Yargıtay'dan 301'e özeleştiri çağrısı

  • Giriş : 25.01.2007 / 00:00:00

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ömer Faruk Eminağaoğlu, Hrant Dink suikastının ardından TCK'nın 301’inci maddesiyle ilgili olarak özeleştiri çağrısı yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başsavcı Vekili Eminağaoğlu, hukukçuların üye olduğu bir sitede, “Özeleştiri yapmak bir erdem” başlığı altında gazeteci Hrant Dink ve 301’inci maddeyle ilgili bir yazı kaleme aldı.

Eminağaoğlu, “301’inci madde ile ilgili davalar kamuoyu ve medya baskısıyla açılıyor ve madde hukuksal olmayan platformlarda kabadayılıkla savunuluyor” dedi.

Yargının da özeleştiri yapması ve uygulamadaki hatalarını gidermesi gerektiğini söyleyen Eminağaoğlu, Türklüğü ırkçılık dışında tanımlayanların Hrant Dink'i neden Türk kavramı içinde görmediklerini sordu.

301’inci maddenin varlığını gerekli bulan Eminağaoğlu, “Dink olayında sorun, uygulamadaydı. Yargıyı, şekle, şablona boğan anlayışın terk edilmemesi, cımbızla çekilen sözcüklerle sonuca varılması, somut olayın her yönüyle irdelenmemesi ifadesini kullandı.

301 davalarının kamuoyu baskısıyla açıldığına dikkat çeken Başsavcı, “Siyasi yönü de olan maddenin, hukuksal bir metin haline gelmesine rağmen, sadece hukuksal boyutta görülüp uygulanmamasıydı. Ve neler oldu. Hrant süreçte hedef haline geldi” dedi.

Eminağaoğlu, “Hukuksal konularda, hukuksal tezlerle hareket edilmediğinden taşların bir türlü yerli yerine oturtulmadı. Bu geçmişte de böyle oldu, bugün de böyle. Umarım gelecekte böyle olmaz” temennisinde bulundu.

Başsavcı Eminağaoğlu, 301’le ilgili davalarda, müdahillik kararı verilen kişilerin, kamuoyunu etki ve baskılaması, mahkeme önlerindeki eylemler ve bunlar için önceden yeterli önlem alınmaması konularında hem yargının, hem de ilgililerin özeleştiri yapması gerektiğinin altını çizdi.

Hrant Dink'in karşısına geçenlerin Lozan'ı savunurken ne Atatürkçülük ne de Lozan'dan haberdar olduklarını ifade eden Eminağaoğlu, Dink'in Lozan’da azınlık kimliği verilmiş, Ermeni bir Türk vatandaşı olduğunu anımsattı. Türklüğü ırkçılık dışında tanımlayanların Dink'i neden Türk kavramı içinde göremediklerini sordu.

“Eleştiri bir hak, özeleştiri ise erdem”

“Hrant’ı doğru ve yanlışlarıyla objektif olarak değerlendirmek, ancak karşısındaki tavırları da doğru ve yanlışlarıyla yine objektif olarak değerlendirmek gerekiyor” diye konuşan Eminağaoğlu, “Danıştay saldırısında görüldüğü gibi Hrant olayında da görülen, ayakkabının/ botun altının delik olduğu. Demek ki, hayatlarını kaybeden bu kişiler paranın gücü altına alınarak yönlendirilmemiş ve yaşamamışlar, ifadelerini özgürce dile getirmeyi düstur edinmişler” dedi.

Eminağaoğlu, olay nedeniyle yakalananların da, peşinen linç edilmesi yerine, adil yargılanma haklarının olduğunun unutulmamasını istedi. Yazısını medya ve kamuoyunun bu doğrultuda bilgilendirilip, yargı organlarının noter haline getirilmemesini dileyerek bitirdi.

Başsavcısı Eminağaoğlu, Dink'in yazısında Ermenilerden söz ettiği ve suç işlemediği yönünde tebliğname hazırlamıştı. Ancak bu görüşünü Yargıtay kabul etmemişti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious