Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, DTP'yi uyardı

  • Giriş : 07.04.2006 / 00:00:00

Teröre karşı çıkmadığı için eleştirilen Demokratik Türkiye Partisi'ni (DTP) isim vermeden hedef alan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, siyasi oluşumların amacının entisite olmaması gerektiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başsavcı Ok, "Ayrılıkçı etnik şiddet ve terörden temel alan, teröre teröristlere destek veren, bölücü ve parçalayıcı etnik terörü sahiplenen siyasi partilere değil Türkiye, hiç bir ülke demokrasisinin hoşgörüsü sürekli olamaz, uzun süre yaşama şansı da verilemez" sözleriyle DTP'nin kapatılabileceğinin işaretini verdi. Başsavcı Ok, hükümet tarafından Meclis'e sevk edileceği açıklanan yeni Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) yasalaşmasının terörle mücadeleye etkinlik kazandıracağını da savundu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 15. Onur Günü, Yargıtay Konferans Salonu'nda yapıldı. Toplantıya, Yargıtay Başkanı Osman Arslan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok ve Barolar Birliği Başkanı Özdemir Ozok'un yanısıra Askeri Yargıtay Başkanı Tuğgeneral Ahmet Alkış ve yüksek yargı organlarının üyeleri katıldı. Başsavcılıktan emekli olan personele plaket verildi.

Burada bir konuşma yapan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, Yargıtay'ın iş yükünden şikayet etti, yargı bağımsızlığının sağlanması için yapılacak Anayasa Değişikliği için öneriler sundu. Ok, konuşmasının büyük bir bölümünde güncel konuları değerlendirdi ve yargıya müdahale ettiğini öne sürdüğü siyasal iktidarı eleştirdi.

YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA ÜLKE BAŞSAVCILIĞI STATÜSÜ VERİLMESİ ARTIK ZARURET

"Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na ülke Başsavcılığı kimliği ve satüsü kazandırma isteği artık kamuoyuna malolmuştur" diyen Başsavcı Ok, etkili ve tarafsız bir soruşturma yapılabilmesi için tüm savcıların tarafsız ve etkili ülke başsavcısına bağlanması gerektiğini savundu. Başsavcı Ok, çok da önemli olmadığını savunduğu Ombudsmanlık gibi korumların sisteme dahil edilmesinin kararlaştırıldığı bir dönemde, Avrupa'da öteden beri varolan ülke başsavcılığının gündeme gelmemesinin ülke için bir kayıp olduğunu kaydetti. Bu durumun asıl nedeninin, siyasi iktidarın merkezi adli otoriteden yoksun savcıları etkileme imkanını kaybetmeme isteği olduğunu ileri süren Başsavcı Ok, Adalet Bakanlığı'nı suçladı. Ok, "Adalet Bakanlığı, eksikliği açıkça duyulan ülke başsavcılığı boşluğunu doldurmaya çalışmakta, sadece idari yetkisi bulunmasına rağmen Cumhuriyet savcılıklarına yayınladığı genelgelerle, Anayasa ve yasalara aykırı olarak adli görevlere ilişkin emir ve talimatlar sıkıştırdığı açıkça görülmektedir" diye konuştu.

ŞEMDİNLİ İDDİANAMESİNİN İADESİNİ TAVSİYE EDEN BAKAN ÇİÇEK'E ELEŞTİRİ

Devlet kurumları arasındaki gerginlik ve çekişmenin önemli bir sorun olduğuna işaret eden Başsavcı Ok, çağdaş demokrasilerde yargı erkinin fonksiyonları arasında adelet dağılımının yanında yasama ve yürütmeyi dengelemenin de olduğunu söyledi. Yargının diğer güçler karşısında mutlaka bağımsız olması gerektiğini vurgulayan Ok, "Bağımsızlık konusunda kurumsal ve kişisel küçücük bir duraksama dahi, yargıya müdahale arzularını tahrik edecek ve siyasallaşma iddialarını haklı kılacaktır" dedi. Nuri Ok, mahkemelerin bağımsız olmadığı kanaatinin, Avrupa'ya Türk yargısına müdahale için bahane verdiğini vurguladı.

Şemdinli iddianamesini işaret ederek "Siyasetin, hala güncelliğini koruyan olayda hakimlere alenen iddianamenin iadesi yolunu göstermesi üzüntü vericidir" diyen Başsavcı Ok, siyasallaşmaya açık bu sistemde bu olayların son bulacağını umut etmenin boş bir iyimserlik olduğunu ifade etti. Yargı süreci devam eden Şemdinli olaylarıyla ilgili TBMM'de bir soruşturma komisyonu'nun oluşturulmasının yargı bağımsızlığına aykırı olduğunu vurgulayan Ok, komisyonun hazırlayacağı raporun TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesinin yargılama sonrasına bırakılmasını umduklarını kaydetti. Başsavcı Ok, AB sürecinde bir çok alanda reformlar yapılmasına rağmen yargı reformuna yanaşılmadığından yakındı.

ADALET BAKANLIĞI HİÇ OLMADIĞI KADAR YARGIYA NÜFUZ ETTİ

"Adalet Bakanlığı'nın yargıda her şeye hakim görüntüsü verdiği, yakın geçmişte olmadığı kadar yargıya nüfuz ettiği yadsınamaz" diyen Nuri Ok, mahkemelerin bağımsız olabilmesi için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) tamamen bağımsız olması gerektiğinin altını çizdi. HSYK'nın kurumsallaşamamasının bütün yargıya sirayet ettiğini belirten Ok, şöyle konuştu: "Gerekli hatta zorunlu olmasına rağmen. sahip olunan yetkilere sıkı sıkıya sarılma, paylaşıma karşı koyma tavrının, çoğulcu demokrasinin ve kurumların gelişmesine engel olduğu görülmektedir. Çok gerekli olan adli kolluğun kurulmasına karşı gösterilen direnç bu kısır tavrın göstergesidir"

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious