Yargı görevini yapsın

  • Giriş : 04.04.2007 / 00:00:00

Başbakan Erdoğan’dan çağrı: Yargı görevini yapsın

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan, savcıların darbeye dair yayınlara soruşturma başlatması gerektiğini, ama ’hiç ses çıkmadığını’ söyledi.

Başbakan Tayyip Erdoğan, savcıların darbe senaryolarını yazan yayınları ihbar sayıp soruşturma başlatması gerektiğini, ancak bir ses çıkmadığını söyledi. Erdoğan, bunun üzerine ’Yargı görevini yapmıyor mu?’ sorusu üzerine, "Şu anda öyle. Çünkü çağırıp sorması lazım" diye konuştu.

Yeni şehir stadyumunun açılışını Suriye lideri Beşar Esad ile birlikte yapmak üzere Halep’e giden Erdoğan, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda sivil toplumla görüşmeler sürdürdüğünü, anket ve alan taraması sonuçlarının ise hafta sonuna dek kendisine iletileceğini söyledi. Başbakan, kendi adaylığına karşı 14 Nisan’da örgütlenen mitingler konusunda ise, "Demokratik haktır. Çok kapıyı çaldılar, karşılık alamadılar. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir demeyi hazmedemeyenler vücudu elbiseye uydurmaya çalışıyorlar. Elbiseyi patlatırsın. Türkiye’yi buraya getirmeye kimsenin hakkı yok" dedi. Başbakan Erdoğan’ın gazetecilerin sorularına yanıtları şöyle:

’CHP hep boykot ediyor’


Maç doksan dakika, ertelemeleri var dediniz ama, cumhurbaşkanlığı seçiminin ertelemesi yok. Son ana dek bekleyecek misiniz?

Bizden adayımızı açıklamamızı istiyor. Madem demokrasi var, iktidarın da muhalefetin de mutlaka adayı olur. Adayı yoksa onu da açıklasın, desin ki adayım yok.

O şimdi hem bir taraftan adayım yok diyor, bir taraftan filanca aday olursa parlamentoya gelmeyeceğiz, boykot edeceğiz diyor. Bu nasıl bir demokrasiyse, onu da anlamadım. Biz zaten CHP sıralarının boş olmasına alıştık artık. Dolayısıyla şimdi burada bizim süreci germeden götürmek için böyle bir hassas stratejiyle, taktikle bu işi götürmemiz gerekiyor. Ülkenin gerilim yaşamaması gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı konusuyla alakalı da ben teşkilatımla alan taramalarımı hemen hemen bitirdim. Şu anda değerlendiriliyor.

Ne görünüyor?

Değerlendirmeler devam ediyor. Araştırmayı yapanlar sonuçları şu anda bana vermedi.

İlk izleniminiz var mı?

Hayır bana gelmiş değil. Alan taraması yapıldı. Değerlendirmeyi ekip yapıyor. Ve bana gelecek, öyle zannediyorum ki hafta sonuna kadar elime geçecek. Bu arada ben bazı sivil toplum örgütleriyle görüşmeler yapıyorum.

Hangileriyle yaptınız?

Şu ana kadar mesela, kanaati belli oldu ama, TÜSİAD, kendileriyle yine görüşeceğim. TOBB ile ikili bir temasım oldu. Ama heyet olarak da görüşeceğiz.

TÜSİAD kamuoyuna açıkladı. TOBB ne diyor?

TÜSİAD ile yine ikili bir görüşmemiz olacak. TOBB heyet olarak gelmedi, sadece ben ikili olarak görüştüm, heyet olarak görüşeceğiz.

Protesto mitingleri

14 Nisan’da sizin Cumhurbaşkanı olmanıza karşı büyük bir gösteri planlanıyor. Bu arada Demirel de ODTܒlüler nerede dedi. Gerilimi artırıcı olaylar konusunda ne düşünüyorsunuz?

Gerilimin tarafları olur. Eğer bir konuda gerilimi sürdürmek istiyorsanız, o işin üzerine gidersiniz. Ama sürdürmek istemiyorsanız cevapsız bırakırsınız. Sayın Demirel düşüncesini söylemiştir. Sayın Demirel artık bu yaşa gelmiş, 82-83 yaşına, benim sayın Demirel’e karşı artık kalkıp da bir şey söylememin de, fevkalade bir durum olmadığı sürece, artık gereksiz olur.

Fevkalade bir durum yok mu?

Yok. Burada sayın Demirel’in durumunu tekrar gözden geçirmesi lazım. Gösterilerde yan yana resimlerimizi koyuyorlar; ’Ya ben Tayyip Erdoğan’la aynı yere düştüm’ diye.

Çok büyük kalabalık bekliyor musunuz?

Hayır beklemiyorum. Çünkü birçok kapıyı çaldılar, kimseden beklediği desteği göremediler. Tabii mitingler demokratik bir haktır. Velev ki büyük kalabalık da olur. Bütün bu kalabalıkların bir netice olmadığını söylemek istiyorum. Sandık bir netice ortaya koyar ve bu netice parlamentodur. Bu parlamento anayasal hakkını kullanacak. En geç 15 Mayıs, saat 24.00’e kadar kullanacak. Şimdi ’Egemenlik kayıtsız şartsız milletin’. Ve bu Anayasamızın teminatı. Bunu hazmedeyenler işte bu tür çırpınışlar içinde. İşte bir üniversitemizde sınavların 14 Nisan nedeniyle ertelendiğini öğreniyoruz. E bu hakikaten bundan dolayı ertelendiyse, hiç şık bir şey değil. Bunlar vücudu elbiseye uydurmaya çalışıyor. Arkadaş, böyle şey olmaz. Vücudu elbiseye uydurmaya kalkarsan, ya o elbise çok bol kalır, veya elbiseyi patlatırsın. Türkiye’yi buraya getirmeye kimsenin hakkı yok. Zaten bunlar ciddi bir prestije de sahip değiller. Onu da görüyoruz. Yani şu ana kadar böyle bir şey için bakın bir parti kurup da yola çıkamıyorlar. Parti kurun o zaman. Gelin milletin karşısına çıkıp oy isteyin.

Erken seçim riskli

Cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen ardından bir erken seçim iddiası var. Kasım yerine temmuz formülünden bahsediliyor.

Erken seçimin getireceği tehlikeler var. Bir defa bu 25 yaş meselesi var. Biz bu gençlerimize seçilme yolunu açtık. Böyle bir erken seçim yolunu açtığımızda gençlerimizin bu hakkını elinden alıyoruz.

CHP destek verir mi?

Verebilir. Ama biz bazı şeylere güvenmiyoruz. Riske atamayız. Yüksek seçim Kurulu’nun (YSK) kararına bağlı bir durum. Ben 25 yaş olayını çok önemsiyorum. Mesela biz şimdi Avrupalı (Avrupa’daki Türk vatandaşlarının oy kullanması) olayına da girmek istiyoruz, ama orada da risk var.

Orada da yine YSK farklı bir yaklaşım gösterebilir. Nihai karar oraya ait.

Güvenmediğiniz YSK’nın kararları mı?

Ana muhalefet olabilir, parlamentodaki yaklaşım olabilir. Çeşitli hukukçuların tartışmaları olabilir. Net değil. Net olmayınca da olayı riske etmenin anlamı yok. Onun için de şu anda normal zamanında, 4 Kasımda seçimleri yapacağız. Türkiye bir de 5 yılda, zamanında yapılan seçimi görsün.

Savcılardan ses çıkmıyor

Andıçlar ve günlükler yayımlanıyor. Gerçi Özden Örnek ’Benim değil’ dedi ama, darbe girişimlerinden söz ediliyor. Siz geçenlerde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile görüştünüz. Bu konuda bir soruşturma açılıp açılmadığını sordunuz mu, ya da siz soruşturma açacak mısınız?

Burada hiçbir şey olmasa dahi, savcılıklara ciddi manada bir görev düşüyor. Ama onlardan hiç ses yok. Birinci derecede malum dergiden başlaması lazım.

Nokta mı?

Evet. O dergiden ’Sen böyle bir başlığı attın. Bunu bir ihbar kabul edip o dergiyi çağırması lazım.

Yani yargı görevini yapmıyor mu?

Şu anda öyle. Çünkü çağırıp ona soracak. Kaynaklarını söyle bakalım. Delillendir. Belgelendir. Zaten orada delillendirme, belgelendirme olduğu andan itibaren bu nereye gidiyorsa o zaman sivil birimleri de ilgilendiriyorsa, oraya da bunu havale eder. Sivilde devam eden bir süreçse, o zaman sivil de bulacak.

Beş senelik bir başbakanlık sürecini memlekete hizmet için kâfi görüyor musunuz da cumhurbaşkanlığını düşünüyoruz.

Ülkeme en yararlı olacağım görev hangisiyse, onu tercih ederim..

Sportif ziyaret Erdoğan’ı Suriye gezisinde izleyen 10 gazeteciden dördü spor medyasındandı. Geziye katılan spor gazetecileri, Milliyet’ten Rıdvan Dilmen, Yeni Şafak’tan Osman Tamburacı, Star’dan Hakan Ünsal ve Türkiye’den Emre Bol oldu. Davetli siyaset yazarı gazetecilerse Radikal’den Murat Yetkin, Milliyet’ten Hasan Cemal, Hürriyet’ten Ahmet Hakan, Sabah’tan Fatih Altaylı, Zaman’dan Ekrem Dumanlı ve Bugün’den Murat Çelik’ti.

Takımları değiştirdiler Tayyip-Emine Erdoğan çiftini Halep’te Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la eşi Esma Esad karşıladı. Esma Esad’la Emine Erdoğan, Hanşuni Çarşısı’nda Ankara Olgunlaşma Enstitüsü’nde kurs gören Suriyeli kadınların sergisini gezerken iki lider bölge barışını görüştü. Esad ve Erdoğan çiftleri akşam Halep Olimpiyat Stadı’ndaydı. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım liderlere forma hediye etti. Esad Fenerbahçe’yi, Erdoğan El-İttihad’ı destekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious