok daha etkin bir hale gelecektir. Söz konusu proje, kısa bir süre içinde kendi malımız olan bir filonun kurulmasını sağlayacaktır, ki bu Cumhuriyet tarihinde bir ilktir. Bugüne kadar yangınla mücadele, sadece kiralık hava filolarıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca 10 adet amfibik uçağın alımı da gündemimizdedir"

KANYON YANGINLARI SORUNLUDUR

Literatürde "kanyon yangını" olarak geçen Kaş'taki yangına ilişkin yorum ve haberler de de bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya çarpıcı bir örnek olarak arşivlerdeki yerini alacağı ifade edildi.

Açıklamaya şöyle devam edildi: "Büyük derinliklere yol açan kot farkını dikkate almadan, bunu dikkate alma gerektiğini de bilmeden, 'Yangın uçakları neden kullanılmıyor?' sorusunu yöneltenler, bu tip bölgelerde değil yangın uçağının, yangın helikopterlerinin bile beklenen sonucu sağlayamadığından habersiz olduklarını ortaya koymakta, bu gerçeği dile getiren bilim adamlarını da 'fark etmemekte' ve dolayısıyla sayfa ve ekranlarına taşımamaktadırlar. Bu bağlamda, Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Ertuğrul Bilgili, Kaş yangınının okullarda ders olarak okutulacak denli 'özgün bir yangın' olduğunu dile getirmiştir. Bundan başka literatür taramalarında ise geçmişte ülkemizde benzer bir yangının ancak kış aylarının gelmesiyle sona erdiği kayıtlarda yer almaktadır. Üstelik bu ülkemize has bir özellik de değildir. ABD'deki ünlü Yellow Stone Milli Parkı'nda 1994 yılında çıkan orman yangını bir aya yakın sürmüştür. Kolayca hatırlanacağı gibi Portekiz'de geçtiğimiz yıl çıkan orman yangını da tam bir ay devam etmiştir. Kimi haber ve yorumlarda, sözkonusu ülkelerin araç parkının gelişmişliği üzerinden yapılan kıyaslamalar bir eksiklik olarak Bakanlığımıza hatırlatılırken, aynı ülkelerin yangın söndürme süre ve yok olan orman alanlarına ilişkin bilgilerinin verilmemesi de dikkat çekicidir"

İLK GÜNDEN BU YANA EN ÜST DÜZEYDE TEYAKKUZDAYIZ

Yine bazı basın yayın organlarında Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin son iki günde Trabzon'da bulunmasına ilişkin olarak çıkan haber ve yorumlar da da her türlü insaf ölçüsünden uzak bulunulmakta olduğu dile getirildi.

Bakan Pepe'nin 19 Ağustos Cumartesi gününden 23 Ağustos Çarşamba akşam saatlerine kadar önce Selçuk, daha sonra Bodrum ve Kaş orman yangın alanlarında hemen her gece saat 04.00-05.00'e kadar yangın söndürme ekipleriyle birlikte bölgede olduğu, beraberinde Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü'nün üst düzey yöneticilerinin yanı sıra bölgenin yerel yöneticileri ve mülki amirleri de hazır bulunduğu kaydedildi.

Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin bölgedeki faaliyetlerinde pek çok defalar içinde bulunduğu araçla birlikte orman yangınlarının alevleri ile karşı karşıya kaldığı ve Bakan Osman Pepe'nin 24 Ağustos Perşembe günü Kaş'taki kanyon yangınının önemli ölçüde kontrol altına alınması üzerine de bakanlığının başka faaliyet alanlarındaki çalışmalarına kaldığı yerden devam ederek, önceden belirlenmiş bir program kapsamında Rize'deki Sümela Manastırı civarında yapılacak olan yolun çevre ile uyumu çerçevesindeki çalışmaları yerinde incelemek üzere bu ile geçtiği ifade edildi.

Çevre ve Orman Bakanlığı, buradan Trabzon'a geçerek sadece toplam 2 saatlik bir süreyi kapsayan ve bu haliyle rahatlıkla bir sosyal faaliyet olarak nitelendirilebilecek bir Futbol karşılamasının izlemesinden, "görev ihmali, duyarsızlık, ilgisizlik" gibi sonuçlar çıkartabilmenin ancak kasıtlı bir yaklaşımın ürünü olabileceği kaydedildi.

Çevre ve Orman Bakanlığı, "Bir kez daha vurgulamak gerekir ki, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin Trabzon'da bulunduğu saatlerde Kaş'taki kanyon yangını kontrol altına alınmış, ilerleyen saatlerde de sözkonusu yangın kontrol anlamında çok daha iyi bir noktaya gelmiştir. Eğer kimi haber ve yorumlardaki bu mantık, rasyonel kabul edilip revaç bulacak olursa bundan böyle Çevre ve Orman Bakanlarının yangın mevsiminin başladığı Haziran başından, sona erdiği Ekim başına kadar sadece yangın bölgelerinde görev yapıp ikamet etmeleri beklenebilecektir ki, böyle bir yaklaşımın tutarlılığı kamuoyunun takdirindedir. Ormanlarımızın korunması uğruna bugüne kadar 93 şehit vermiş olan teşkilatımız, gerek geçmişteki fedakâr çalışmaları, gerek bugün de bakanından orman işçisine kadar içinde yaşattığı sorumluluk duygusu ve çağın şartlarına uygun teknik donanımıyla, gerekse de mücadelesini her gün daha iyiye götürdüğünü bilimsel istatistiklerle ortaya koyduğu mücadelesini daha da iyi noktalara taşıyacak proje portföyüyle gelecek günlere motivasyonu ve özgüveni tam olarak umutla bakmaktadır"

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious