Yargıtay bildirisinin anlamı ne?

Yargıtay bildirisinin anlamı ne?.13636
  • Giriş : 21.05.2008 / 16:44:00
  • Güncelleme : 21.05.2008 / 16:52:58

Yargıtay Mahkemesi ne demek istiyor? Ve neden şimdi?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Aslı Aydıntaşbaş'ın yazısı

Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bugün öğlen saatlerinde Ankara gündemine bomba gibi düşen açıklaması, şu zamana kadar yargı camiasından periyodik olan gelen uyarılardan en serti.

Açıkça telaffuz edilmese de uyarının,öncelikli hedefinin
hükümet olduğu aşikar. Yargıtay'ın sürpriz bildirisindeki
'Yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilmediği' ve 'yandaş bir
yargının oluşturulmaya çalışıldığı' gibi ifadeler, son derece ağır ithamlar.

'MAHKEMEDEN ELİNİ ÇEK'

'Peki ne demek istiyor yargı? Ve neden şimdi?

Yargıtay, 'yürütme erki' diye şifreli bir biçimde kamufle ettiği
AK Parti hükümetine, her şeyden önce 'Anayasa mahkemesi'nden elini
çek' mesajı veriyor. Önce Ankara'da herkesin bildiği ama kimsenin
açıklamadığı gerçeği yazalım: Hem AK Parti'nin kapatılmaması
için çabalayan hükümet çevreleri, hem de AK Parti'nin
kapatılması için gayret gösteren 'derin cenahların' bir süredir
Anayasa Mahkemesi nezdinde 'yoğun bir lobi' faaliyeti içinde. Bu
artık bir sır değil. Tüm Türkiye'nin gözü bu 11 yargıç
üzerinde. Doğal olarak çift taraflı bunaltıcı pres var mahkemeye
yönelik.

DEDİKODULAR SİLSİLESİ

Geçen yıl 367 krizi sırasında milletvekili-toto oynanırdı, şimdi
ise kapalı kapılan ardında 'Son durum 9+2 mi yoksa 7+4 mü?'
gibisinden garip bir hakim-toto oynanıyor. Bu lobi faaliyetleriyle
ilgili kulağımıza gele bir sürü dedikodunun aslı astarı
olduğunu düşünmüyorum. Örneğin geçen hafta eş zamanlı olarak
'4 yargıç gizlice Ahmet Necdet Sezer'le görüşmüş' ve '4 yargıç
gizlice Başbakan'la görüşmüş' dedikoduları çıktı. Bana
sorarsanız ikisi de ihtimal dahilinde değil.

Ancak gerek şu ki, yüce mahkemede görev yapan yargıçlar, ciddi bir
lobi çalışmasının hedefi. Mahkeme üyelerinden Osman Paksüt'ün
dinlenme olayı sırasında yaptığı açıklamalar, kendisinin ne
ölçüde bunaldığının göstergesiydi.

İşte bu yüzden dünkü yargı bildirisinin öncelikli mesajı
'Mahkemeyi rahat bırakın' diye yorumlamak lazım. Herkes mahkemeyi
rahat bırakmalı...

İKİNCİ HEDEF MEDYA

Ancak bildirinin tek hedefi hükümet değil. Yargı aynı mesajı,
mahkeme haberlerinde yeterince hassas olmayan, gerek AK Parti'ye
yönelik davayı açan Cumhuriyet Başsavcısı gerek Anayasa Mahkemesi
üyeleriyle ilgili 'sansasyonel habercilik' peşinde koşan medyaya da
veriyor. Medyaya verilen mesaj, kapatma davasını açan Başsavcıya
yönelik 'toplumda tepki ve husumet' yaratmaya alet olma.


TÜRBAN KARARI HAZIRLIĞI

Bildirinin üçüncü önemli şifresi ise, muhtemelen önümüzdeki
hafta mahkemenin gündemine gelecek 'türban kararı' konusunda zemin
hazırlıyor oluşu... Zira Anayasa Mahkemesi rapörtörünün türbana
ilişkin yüksek mahkemeye sunduğu 'CHP başvurusunu geri çevirin'
görüşüyle birlikte dava karar aşamasına geldi. Mahkeme
önümüzdeki hafta bile karar verebilir, 'Bu bizim işimiz değil'
diyerek CHP başvurusunu geri çevirir, bu sayede toplumsal olarak
gerilimli bir konuda taraf gibi gözükmekten sıyrılmış olabilir.

Ancak bu durumda türban yasağına ne olacak? Mahkemenin karar metni
nasıl şekillenecek? Mahkeme 'Bizim işimiz değil' derken karara
eklediği bir notla 'Anayasa Mahkemesi'nin geçmiş kararlarına
atıfta bulunarak 'yasağın devamına yeşil ışık' yakmış olacak mı?

Tüm bu sorular havada. Cevaplar ise yüce mahkemede oturan 11 yüksek
yargıcın zihninde ve kalbinde gizli.

Mahkemenin gündeminde, Yarın çıkacak yorumların çoğu 'İpler
koptu' ya da 'AKP ile yargı düellosu' gibisinden ifadeler kullanacak.
Oysa yargının önünde toplumsal açıdan sıkıntılı, siyasi
açıdan krizli iki zor karar var: Türban ve AKP'ye kapatma davası.

Bu ortamda yargı 'Bizi rahat bırakın, siyasi rakip olarak değil
bağımsız yargı olarak görün' mesajı vermek istiyor.

Ancak bizce bildirinin asıl amacı, düello değil tam tersine 'Bize
dokunmayın' uyarısı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious