Yargıya kanlı baskın! MİLLİYET

  • Giriş : 18.05.2006 / 00:00:00

Danıştay, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir saldırıyla sarsıldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Danıştay, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir saldırıya uğradı. Öğrencilerin, Cumhuriyet’in temel öğesi olan laiklik doğrultusunda yetiştirilmesi gerektiğini belirterek, okula türbanıyla giden anaokulu öğretmeninin müdürlük yapamayacağı kararını alınca hedef gösterilen Danıştay 2. Dairesi, avukat Alparslan Arslan’ın kurşunlarına hedef oldu.

Müzakere halindeyken saldırıya uğrayan 2. Daire üyelerinden Yücel Özbilgin yaşamını yitirirken, Daire Başkanı Mustafa Birden, üyeler Ayla Gönenç, Ayfer Özdemir ve Tetkik Hâkim Ahmet Çobanoğlu yaralandı.

Binaya ikinci kez geldiği anlaşıldı

Önceki gün de Danıştay’a girdiği ortaya çıkan Arslan, dün otomobilini Necatibey Caddesi üzerine park ettikten sonra yürüyerek Danıştay’a geldi. Bu sırada yan taraftaki Orduevi’nin kameralarına takılan Arslan, avukat kimliğini göstererek girdiği Danıştay’da, belinde ”hayalet silah” olarak bilinen Glock marka tabanca bulunmasına rağmen X-ray cihazından da rahatlıkla geçti.

’Mustafa Bey burada mı¿’

2. Daire’nin bulunduğu ek binaya yürüyen Arslan, asansöre bindi ve 6. katta indi. 2. Daire’nin bulunduğu 5. kata inen Arslan, bir dakika önce çaycının girdiği kapıdan, sekreter Aynur Taslı’nın odasına geçti. Taslı’ya, ”Mustafa Bey burada mı¿” diye soran Arslan, ”Müzakere var, giremezsiniz” yanıtı aldı, ancak Birden’in odasının kapısının açık olduğunu fark etti. Çay servisi yapılırken silahını çekerek odaya dalan Arslan, iddiaya göre, ”Ben Allah’ın elçisiyim. Allah’ın askeriyim” dedi. Arslan, kapıya en yakın yerde oturan ve o sırada ayağa kalkan Çobanoğlu’nu omzuyla itti, dosyalar üzerinde müzakerede bulunan üyelere kurşun yağdırmaya başladı.

Koridorda havaya ateş etti

Danıştay Başkan Vekili Tansel Çölaşan’ın anlatımına göre, 11 el ateş eden Arslan’ın silahından çıkan kurşunlar Birden, Özbilgin, Gönenç, Özdemir ve Çobanoğlu’na isabet etti. Üye Kamuran Erbuğa, saldırı sırasında masanın altına girerek yara almadan kurtuldu. Odadaki çaycı da yaralanmadı. Odadan çıkarken bağıran Taslı’ya susması için silahını doğrultan Arslan, koridorda havaya bir el ateş ettikten sonra merdivenlere yöneldi.

Mermisi bitince polisler yakaladı

Ek binayla ana binayı birleştiren tünel çıkışında güvenlik güçleri ve memurlarla karşılaşan Arslan, silahını yeniden belinden çıkardı ve ”Üstüme gelmeyin, hepinizi öldürürüm” dedi.

”Ben Osmanlı’nın torunuyum. Allah’ın gazabı Danıştay’ın üzerine olacak” diye bağıran Arslan, polislerin üzerine geldiğini görünce ”Allahuekber” şeklinde tekbir getirerek silahını yeniden ateşledi. Polis, Arslan’ı üzerine atlayarak etkisiz hale getirdi.

Çörtoğlu ve üyeler dehşeti yaşadı

Arslan’ın yakalandığı sırada 2. Daire katına çıkan Danıştay Başkanı Çörtoğlu ve üyeler, kanlar içindeki arkadaşlarını görünce dehşete düştü. Çörtoğlu, arkadaşlarının konulduğu ambulansla hastaneye gitti. Türban kararında karşı oy kullanan Özdemir’in de saldırıda yaralanması, Arslan’ın hedef gözetmeksizin ateş ettiği şeklinde yorumlanırken, polis, Arslan’ın ”kesinlikle tüm üyeleri öldürmek için ateş ettiğini” söyledi. Daire Başkanı Birden’in yakın çevresine ”Her gün bir tehdit telefonu geliyor. Artık çok sıkıldım” dediği ifade edildi.

Başörtüsü kararını alan daire

Danıştay 2. Dairesi, eğitim-öğretim kurumları, buralarda çalışan kamu görevlileri, üniversitelerle ilgili idari işlemlerin yargısal denetimini yapıyor. Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu’nun talimatıyla Danıştay binasına dev bir Türk bayrağı asıldı.

Vakit’le yakalandı

Arslan, önceki gün 34 BE 0126 plakalı bir araçla Ankara’ya geldi. Danıştay’a giden ve Birden’in makam odasına gelen Arslan, zorlamasına rağmen kilitli kapıyı açamadı. Bu sırada çevredekilerin ”Kimi arıyorsunuz¿ Yardımcı olalım” uyarısıyla karşılaşan Arslan, birisine baktığını söyleyerek kattan ayrıldı. Şüpheli duruma karşın Arslan’ın olağan ziyaretçilerden biri olabileceği düşünüldü ve güvenlik kamerası görüntüleri incelenmedi. Bazı Danıştay üyeleri Arslan’ın bu ilk ziyaretini ”keşif amaçlı” olarak yorumladı. Saldırganın üzerinden Vakit gazetesi kupürleri, aşırı milliyetçi görüşleriyle bilinen ”Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Derneği”nin kimlik kartı ve Ulusal TV kartviziti çıktı. Arslan’ın aracında başka bir Glock’la, 14 milimetre çapında bir silah daha bulundu. Arslan’la birlikte Danıştay’a giren iki şüphelinin gözcülük yaptığı, yanlarında bir silah bulunduğu ve aranmalarına başlandığı kaydedildi.

______________________________________

Tam bir güvenlik skandalı!

İç güvenlik kameraları bozuk çıkan Danıştay’da, türban kararından sonra aylar boyunca ölüm tehditleri alan üyelere yakın koruma da verilmemiş.

Danıştay 2. Dairesi’ne yönelik silahlı saldırının ”skandal niteliğinde ihmaller” sonucu adeta göz göre göre geldiği ortaya çıktı. Verdiği hemen her karardan sonra çok sayıda tehdidin hedefi haline gelen Danıştay’da 1’i kadın 3 polis görev yapıyor. Ceza Muhakemesi Kanunu ve Danıştay kararlarına göre, avukat kimliğine sahip kişilerin üstü, x-ray cihazı uyarsa bile, savcı kararı olmadan aranamıyor. Kameraların arabelleğinin arızalı olmasından dolayı iç kamera sisteminin çalışmadığı ve onarıma gönderildiği ortaya çıktı.

Bu nedenle Danıştay içinde hiçbir görüntü çekilemediği anlaşıldı.

Danıştay 2. Dairesi Başkanı Mustafa Birden ve üyelere de, şubattaki kararın ardından çok sayıda ölüm tehdidi geldi. Dönemin Danıştay Başkanı Ender Çetinkaya, Birden’in konuyu kendilerine yansıtması üzerine İçişleri Bakanlığı’ndan koruma talebinde bulundu. Ancak İçişleri Bakanlığı Merkez Koruma Komisyonu, Birden ve üyelere yakın koruma yerine, sadece Birden’e ”çağrılı koruma” yöntemini yeterli buldu. Yalnızca Birden’in istediği zamanlarda tahsis edilebilen korumanın yanında bulunmasını öngören sistem de 20 Nisan’da başlatıldı.

______________________________________

Yetkili makamlar cesaretlendirdi!

Çörtoğlu, ”Bu saldırı, devlet adına yetki kullanan makamlarca cesaretlendirici beyanlarda bulunulmasıyla gerçekleşmiştir” dedi.

Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, saldırının meslektaşlarını kişisel olarak hedef almadığını belirterek, ”Yargısına sahip çıkmayan devlet, bu olayda büyük yara almıştır” dedi. Çörtoğlu, ”Bu saldırı, mensuplarının kamuoyumuzun bilgisinde olan kimi kararları dolayısıyla bir kısım sorumsuz basın ve yayın kuruluşları ve yazarlarınca hedef gösterilmeleri, devlet adına yetki kullanan makamlarca da cesaretlendirici, ihtiyatsız beyanlarda bulunulması sonucu gerçekleşmiştir” ifadesini kullandı.

Çörtoğlu ve Danıştay Başsavcısı Zafer Kantarcıoğlu, Danıştay daire başkanları, üyeler, tetkik hâkimleri ve savcılar, olaydan sonra bir araya geldi. Toplantının ardından Çörtoğlu, gazetecilere açıklamasını okudu. ”Yüce Türk ulusuna” diyerek sözlerine başlayan Çörtoğlu, ”Danıştay’ın, hukuku, Anayasa’yı, Cumhuriyet’i, devleti ve milleti hedef alan menfur bir saldırıya uğradığını” kaydetti.

Erdoğan’a mesaj

10 Mayıs’taki uyarılarının ardından konuşması için, ”Bu açıklamaları hep dinliyoruz. Birbirinden farklı şeyler değil” diyen Başbakan Erdoğan’ı isim vermeden eleştiren Çörtoğlu, şöyle devam etti:

”Başkanlığımızca önceki tarihlerde yapılan basın açıklamalarında ve 10 Mayıs 2006’da düzenlenen Danıştay’ın 138. kuruluş yıldönümü töreninde, Danıştay adına yaptığım konuşmada bu hususlar altı çizilmek ve tehlikeye işaret edilmek suretiyle vurgulanmasına karşın, devlet yetkisini kullanan en üst makamların açıklamalarında maalesef bu tehlike hafife alınarak göz ardı edilmiştir. Olayın nedenleri ile sorumluların değerlendirilmesini yüce Türk milletinin takdirine bırakırız.”

Danıştay üyeleri, açıklamanın ardından ayağa kalkarak uzun süre alkışlı protestoda bulundu.

10 Mayıs’ta uyarmıştı

Danıştay Başkanı Çörtoğlu, Danıştay’ın 138. kuruluş yıldönümü töreninde, ”hedef gösterildiklerini” vurgulamıştı. Çörtoğlu, Başbakan Erdoğan’ın da dinlediği konuşmasında, bazı İslamcı gazetelerdeki yayınları ima ederek, ”Kimi kararlara karşı duyulan memnuniyetsizlik eleştiri sınırlarını aşmış, karara katılan üyelerin bilgi ve fotoğraflarına yer verilerek yıpratma, hedef gösterme girişimine dönüşmüştür” ifadelerini kullanmıştı. Erdoğan da, Çörtoğlu’nun konuşmasını şöyle değerlendirmişti: ”Bu tür açıklamaları hep dinliyoruz. Bir yenisini dinledik, birbirinden farklı şeyler değil. Bunlarla ülkemizin yarınlarını değerlendirecek değiliz.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious