Yargıtay: Erdoğan eleştiriye açık olmalı

  • Giriş : 08.12.2006 / 00:00:00

Dairenin kararında, “bir haberin, objektif oldukça, doğru olaylara dayandıkça ve doğru amaca yönelik bulundukça eleştirinin de sert, kırıcı ve kişiyi küçük düşürücü olabileceği” belirtildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kararda, toplumun her an göz önünde olan siyasal kişileri, gerektiğinde icraatlarıyla bağlantılı olarak eleştirmenin basının görevi olduğu vurgulandı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yeniçağ Gazetesinde yer alan bir yazıda, kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle A Yayıncılık ve Gazetecilik aleyhine manevi tazminat davası açtı. Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi, davayı kabul etti.
Gazete avukatlarının kararı temyiz etmesi üzerine dosya, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'ne geldi. Daire, davanın reddedilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararını bozdu. Dairenin kararında, Anayasa ve 5187 sayılı Basın Yasası'nda, basın özgürlüğünün düzenlendiği ve basının özgürcü yayın yapmasının güvence altına alındığı anımsatıldı.
Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olayın hukuka aykırılık oluşturamayabileceğine işaret edilen kararda, “basın özgürlüğünün de sınırsız olmadığı, yayınlarda kişilik haklarına saldırıda bulunulmamasının yasal ve hukuki bir zorunluluk olduğu” vurgulandı.
“BASININ İŞLEVİ...”
Kararda, görsel ve yazılı basın işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olması, kamu yararının bulunması, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmesi, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de koruması gerektiği belirtildi.
Basının, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapması gerektiği vurgulanan kararda, “o an ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basının sorumlu tutulmaması gerektiği” kaydedildi.
Kararda, davaya konu Yeniçağ Gazetesinin 14 Mayıs 2005 tarihli sayısında yayınlanan, “Fay Hattı Kırılırsa...” başlıklı yazıda, “...YÖK Yasası, Başbakan Erdoğan'ın pervasız kabadayılığı ve AKP'lilerin 'ahdi' ile TBMM'de kabul edildi...” sözlerine yer verildiği, yayının içeriğinde davacı Başbakan Erdoğan ile mensubu olduğu siyasi parti hakkında değerlendirmeler yapıldığı belirtildi.
“ERDOĞAN ELEŞTİRİYE AÇIK OLMALI”
Davacı Erdoğan'ın, bir siyasi partinin genel başkanı ve ülkenin Başbakanı konumunda olduğu belirtilen kararda, Erdoğan'ın siyasi yönü ve belirtilen konumu itibariyle toplum tarafından izlendiği kaydedildi. Kararda, şöyle denildi:
“Basının bu konuda kamuoyunu ve toplumu bilgilendirme görevi vardır. Bu anlamda davacının (Erdoğan) eleştiriye açık olması gerektiği belirgindir. Özellikle toplumun her an göz önünde olan siyasal kişileri gerektiğinde icraatlarıyla bağlantılı olarak eleştirmek, basının görevidir. Yayın konusu yapılan haber, objektif oldukça, doğru olaylara dayandıkça ve doğru amaca yönelik bulundukça eleştiri; sert, kırıcı ve kişiyi küçük düşürücü olabilir. Böyle durumlarda hukuka aykırılık ortadan kalkmaktadır.
Ayrıca bu ilkeler ve somut olayda saptanan olgular ışığında, dava konusu yayında kamu yararı bulunduğu, eleştirel bir yaklaşım ile haber yapıldığı, davaya konu sözlerin siyasi eleştiri sınırları içinde kaldığı, bazı yasaların çıkarılmasında ısrarlı davranılmasının eleştirildiği, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık anlamında, davacının kişilik haklarına saldırının söz konusu olmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenlerle davanın tümden reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması, bozmayı gerektirmiştir.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious