Yapımcılar toplumun ahlakını bozdu

Yapımcılar toplumun ahlakını bozdu.7092
  • Giriş : 17.11.2008 / 11:46:00

Geçtiğimiz günlerde artık Türk sanat müziği okuyacağını açıklayan Yeşil Salkım, "Popçular ve dizi yapımcıları bu toplumun ahlakını bozdu" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Geçtiğimiz günlerde bir basın toplantısı düzenleyerek artık pop müzik şarkıcısı olmadığını, bundan böyle Türk sanat müziği icra edeceğini açıklayan Yeşim Salkım, bu kararın nedenlerini Kelebek'e anlattı. Röportaj sırasında çok sert açıklamalarda bulunan Salkım, "Pop müzik bestecileri, söz yazarları ve dizi yapımcıları ne yazık ki bu toplumun ahlakını bozdu" dedi.

Geçtiğimiz günlerde bir basın toplantısı düzenleyerek artık pop müzik şarkıcısı olmadığını, bundan böyle Türk sanat müziği icra edeceğini açıklayan Yeşim Salkım, Serdar Ortaç hayranı olduğunu söyledi:
"Serdar Ortaç, Tarkan'ın da, Kenan Doğulu'nun da önünde... Bükemedikleri eli öpecekler. Yıllar önce bu insanlar Serdar'ı aralarına dahi almıyorlardı. Hâlâ da almıyorlar! Ama atı alan Üsküdar'ı geçti bile."

Geçtiğimiz günlerde bir basın toplantısı düzenleyerek artık pop müzik şarkıcısı olmadığını, bundan böyle Türk sanat müziği icra edeceğini açıklayan Yeşim Salkım, bu kararın nedenlerini Kelebek'e anlattı. Röportaj sırasında çok sert açıklamalarda bulunan Salkım, "Pop müzik bestecileri, söz yazarları ve dizi yapımcıları ne yazık ki bu toplumun ahlakını bozdu" dedi.

- Geçen hafta pop müziği bıraktığınızı, Türk sanat müziği okumaya karar verdiğinizi açıkladınız. Siz 7 yıl önce de popüler müziği bıraktığınızı açıklayıp, sanat müziği albümü yapmıştınız, ama olmadı. Yine aynı şey olmasın?

Evet, yedi yıl önce sanat müziği albümü yapmıştım, devam da ettirmek istiyordum. Ama özel hayatım yüzünden olmadı. O albümü çıkardıktan sonra müziğe ara verdim. Çünkü işi düşünecek durumda değildim, sadece kendimi düşünmek zorundaydım. Yaşadığım sıkıntılı günlerin ardından yurtdışına gittim. Döndüğümde yine pop albümü yapmak zorunda kaldım. Zorunda diyorum, çünkü biz sanatçılar, çevremizin çok etkisinde kalıyoruz. Bize yeni menajer, yeni ekip gerek. Bir de aklımızı kullanabilme yetimizin olması lazım. Bizler, kendi başımıza karar veremeyen insanlarız. Dolayısıyla o dönem ben de çalıştığım ekibin etkisinde kaldım. Eğer Türkiye'ye dönüş yaptığımda sanat müziği albümü çıkarsaydım, şu an durumum çok farklı olurdu.

- Nedir popüler müzikle derdiniz?

Pop müzik okumaktan çok sıkıldım. Aynı şarkıları duymaktan fenalık geldi. Korkunç bir kirlilik var. Besteler çok kötü, sözler çok kötü... Zaten ben bu ülkede pop müzikte çok başarılı besteci ve söz yazarları olduğuna da inanmıyorum. Hak ettikleri paraların çok üzerinde rakam alıyorlar. Eğer bunları aşağı çekmezlerse sektör daha da kötüye gidecek. Popta aranjeler de çok kötü, şarkıcılar da, sahne şovları da... Öyle bir giyiniyorlar ki, öyle acayip şovlar yapıyorlar ki... Çok özentiler. Gece kulüplerinde şampanyalar açılsın, başlarından aşağı güller dökülsün diye k.çlarının tepesinde kıyafetlerle çıkıyorlar. Sonra da "çok başarılıyım" diyorlar. O başarı, vücutlarının başarısı olmasın sakın!

- İyi de siz de gece kulübü çalışması yaptınız zamanında...

Yaptım ama ben hiçbir zaman öyle giyinmedim. Bizim kulüp çalışması yaptığımız dönemde inanılmaz saygı vardı. Kimse kusura bakmasın ama ben şu an pop müzikten nefret ediyorum...

- Siz de pop müzik söyleyerek bir yere geldiniz. Geçmişinize, şarkılarınıza haksızlık etmiyor musunuz?

Beni ben yapan şarkılarıma sonsuz saygım var. Ama ben pop müzikle bir yere gelmedim. Tam tersi pop müziğin benden çok şey alıp götürdüğüne inanıyorum. Yapabileceklerimi de engellediğini düşünüyorum. Eğer ben Türk sanat müziğiyle işe başlasaydım, şu an önümde kimse olamazdı... Bu yaşta, benim kategorimde inanın kimse olamazdı.

- Neden Türk sanat müziğiyle bu işe başlamadınız o zaman? Üstelik zamanında Fahrettin Aslan size assolistlik teklif etmişti.

Reddettim... 18 yıl önce assolistliği reddettiğimde, ülkede zaten assolist yoktu. Fahretti Aslan, assolistlik kavramını daha yeni çıkarmıştı. Ben Fahrettin Aslan'a 20 yaşında "hayır" dedim. Bunun için sebeplerim vardı, çünkü assolist olmanın bedeli çok ağırdı. O yüzden pop müzik yapmaya karar verdim.

- Neydi assolist olmanın bedelleri?

O dönemin patronları ne diyorsa onu yapmanız, onlarla çok iyi geçinmeniz gerekiyordu. Onlar seni şöhret de yapabilir, yok da edebilirdi. Ben bu bedeli ödemeyi göze alamadım. Çünkü babam müzisyendi ve küçük bir kızım vardı. Ayrıca yaşım küçüktü, ama cahil birisi değildim. Şöhret ve paraya karşı o kadar hırsım yoktu. Tek amacım, çalışıp çocuğuma bakabilmekti. O yüzden de pop müzik yapmaya karar verdim. Ayrıca ben hâlâ assolistlik kavramını reddediyorum, o da ayrı.

- Neden?

Müzeyyen Senar, Hamiyet Yüceses gibi isimler de bunu reddediyor. Gazinolarda çıkmışlar ama onlar muganniye (kadın şarkıcı) idi... Ve bu isimlerin o kadar derin bir müzik bilgisi var ki. Bugün assolist diye geçinen kaç kişinin derin müzik bilgisi var? Hiçbirinin... "Assolist" kelimesi sadece salakça bir lakap... Ben assolist falan olmak istemiyorum. Assolist olursam kalitemin ineceğine inanıyorum. As demek, birinci demektir. Bunlar neyin birincisi? Bunlar popüler solist, başka bir şey değil. Ben, bana assolist denilmesinden hicap duyarım. Tek bir derdim de var iyi bir muganniye olmak.
- Peki, şimdi siz ne yapacaksınız?

Ben bu işi babam istiyor diye yapıyorum. Babam doğru şarkı söylememi ve Türk sanat müziği konusunda derin bilgi sahibi olmamı istiyor. Zaten benim derdim de iyi bir Türk sanat müziği icracısı olmak. Sahneye ya da televizyona çıktığımda modern bir görünümde, genç bir jenarasyon olarak, bu işi hem gençlere hem de büyüklerimize icra etmek istiyorum.

- Peki siz de Muazzez Ersoy gibi nostalji serileri mi yapacaksınız?

Nostalji serisi diye bir şey yok. O şarkılar hep vardı, var olmaya devam edecek. Nostaljı 1-2 gibi seriler, sadece verilmiş birer isimdirler. "Bir Bahar Akşamı Rastladım Size" nostalji değil, var olan bir şarkıdır. Ben, Türk sanat müziği şarkılarından oluşan bir repertuvar hazırlayacağım. Türk sanat müziğine, Türk halk müziğine emeği geçmiş üstadlarla sahneye çıkmak en büyük hayalim. Sonra albüm yapacağım zaten...

- Belki de sanat müziğine geri dönmenizin sebebi, pop müzikten para kazanamamanızdır...

Derdim para değil, ama evet, pop müzik düşüşte olduğu için de böyle bir tercih yaptım. Zaten hayatım boyunca pop müzikten para kazanamadım. Ben ne kazandıysam, mesleğe başladığım ilk 6 yıl, çalıştığım gece kulüplerinden, ekstralardan, dizi filmlerden kazandım. Sonra ben kazanmadım, seksi giyinip dans edenler kazandı. O saatten sonra da bana bunlar yakışmazdı. Ben salon kadınıyım. Ağır bir kadın olarak duruyorum, yakışmıyor. Bunu da gördüm ve bu işi yapmaktan vazgeçtim.

- Yeşim Hanım, bugün bir sanat müziği eserine ödediğiniz telif ne kadar?

1500 YTL falan...

- Yani 20 şarkılık bir albüm yapsanız, şarkı başına ödeyeceğiniz para 2 bin YTL diyelim, albüm size 40 bin YTL'ye malolacak.

Evet, sadece şarkılara ödeyeceğim para bu kadardır... Zaten bu işin arajörleri, müzisyenleri de o kadar cüzi fiyatlara bu işi yapıyorlar ki. Çünkü gönül adamları, mesleğine aşık insanlar hepsi... Bakın bir önceki pop müzik albümümde tam 200 bin dolar harcadım ve zarar ettim. Bestecilere, söz yazarlarına çok acayip paralar ödedim. Ben yeni albümümde Neşet Ertaş'ın bir türküsünü seslendirdim, kendisine 1500 YTL verdim. Koskoca Neşet Ertaş bu! Diğerleri istiyor 20 bin Euro! Utanın ya! Evet o bestecinin şarkısıyla, o şarkıcı popüler oluyor, ekstralara gidiyor, ama bütün bunlar anlık... Devamı, kalıcılığı yok. Şimdiki bestecilerin şarkıları sadece sanal getiri sağlıyor. Ben artık bunu yapmak istemiyorum. Ben her sahnede sanat müziği söylediğimde de bu şarkıları yapan üstadlara teliflerini de ödeyeceğim. Bu ülkede yüreğiyle yapılmış işlere değer verilmiyor. Ben kendi adıma bu adımı atmak istiyorum. Bir gece de 80 milyar ekstra alanlar var. Çıkıp sahnede sanat müziği de söylüyorlar. Bu paraların içinden o üstadlara teliflerini ödeseler ne olur? Ama o kadar aç gözlüler ki... Şimdi ben geliyorum... Herkesi utandıracağım... Umarım beni örnek alanlar çıkar... Bu üstadlara artık saygı göstermemiz gerek, yeter.

- Bir de dizi film projeniz varmış...

Evet var. "Eşkıya" filminde beraber çalıştığımız Mine Vargı ile yapacağız diziyi. Aşk çemberi olmayan bir dizi olacak. Çünkü dizilerde durum rezalet. Ahlakımız yere indi. Sürekli saçma sapan hikayeleri olan diziler yapılıyor. Aynı evin içerisinde o ona aşık, öbürü diğerine. Kimin eli, kimin cebinde belli değil. Bu ahlaksızlık değil de nedir? Böyle bir şey olabilir mi? Ama ne oldu, artık halk bu tarz dizileri istemiyor. Reytingler ortada... Dizi yapmayın demiyoruz ama akıllı, uslu dizi yapın. Bir de dengesizlik diz boyu. Yıllarını vermiş tiyatro sanatçılarına veriyorlar 3-4 bin YTL, diğerine veriyorlar 70 bin YTL. Döverim ben onları! O tiyatrocular olmasa, o diziler bir sürü kazmayla yürür mü? Ot gibi bakan tipler hepsi. Son sözüm şudur ki; besteciler, söz yazarları ve dizi yapımcıları bu toplumun ahlakını bozdular. İnşallah bir an önce kendilerine gelirler.

Bu ülkenin tek popstarı var, o da Serdar Ortaç

Ben sadece Serdar'a hayranım. Serdar Ortaç, Tarkan'ın da, Kenan Doğulu'nun da önünde... Bükemedikleri eli öpecekler. Yıllar önce bu insanlar Serdar'ı aralarına dahi almıyorlardı. Hâlâ da almıyorlar! Ama atı alan Üsküdar'ı geçti bile. Bence bu ülkenin bir tane pop starı var, o da Serdar Ortaç... Başarısını o kadar kıskanıyorlar ki... Ekstralara gidenler onun şarkılarını okumuyorlar, halbuki millet onun şarkılarını da dinlemek istiyor. Ben keyifle söylüyorum. Serdar'ı 1992 yılında tanıdım, hâlâ aynı Serdar. Hiçbir değişim yok. Biraz ukala ol, biraz kendini beğen ya, yok! Serdar'ın yerinde diğerleri olsaydı, adının üstüne kaç tane yıldız eklemişlerdi. Zaten hepsi de kendi kendine bir şeyler çıkardılar. Mega star, bilmem ne star... Bu isimleri kim verdi, halk mı? Hayır! Diğer erkek şarkıcılarda özenti var. Hepsi çakma tipler. Komikler yani. O yüzden bu pop müzikten bir an önce sıyrılmak ve kurtulmak istiyorum.

HÜRRİYET

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*